AVRUPA’DAKİ MÜSLÜMAN CASUSLAR

Değerli okuyucularım, Uzun bir suredir sessiz bir şekilde hem Türkiye gündemini hem de Belçika gündemini takip ediyordum.


Gündeme dair bizi pek ilgilendiren konuların olmamasıyla birlikte sizlere faydalı olacağını düşündüğüm konuları da bir müddet erteleme kararı aldım.

Fakat bir kaç gün öncesine kadar gündeme bomba gibi düşen bir konu büyük bir şekilde ilgimi çekti.

Birçoğunuzun da bildiği gibi 24 Eylül Kurban bayramı. Ne tesadüftür ki her yıl olduğu gibi bu yılda hiç şaşmadan Belçika basını ve politikacıları işini gücünü bırakıp bu konu üzerine yoğunlaşmıştır.

Bu konun her yıl tekrarlanmasına alıştık artık fakat bu yıl çok enteresan bir şeylerin olduğunu gözlemledim.

Evet, çoğunluk sunu düşünmektedir:

“ Biz Müslümanız ve bundan dolayı bize saldırılar var “

Ama doğru ama değil, baskı altında yaşadığımızı kimse inkâr edemez. Çıkartılan yasaların ve kanunların genel anlamda Müslüman halkına yönelik olduğunu doğrudan görmesek bile, geniş kapsamda ve uzun vadede Müslüman halkına zarar verdiğini görüyoruz.

Örn: Devlet dairelerinde bir dini sembolize eden giyisi, kıyafet, sembol içerikli takılar vs, yasaklanmıştı hatırlarsanız. Genel olarak bakarsanız bunun tabanında başörtü yasağı olduğunu görüyoruz. Dizayn edilen bu yeni yasalar çok güzel şekilde kılıfına uydurularak lanse ediliyor. Kısacası bu üst yönetici kadro işini çok iyi biliyor!

Yazıma devam ederken aldığım kararlar doğrultusunda ne bir isim paylaşacağım ne de bir kişi veyahut kişileri zikretmeyeceğim.

Yıllardır birlik olmamız gerektiğine inandım ve her mecliste bu düşüncelerimi paylaştım. Müslümanların genel manada dağınık yaşamasının tek sebebi bir liderin olmamasıyla birlikte her kavimin kendi İslamini yaratmış olmasıyla bağlantılıdır.

Avrupa’da gelişmekte olan yeni bir İslam anlayışı var, gerçeğinden çok farklı inanışlara sahip bir EURO İSLAM. Tamda yükselmekte olan bu anlayışla paralel, gündeme getirilen belirli yasaklamalar sizin de ilginizi çekmiyor mu?

Bugün kurban bayramını hedef alan bu sistem yarın için Arakanda ve Doğu Türkistan’da olduğu gibi bizim diğer kutsallarımızdan biri olan Kurban ayımıza da tehlike arz ettiğine inanıyorum.

Peki, neden bu yıl hayvanların uyuşturulmadan kesilmesine engel olan bir yasa teklifiyle gündeme geliyorlar? Bunu hiç düşündünüz mü?

Bu konun detaylarını yazılarım da paylaşmanın pek sağlıklı olmadığını düşünüyorum. Ondan dolayıdır ki bu işin aslını anlamak ve öğrenmek isteyenlerin dünya gündemini ve bizim kutsalımız olan Kuranı kerime yönelmelerini tavsiye ederim.

Gel gelelim bu yasaklama gündeme geldiğinde Belçika basının nasıl bir algı operasyonu başlatmıştır. Sunuda kesinlikle belirtmek isterim ki aslında Müslüman halkına karşı tam anlamıyla saldırı düzenlenmiştir. Şöyle ki; yasaklama gündeme geldi ve ertesi gün manşetlerde şunu görmeye başladık.

“ Müslümanlar bu yasağı getiren kişiye savaş ilan etti “ Böyle bir şeyin günümüz de artan terör olayların üstüne yazılıp çizilmesi açıktan Müslümanlara karşı bir algı operasyonundan başka bir şey değildir. Müslümanların inancında savaşı başlatan siz olmayın diye bir inanış varken bizim savaş ilan ettiğimizi söyleyenler iftiralarıyla bizi hedef göstermektedir.

Yaklaşık 1 hafta kadar süren bu operasyon 11/08/2015 tarihinde sona ermiştir. Bu gerçekten çok komik bir şekilde olmuştur aslında. Sistemi tasarlayanların hesaplayamadığı bir gerçek var. Helal kesim dediğimiz bu ritüelin sadece Müslümanlar tarafından değil, Yahudi toplumu tarafından da bir benzeri kullanılarak hayvani uyuşturmadan ya da bayıltmadan kesiyor olmalarıdır.

Müslüman cemaatlerin randevu talep ettiği bu kişi, cemaatleri oyalayarak görüşme taleplerini geri cevirken, Yahudi toplumundan birisi televizyonlara randevu vermesiyle olay tamamen kapanmış sayabiliriz.

Röportajda geçen sözler şunlardır: “100 yılı aşkın bir süredir biz hayvanlarımızı bu şekilde kurban ediyoruz ve bugüne kadar hiç bir problem söz konusu olmazken neden bugün bunun problem olduğunu söylüyorsunuz. Bu yasa onaylanırsa büyük bir problem olur”

Toplamda 2 dakika sürmeyen röportaj sonucunda bütün olayı çözmüştür kendi fikrimce. Kelimelerin gücünü görmeyenlere bir ispat daha. Ortada bir oyun var ve bunu kuralına göre oynamasan her zaman kaybedersin.

“ İnanç görünmeyene inanmaktır, eğer görünmeyene inanırsan başkalarının görmediğini görürsün “

Son olarak eklemek istediğim:

Belçika Molla Gürani Camii’nde uzun yıllar görev yapan cami imamı Sebahattin Yılmaz hocama sunduğu hizmetlerden dolayı bir teşekkürü borç bilirim.

Sevgi ve saygılarımla

Yakup Demir

 

 

 


Like it? Share with your friends!

What's Your Reaction?

Üzgünüm! Üzgünüm!
0
Üzgünüm!
Eh İşte! Eh İşte!
0
Eh İşte!
Berbat! Berbat!
0
Berbat!
Beğenmedim! Beğenmedim!
0
Beğenmedim!
Muhteşem! Muhteşem!
0
Muhteşem!
Haha Haha
0
Haha
Yalan bu haber :))))) Yalan bu haber :)))))
0
Yalan bu haber :)))))

Comments 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

AVRUPA’DAKİ MÜSLÜMAN CASUSLAR

Choose A Format
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds
Image
Photo or GIF