-
Yazarlarımız

17 AĞUSTOS – ARİFE BEYHAN YAZIYOR

Bu tarih size neyi hatırlatıyor? 1999 depremi dediğinizi duyuyorum sanki? Evet, eminim birçoğumuz o gün ki üzücü olayı hatırlıyordur. Öncelikle o gün vefat edenlere Allah’tan rahmet diliyorum…

Konu deprem değil. O gün anneannemin ölüm yıldönümü. Ve anneannem bugün rüyama girdi, çok etkilendim… Anneanne sizler için ne ifade ediyor bilmiyorum ama size anneanneniz gittiğinde neler onunla beraber gidiyor paylaşmak istedim…

Anneanne demek; insanın geçmişi demek, çocukluğu demek hatta benim için Karaman demek. Fakat artık o yok, bizleri terk etti…

Anneanneniz gitti mi, onunla beraber birçok şey de gider… Mesela o eski ama samimi havalı toprak evinde, bütün ailemizle yere kurduğumuz sofralar gider. Herkesin aynı tabakta yediği yemekler gider. Tandırda yaptığı mayalı ekmekleri gider. Yemek bittikten sonra dışarda ki çeşmede yıkadığımız bulaşıklar gider. O evin havlusunda duran 3 tekerlekli bisiklet gider. Annenizden dayak yediğinizde arkasına saklanıp “anneanne şu

1965067_10202855283050454_1972718763_n
Resmi büyütmek için üzerine tıklayın

kızına bak, dövecek kurtar beni” dediğiniz sığınanız gider. “Odun ocağın sönmesin guzum” diyen eski toprak kadın gider. Hatta “gaç anam gaç zamane çocuğu her şeyden haberdar” diyen doğal insan gider. Bir de eski çevirmeli telefonu çaldığında, ahizeyi kulağına ters tutup “bu teknoloji bir işe yaramaz, kimseyi duyduğum yok” diyen temiz kalpli insan gider.

Anneanne sen gittin ardından birçok şey de gitti… O toprak evin gitti yerine 4 katlı asansörlü bina yapıldı… Hatta acına dayanamayan Fadim gardaşın da gitti, eski topraklar birer birer gitti anneannem…

1237165_10202855282650444_763027198_n
Resmi büyütmek için üzerine tıklayın

Anneanne demek, aslında çok şey demekmiş bilememişim… Anneannesi hayatta olanlar kıymetini bilin zira bir defa gitti mi dönüşü yok… Ve o eski anneanneler de zaten kaybediliyor, yeni anneanneler çok farklı… Mesela eski anneanne, her gördüğü kişiye güvenirdi. Mahallesine gelen yeni gelinlere öğüt verirdi onlara yemek yapmayı öğretirdi… Acaba zaman mı değişti yoksa insan mı?

Sizi bilmem ama ben o eski samimi, doğal insanları özledim. Ne desek, ne yapsak bu böyle… Biz özleyeceğiz ve o eski günler geri gelmeyecek…

1510451_10202855283210458_952350264_n
Resmi büyütmek için üzerine tıklayın

Keşke anneannem gitmeseydi de; lüks masalarda yemek yemeseydim, yerine yer sofrasına oturmuş hangi şekil otursam da daha rahat etsem diye düşünseydim. Son model 6 vitesli araba ile hava atmasaydım da dedemin o 3 tekerli bisikletine binseydim. Asansörlü binalarda değil de toprak evinde yaşasaydım. Bulaşıkları makineye atmasaydım da yine kaşık kaşlarla bulaşıkları dışarda ki çeşmede yıkasaydım. Isınmak için yine kuzine sobasını yaksaydım, bir çevirmede ısınan kaloriferle ısınmasaydım… Ama gittin işte, takdiri ilahi böyle, her fani ölümü tadacaktır bunun çaresi yok…

Sevdiklerimizin kıymetini onlar hayattayken bilmemiz dileğim ile, Saygılarımla.

CHERATTE 13 Mart 2014

Arife BEYHAN

Facebookta yorumla

Arife BEYHAN

1979 yılında Liège'de doğdu ve 5 kız çocuklu Karamanlı bir ailenin 3’üncü kızıdır. Evli ve iki çocuk annesidir. Fransızca, İngilizce ve flamanca bilmektedir ve bir mağazada satış müdürüdür.

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu