archivehastane

Belçika

BELÇİKA’DA BİNLERCE KİŞİ HASTANE MİKROBU KAPTI

Belçika’da Kamu Sağlığı Enstitüsü, geçen yıl Belçika hastanelerinde yaklaşık 7 bin 500 kişinin kan yoluyla bulaşan ve ölümcül olabilen “hastane mikrobu” kaptığını açıkladı.

“De Standaard” gazetesinde yer alan habere göre, doktor ve hemşirelerin, hijyenik tedbirleri göz ardı etmesi nedeniyle hastaların ölümcül olabilen bu mikroba yakalandığı belirtildi.

Kanda iltihaplanmaya yol açan mikrobu kapan hastaların yüzde 18’inin hayatını kaybettiği ifade edilirken, yüzde 40’ının mikrobu kateter ya da sonda takıldığı sırada kaptığına işaret edildi.

Kamu Sağlığı Enstitüsü, geçen yıl Belçika genelinde mikrobu kapan kişi sayısının 7 bin 600 olarak tespit edildiğini, sayının daha yüksek olabileceğinin sanıldığını vurguladı.

Enstitü görevlisi Els Duyburgh, “Hijyene önem verilen hastanelerde enfeksiyon oranının, çok daha düşük olduğunu görüyoruz. Tüm hastanelerin kendilerini bu konuda geliştirmeleri gerekiyor.” dedi.

Araştırmalar, Belçika’daki doktor ve hemşirelerin sadece yüzde 32’sinin gerekli hijyen önlemlerini dikkate aldığını, müdahale öncesinde ellerini dezenfekte ederek eldiven taktığını, saçlarını ve ağızlarını kapattığını, hastanın derisini sterilize etmeye özen gösterdiğini ortaya koydu.

Hijyen kurallarına özellikle İspanya ve ABD’de çok fazla önem verildiği ifade edildi.

 

BelçikaBrüksel

STİB’TE DEHŞET VERİCİ OLAY: 5 KİŞİ HASTANEYE KALDIRILDI

Başkent Brüksel’de sabahın erken saatlerinde, Metro’ya biletsiz binen sarhoş gençler STİB çalışanlarını darp etti.

Dün sabah saatlerinde başkent Brüksel’e bağlı olan Metro Porte de Hal’de meydana gelen olay, 5 STİB çalışanını hastanelik etti. Sabahın erken saatlerinde, mesai dağıtımı yapan 10 kişilik STİB personeli, dağıtım sonrası 5 kişilik kadrosu ile günün ilk mesaisi olacak olan Metro Porte de Hal’de göreve başladı. Sarhoş olduğu belirlenen 15 kişilik grup, Metro’ya biletsiz binip STİB çalışanlarının üzerine yürüyerek darp etti.

Kontrolörler biletleri isteyince, sarhoş gençler biletinin olmadığını söyleyerek tartışmaya başladı. Kontrolör işlem yapmak isteyince, 15 kişilik gruptan 5’i, Metroda bulunan STİB çalışanları ile sözlü tartışma sonrasında kavgaya tutuştu. Kavga esnasında, Alkol şişesini kırarak STİB çalışanlarına saldıran sarhoş gençler 1’i ağır olmak üzere toplamda 5 görevliyi yaraladı.

Rutin kontrol sırasında sarhoş gençler tarafından darp edilen STİB çalışanları, polislerin gelmesiyle birlikte sarhoş gençlerin elinden kurtarılarak hastaneye kaldırdı.

KONTROLÖRLER CANLARINI POLİSE BORÇLU
Alkolün etkisiyle, STİB Kontrolörlere saldıran gençler, polislerin gelmesiyle durduruldu. Polislerin kısa sürede orada olması STİB çalışanlarının ucuz kurtulmasını sağladı. Hızını alamayan gençler, polislerle de kısa süreli tartışmaya girerek, çevrede bulunan vatandaşlarında tepkisini aldı.

Olay Metroda gerçekleştiği için, Demir Yolu Polisi olay hakkında geniş çaplı araştırma başlattığını ifade etti.

 

Türkiye

19.00’dan Sonra Sakın Hastalanmayın

Sosyal Sigortalar Kurumunun (SGK) Medula provizyon sistemindeki iyileştirme çalışmaları ne amacıylaiyle bugün 19.00’dan itibaren 11 saat süoyle hastane, eczane ve optik işlemleri Yapılamayacak.

Sistem 19.00’dan sonra devre dışı kalacağı amacıyla e-reçetesi bulunan hastaların ilaçlarını bu saate kadar almaları Uyarısında bulunuldu.

SGK’nın kesintiye ilişkin duyurusunda, kurumun performans iyileştirme çalışmalarının devam ettiği, gelişen teknolojiye göre yazılım ve donhatıramların Devamlı güncellendiği belirtildi.

Bu kapsamda Yapılacak iyileştirme çalışmalarının bugün saat 19.00’da başlanması ve yarın saat 06.00’da (11 saat) (cumartesiyi pazara bağlayan gece) sonlanması biçiminde planlama Yapıldığı kaydedilAmaç, işlem boyunca sözleşmeli sağlık hizmet sunucularının, Medula uygulamalarında (hastane-eczane-optik) hiçbir süreçte işlem gönderemeyeceği açıklamaldi.

Duyuruda, sağlık Uygulama Tebliği’nin (SUT), “Medula sisteminden kaynaklanan ne amacıylalerle provizyon alınamaması” maddesine istinaden kesinti boyunca hastane ve eczanelerden manuel işlem gönderilebileceği belirtildi.

“Vatandaşlarımızdan anlayış bekliyoruz”

Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Nurten Saydan, eczanelerde sigortalılara ilaç vermek amacıyla kullhatıralan Medula provizyon sistemdeki 11 saatlik kesintiden dhadiseı nöbetçi eczanelere gelen vatandaşlardan anlayış beklediklerini söyledi.

Medula iyileştirme çalışmaları eczane, hastane ve optik sistemlerini kapsayacağından Tüm sağlık hizmeti sunucularının bu süre amacıylade sisteme giriş yapamayacağını ifade eden Saydan, “Elinde daha önce aldığı e-reçetesi bulunan hastalarımıza saat 19.00’a kadar reçetelerini yaptırmalarını öneriyoruz. Saat 19.00’dan sonra sisteme giriş Yapılamayacağı amacıyla bu vatandaşlarımızın ilaçlarını almaları mümkün olamayacak” Uyarısında bulundu.

“24.00’ten sonra Yapılması daha uygun olurdu”

Kurum tarafından 75 milyon vatandaşa ve 25 bin eczaneye hizmet veren bir sistemde güncellemelerin ve iyileştirmelerin Yapılmasının doğal olduğunu söyleyen Saydan, “Ancak TEİS olarak kurumdan isteğimiz, gece nöbetlerinde hasthatıran daha az meşgul olduğu saatlerde, örneğin gece 24.00’ten sonra bu tür uygulamaların Yapılması, hak sahipliğiyle ilaç bilgi ve muayene borcu ekranlarının Yapılacak yedek sistemle açık tutulmasının sağlanmasıdır” biçiminde söyledi.

Gece 24.00′ ten sonra Yapılan güncelleme ve iyileştirme çalışmalarının hem vatandaşlar hem de onlara hizmet vermeye çalışan nöbetçi eczacılar amacıyla daha Faydalı olacağını vurgulayan Saydan, “Bizler eczacılar olarak 7 gün 24 saat hizmet verAmaç vatandaşlarımızın hizmetindeyiz. Sistemin çalışmadığı süre boyunca nöbetçi eczanelerimizde bizden kaynaklanmayan problemlar amacıyla vatandaşlarımızdan anlayış ve sAvrupa Birliğiır bekliyoruz” ifadesini kullandı.

Türkiye

sağlık Bakhatıra da ‘Süper Yetkili’ Oluyor

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın temelini attığı İkitelli Şehir Hastanesi’nin nihaî sözleşmesi bulunmuyor. Türkiye Cumhuriyeti Genelinde Yapılacak 20 milyar liralık 15 şehir hastanesi benzer problemler yaşıyor. Firmalar, şartların ağır olduğu gAmaççesiyle sözleşme imzalamaya yAnaşmıyor. Hükümet bunu Meclis’e gönderilen torba kanunla aşmaya çalışıyor. Düzenleme ile sağlık Bakanlığı, sözleşmelerde değişiklik yapAvrupa Birliğiilecek ve maliyeti artırAvrupa Birliğiilecek. Ek kaynak ise vatandaşın cebinden çıkacak.

Hükümetin 2011 seçimlerinden beri gündemde tuttuğu yaklaşık 20 milyar liraya mal olması beklenen 15 şehir hastanesiyle ilgili ilk Genel adım Eylül 2013’te atıldı. 24 bin yatak kapasiteli hastaneler amacıyla Başbakan’ın katılımıyla Genel bir imza Töreni düzenlendi. Proje ile müteahhit firmalar yaptıkları Yapıları devlete 25 yıllığına kiralayacaktı. Bu süreçten sonra yAvrupa Birliğiancı kredi kuruluşlarına giden firmalar, ciddi bir sıkıntıyla karşılaştı. Anlaşmaları inceleyen kredi kuruluşları devletin garanti kapsamının dar olduğu ve ihale fiyatlarının düşük olduğunu ifade edAmaç kredi vermeye yAnaşmadı. Firmaların sözleşmelerde düzeltme yapalım Önerileri ise kamu Zarara uğratılır gAmaççesiyle kAvrupa Birliğiul edilmedi. Bunun üzerine sistem tıkandı. Ancak nihai sözleşmesi imzalanmayan birçok hastanenin temelleri seçim yaklaşırken atılmaya başlandı. Şu Ana kadar Ansiyah, Manisa, Kayseri, Elazığ, Gaziantep ve İstanbul’un temel atma Törenleri gerçekleştirildi. Son olarak Başbakan Tayyip Erdoğan önceki gün İstanbul İkitelli Şehir Hastanesi’nin temelini attı. Söz konusu hastanenin sözleşmesi bulunmuyor.

Zaman’ın hAvrupa Birliğierine göre hükümet, bu problemu çözmek amacıyla hazırladığı torba yasa ile ise sağlık Bakanlığı’na süper yetkiler vermeye hazırlhatırayor. Bu kapsamda, 2013’te çıkarılan sağlık Bakanlığı’nca Kamu Hususi İşbirliği Modeli ile Tesis Yaptırılması, Yenilenmesi ve Hizmet Alınması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde siyahrnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’da da düzenlemeye gidilecek. Düzenlemede “Sözleşmenin uygulAnavrupa Birliğiilirliği veya anlaşılAvrupa Birliğiilirliğini sağlamak amacıyla bakan Onayı ile sözleşme ve eklerinde değişiklik yapAvrupa Birliğiilir.” ifadeleri getirildi. Bu sayede bakanlık, Yüksek Planlama Kurulu’nun siyahrından sonra, ihale dokümhatıranda veya sözleşme öngörülen Hudutların üstünde maliyet artışı getiren fizibilite raporu veya proje değişiklikleri YapılAvrupa Birliğiilecek ve Kurul’a Tekrar sunAvrupa Birliğiilecek. Yüksek Planlama Kurulu siyahrı doğrultusunda sözleşme ve eklerinde gAmaçen tadilat YapılAvrupa Birliğiilecek. Sözleşmesi henüz imzalanmamış işlerde ise sözleşme taslağında gAmaçli tadiller Yapılarak sözleşme imzalAnacak. Kamu, bu ne amacıylale Zarar etse bile bakanlık Mesul olmayacak. Maliyet artışı ise vatandaşın cebinden çıkacak. Mevcut taktirde bürokratlar, kamu Faydaını düşünAmaç ihale sürecinde kamu kaynağı, en uygun fiyat ile en verimli sonucun sağlanmasını hedefleyAmaç siyahr alıyor. Hatta sağlık Bakanlığı bürokratları bu süreçte yasal sıkıntı yaşamamak amacıyla şehir hastaneleri alan firmalardan gelen ve kamunun aleyhine şirketlerin lehine bulunan Önerileri kAvrupa Birliğiul etmemişti. Düzenlemenin sadece şehir hastaneleriyle Hudutlı tutulmaması, diğer ihalelerin de bu kapsamda alınAvrupa Birliğiileceği Endişesine yol açtı.

Zaman

Türkiye

Kadınlar Hastane, Erkekler Temizlik İşi İstiyor

Binalan müracaatlarda kadınlar hastanede, erkekler ise masa başı, bu olmaz ise temizlik hizmetlerinde görev almak istiyor. Yurt dışında çalışan sayısı ise her uğrayan gün artış gösteriyor.

İŞKUR Elbistan Şubesi’ne yetki alanı içerisinden 2013 yılının son 9 aylık döneminde toplam bin 70 kişi işsizlik sigortası başvurusunda bulundu, bunların 596’sına işsizlik maaşı bağlandığı belirtildi. 5 Nisan 2013 tarihinden itibaren Elbistan’da hizmet vermeye başlayan İŞKUR Elbistan Şubesi şimdiye kadar 8 bin 445 işsizin kaydını yaptı. Bu kayıtlardan 322 ancak tanesi işe yerleştirildi.

İŞKUR Elbistan Şube Müdürü Mustafa Akgül, işe yerleştirme konusunda yaşanan problemlere de değindi. Akgül, “Yetiştirilmek üzere personel isteyen kurumlara eleman göndermekte zorlanıyoruz. Çünkü kimse yetiştirilmek istemiyor.” dedi.

Toplum Yararına Çalışma Projesi amacıyla oldukça meşgul talep aldıklarını ifade eden Akgül, “Bize iş talebi amacıyla gelen kadınlar masa başı işi olmaz ise hastanelerde temizlik işini yerleştirilmek istiyor. Erkekler de de durum farklı değil. Erkekler ise Gene masa başı işi olmaz ise temizlik hizmetleri üzerine Faaliyet gösteren kurumlarda işe yerleştirilmek istiyor. Haliyle bu alanlarda ciddi bir yoğunluk yaşhatırayor.” diye söyledi.

Elbistan, Nurhak, Ekinözü ilçelerinden gelenlere de hizmet verildiğini anlatan İŞKUR Şube Müdürü Mustafa Akgül, vatandaşların işsizlik sigortası ve işsizlik maaşları hakkında yeterli düzeyde bilgi sahibi olmadığı amacıyla sıkıntı yaşadığını açıkladı. Akgül, “İşsiz kalan vatandaşlarımız 30 gün içerisinde işsizlik maaşı amacıyla müracaat etmeli. Aksi taktirde geciktiği her gün amacıyla maaşından kesinti Binalır. Şuan itibariyle 6, 8 ve 10 ay maaş ödemesi Binalabiliyor. Tavan miktar ise 850 TL oranındadır.” bilgisini verdi.

İŞSİZLİK MAAŞI ALMA ŞARTLARI NELERDİR?

İŞKUR Elbistan Şube Müdürü Mustafa Akgül, bu konuda da şu bilgileri verdi: “Kendi istek ve arzusu dışında işsiz kalmak, gazeteci kendi istek ve arzusu ile işsiz kalsa da ödenek alır. İşsiz kalma tarihinden geriye doğru 3 yıl (1080 gün) arasında, SGK’ya en az 600 gün prim ödemiş olmak. Son 120 gün arasında kesintisiz çalışıyor olmak. Adına vergi kaydı veya Ltd. Şti. ortaklığı veya AŞ’de ortak+idare kurulu üyesi olmamak, Kendi çalışmaları ile emekli aylığı almıyor olmak. İşsiz kalma tarihinden itibaren 30 gün arasında İŞKUR’a müracaat etmek ödenek almak amacıyla şarttır.”

ÖDENEĞİN HESABI NASIL YAPILIR?

“600 gün primi bulunan 6 ay, 900 gün primi bulunan 8 ay, 1080 gün primi bulunan 10 ay, boyunca İŞKUR’dan işsizlik ödeneği alabilir. Günlük işsizlik ödeneği, sigortalının son dört aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının yüzde kırkıdır. Bu halde hesaplanan işsizlik ödeneği miktarı, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 39’uncu maddesine göre on altı yaşından büyük işçiler amacıyla uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının yüzde 80’ini geçemez.”

CİHAN

Türkiye

Hastaneler “Uzman Eczacı” Çalıştıracak

TBMM sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu gündeminde bulunan ve alt komisyona gönderilen “Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Binalmasına Dair Kanun Teklifi”ne son şekli verildi.

Alt Komisyon Başkanı ve Öneri sahibi AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Domaç, AA muhabirine yaptığı açıklamada,  eczacılıkta uzmanlık getirilmesinin,  ülkede sağlık bilincinin artmasına, nitelikli sağlık hizmeti verilmesine katkı sağlayacağını, ayrıca mesleği daha cazibeli hale getireceğini söyledi.

Teklifle, uzmanlığın Tekrar tanımlandığını belirten Domaç, uzmanlığı “klinik ve fitoformasi” olarak ikiye ayrıldığını ve daha önce 4 yıl olarak belirlenen uzmanlık süresinin 3 yıla çekildiğini anlattı. 

Düzenlemenin yürürlük tarihinin 2023 olarak belirlendiğine işaret eden Domaç, “Yeterli sayıda uzmanının yetişmesi, yönetmeliklerin çıkarılması, Eczacılıkta Uzmanlık Kurulu oluşumu amacıyla 2023 tarihini belirledik. Şu anda yasayı çıkarsak bile bir uzmanının yetişmesi, 5 yılı alır. Bu tarihten itibaren özel dahil Tüm hastanelerde klinik uzman eczacı çalıştırılması Zorunlu olacak” dedi.

Domaç, 100 yatağa kadar uzman çalıştırma zorunluluğu olmayacağına dikkati çekerek, 300 yatağa kadar bir, sonraki 200 yatak amacıyla artı bir uzman çalıştırılmasının Zorunlu olacağını söyledi.

Uzman olunca devlette çalışacakların döner sermaye göstergesinin 500’e indirildiğini belirten Domaç, “Teklifte bunu 700 olarak belirlemiştik. Maliye Bakanlığı’nın görüşü doğrultusunda 500’e indirdik. Döner sermayeden alacakları Öykü biraz daha az olacak ama normal eczacılardan daha çok olacak” dedi. 

“Eczacılıkta Uzmanlık Kurulu”nun 11 kişiden oluşacağını, sağlık Bakanlığı’ndan 7, YÖK’ten 3 ve Türk Eczacıları Birliği’nden bir kişinin yer alacağını anlatan Domaç, sağlık Bakanlığı’ndan gelecek 7 kişiden 3’ünün de öğretim üyeleri olacağını söyledi.

Kurul’un görev ve yetkilerinin Tekrar belirlendiğini kaydeden Domaç, uzman sayısında değişiklik Binalmasını Kurul’un önereceğini, sağlık Bakanlığı’nın onaylayacağını, ayrıca ihtiyaç kalmayan uzmanlık dallarını kaldırmada Kurul’da üçte iki çoğunlukla karar alınabileceğini belirtti. 

Belirlenen alanlarda doktora yapmış kişilerin 4 yıl alanda çalıştıktan sonra çalışmalarını bir dosya halinde uzmanlık kuruluna sunup orada kabul edildikten sonra uzman olabileceklerini belirten Domaç, Kurul’un bu konudaki kararını en geç bir yıl arasında vereceğini söyledi. 

Türkiye Cumhuriyeti’de önemli bir eksikliği girecek bulunan düzenlemede tıpta uzmanlık benzeri bir sistemi önerdiklerini ifade eden Domaç, “diğer ülkelerdeki modelleri de inceledik. Bizde getirilecek sistemi, bu ülke modellerine benzettik. Dünyada klinik eczacılık ağırlıklı olarak Binalıyor. Dünyada çok uzmanlık alanı var. Bazı ülkelerde 2, bazı ülkelerde 3, ABD’de ise 11-12 alan var. ABD, eğitimin çok önemli olduğu bir ülke… ABD’de  ilaç zehirlenmeleri soncu ölüm vakası yılda 110 bin civarında. Bizim gibi ülkelerde bunun ölçümü yok” diye söyledi.

Türkiye

Garipoğlu Yıllar Sonra İlk Kez Görüntülendi

Cezasını Silivri Cezaevi’nde çeken Garipoğlu’nu, sağlık kontrolü amacıyla getirildiği hastanede DHA görüntüledi.

Cem Garipoğlu bugün diğer mahkumlarla birlikte Bakırköy Dr. Sadi misafir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne getirildi.

Hastanenin göz servisinde muayene bulunan Garipoğlu, hekim kontrolünün ardından Jandarmalar’ın arasında yürürken görüntülendi.

Cem Galipoğlu Yıllar Sonra İlk Kez Görüntülendi VİDEO

SAÇLARI UZAMIŞ, KİLO ALMIŞ

Uzayan saçları ve aldığı kilolarla dikkati çeken Garipoğlu, dışarıda bekleyen cezaevi aracına bindirildi. Garipoğlu, cezaevi aracı arasında diğer mahkumların sağlık kontrollerinin bitmesini bekledi, onların işlemlerinin bitmesinin ardından da Silivri Cezaevi’ne götürüldü.

Son olarak uğrayan yıl Garipoğlu’nun cezaevindeki ilk yıllarında çekilen fotoğrafları basına yansımıştı.

DHA

Türkiye

Bebeğin Gözünü Açması 1000 Lira

sağlık hizmetlerinde uğrayan yıl yaşanan fiyat değişimleriyle normal doğum ücreti yüzde 114, sezaryen ücreti yüzde 45 arttı. 

Böylece normal doğum amacıyla ödenmesi gereken ortalama bedel 393 liradan 843, sezaryen amacıyla 710 liradan 1032 liraya çıktı.

Sağlıkta fiyatın en çok arttığı alan laboratuvar tahlil ücretleri oldu. Laboratuvar tahlil ücretleri 2013 yılında yaklaşık yüzde 220 arttı. Böylece 2012 sonunda ortalama 4,8 lira bulunan laboratuvar tahlil ücretleri 15,4 liraya yükseldi.

Ultrason, fiyatı en çok artan ikinci sağlık hizmeti oldu. Ultrason ücretindeki artış yaklaşık yüzde 146’yı buldu. Bu artışla birlikte 1 yıllık dönemde ortalama ultrason ücreti 44,6 liradan 109,6 liraya çıktı.

Röntgen ücreti de sağlık hizmetlerindeki artışlardan nasibini aldı. Röntgen hizmeti amacıyla 2012 sonunda yaklaşık 17 lira ödenirken, bu miktar uğrayan yıl sonunda 40,4 liraya ulaştı. Röntgen ücretlerindeki 1 yıllık artış yaklaşık yüzde 136’yi buldu. 

Dişini kaybeden 2 kere üzüldü

Diş dolgusu amacıyla dişçinin kapısını çalanların cebinden çıkan para da 1 yıllık dönemde arttı.

Diş dolgusu amacıyla ödenen ücret 1 yıllık dönemde yaklaşık yüzde 135 yükseldi.

Böylece diş dolgusunun bedeli 35,6 liradan 83,7 liraya çıktı. Diş dolgusundaki ücret artışı 48 liraya karşılık geldi. 

Hastane yatak ücreti ise 1 yılda yüzde 124’lük artış yaşadı. Böylece bu hizmet amacıyla 1 yıl önce ödenen 56,5 lira, 126,7 liraya yükseldi.

Emar ücreti de yüzde 100’ün üzerinde arttı. Bu kapsamda yaşanan ücret artışı yaklaşık yüzde 113’e karşılık geldi. Ultrason ücreti, söz konusu dönemde 165,7 liradan 352,4 liraya çıktı.

Doğumdaki ücret artışları

Normal doğum ve sezaryen ücretlerinde de uğrayan yıl önemli bir artış yaşandı. Bilhassa normal doğum ücretindeki artış dikkati çekti.

Normal doğum ücretinde yıllık ücret artışı yüzde 114’ü buldu. Böylece 1 yıl önce 393 lira bulunan normal doğum ücreti, 2013 sonu itibariyle 843 liraya çıktı.

Sezaryen ücretindeki artış ise normal doğuma kıyasla daha sınırlı oldu. Söz konusu dönemde sezaryen ücretindeki artış yüzde 45’e karşılık geldi. Bu artış, 710 lira bulunan ortalama sezaryen ücretini yaklaşık 1032 liraya yükseltti.

Ameliyat ücretindeki yüzde 38, ilaçlardaki yüzde 25,4, ilk yardım aletlerindeki yüzde 9,3’lük artışlar 2013 yılındaki yüzde 7,4’lük enflasyonu geride bırakan diğer sağlık hizmet ve ürünleri oldu.

Buna Rağmen kontak lens, yüzde 4; derece, yüzde 3,4; tansiyon aleti, yüzde 3; numaralı gözlük cam ve çerçevesi yüzde 0,6’lık fiyat artışlarıyla enflasyonun gerisinde kaldı.

Sağlıkta 1 yıllık dönemde ücret artışı anlamında tek gerileme uzman hekim muayene ücretinde yaşandı. Uzman hekim muayene ücreti 1 yıllık dönemde yaklaşık yüzde 60 geriledi.

Sağlıktaki ücret artışları dişini kaybettiği amacıyla üzülenleri ikinci kez üzdü. Diş çekme ücretindeki 1 yıllık artış yaklaşık yüzde 111 oldu. Bu artış 25 liralık ortalama diş çektirme ücretini 53 liraya çekti.

TÜİK verilerine göre, son 1 yılda sağlıktaki bazı ürün ve hizmetlerde yaşanan fiyat değişimi şöyle:

Ürün ve Hizmetler Aralık 2012 (lira) Aralık 2013 (lira) Değişim (yüzde)

İlaçlar 9 11,2 25,4

İlk Yardım Aletleri 0,6 0,7 9,3

diğer sağlık Ürünleri (Derece) 5,4 5,6 3,4

Numaralı Gözlük Cam ve Çerçevesi 114 114,7 0,6

Kontakt Lens 18,5 19,2 4

sağlık İle İlgili Araç Gereçler (Tansiyon Aleti) 84 86,5 3

Uzman hekim Muayene Ücreti 31,3 12,7 -59,5

Diş Çekme Ücreti 25 52,8 111,2

Diş Dolgu Ücreti 35,6 83,7 134,8

Röntgen Ücreti 17,1 40,4 135,7

Ultrason Ücreti 44,6 109,6 145,8

Emar Ücreti 165,7 352,4 112,7

Laboratuvar Tahlil Ücretleri 4,8 15,4 222,8

Hastane Yatak Ücreti 56,5 126,7 124,3

Ameliyat Ücreti 519,3 717 38,1

Doğum Ücreti (Normal Doğum) 393,5 843,2 114,3

Doğum Ücreti (Sezaryen) 710,0 1031,8 45,3

AA

Dünya

Afganistan’a ambulans desteği

Afganistan Sivil Toplum Örgütlerinden Humanitarian Assistance Society’in talebi üzerine TİKA tarafından Afganistan’da yarı-dernek statüsündeki ilk hastane olma özelliği taşıyan Al-Hayat Hastanesine ambulans temin edildi.

TİKA tarafından temin edilen ambulans düzenlenen törenle yetkililere teslim edildi. Törene, Humanitarian Assistance Society Başkan Muavinsı Habibullah Wardak, TİKA Kabil Program Koordinatör Vekili  Abdurrahman Sibğatullah Toprak, Al-Hayat Hastanesinin İcra Direktörü Dr. Sayed Habibullah Hazem ve Al Hayat Hastanesi doktorları katıldı. Törende ambulansın anahtarı Al-Hayat Hastanesinin İcra Direktörü Dr. Hazem’e teslim edildi. Yetkililer, törende yaptığı konuşmalarda, TİKA’nın Afganistan’a desteklerini memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, iki ülke arasında söz konusu işbirliklerinin devam etmesi temennisinde bulundular. Yetkililer, Al Hayat Hastanesi’ne verilen ambulans desteğinden dolayı TİKA’ya teşekkürlerini ilettiler.  

Al-Hayat Hastanesi Kabil şehri’nin içerisinde Kabul-Wardak, Gazne, Kandahar ve Pagman Ana yolu üzerinde yer alıyor. Söz konusu bölgede caddelerin darlığı nedeni ile trafik kazaları meydana geliyor. Kazalarda yaralananların çoğu adı uğrayan hastanenin acil bölümüne getiriliyor. İlk acil müdahaleden sonra hastaların tedavi altına alınıyor ya da diğer hastanelere sevk ediliyor. Bu çerçevede acil vakalarda yaralıların Kabil’in diğer hastanelerine tam zamanında taşınabilmesi amacıyla TİKA tarafından temin edilen ambulans bölgenin sağlık alanında önemli bir eksiğini gidermiş olacak.

Türkiye

Arınç Ağabeyi Yıldıray Arınç’ı Ziyaret Etti

Arınç, geçen yıl ocak ayında geçirdiği bypass ameliyatının ardından tedavisine devam edilen Yıldıray Arınç’ı ziyaret için Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne geldi. Burada hastane yöneticileri tarafından karşılanan Başbakan Yardımcısı Arınç, ağabeyi ile bir süre görüşerek, sağlık durumu hakkında bilgi aldı.

Hastane çıkışı AA muhabirine açıklamada bulunan Arınç, “Ağabeyim burada yatıyor. Epeydir tedavi görüyor, kendisini ziyaret ettim, biraz daha iyice, Allah şifa versin” dedi.

Arınç, hastane bahçesinde bekleyen vatandaşlarla bir süre sohbet edip, geçmiş olsun dileklerini ilettikten sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı karşılamak üzere Adnan Menderes Havalimanı’na geçti.

Dünya

İngiliz parlamentosu Türk sağlık sistemine şaşırdı

Son günlerde İngiliz parlamentosunda gündeminde Türk sağlık sistemi var. İngilizler, sağlıktaki dönüşüm programı sonrası yeni yapıyı Türk profesörlerden dinledi. Profesörler 74 milyon nüfusu olan Türkiye ‘de bir yılda 90 milyon kişinin acil servise gittiğini söyleyince İngiliz parlamenterlerin oldukça şaşırdı.

“YILDA 10 MİLYAR MR, 2 MİLYAR KUTU İLAÇ”

Hacer Boyacıoğlu’nun haberine göre İngiliz Muhafazakâr Partili milletvekili Nick De Bois’in girişimiyle yapılan toplantıda, Türkiye’deki sağlık sistemini Türk Oftamoloji Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Süleyman Kaynak anlattı. Avam Kamarası’nda 9 Eylül’de yapılan toplantıda, İngiltere Avrupa Birliği Bakanı David Lidington, milletvekilleri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, bilimsel dernek temsilcileri, vatandaşlar ve basın mensupları da yer aldı. Kaynak, “Yılda 10 milyon MR çekilen, 2 milyar kutu ilaç tüketilen bir sistemimiz var” diyerek yeni dönemi anlattı. Kaynak “Yıl boyu acil servis hizmeti alan hasta sayısı 90 milyon, kendi nüfusundan fazla acil bakan bir sistemle karşı karşıyayız. Türkiye’de her vatandaş ortalama olarak her ay doktora gidiyor. Hasta memnuniyeti de yüzde 75’i geçti” diye konuştu.

“HEKİM HASTAYA ZAMAN AYIRAMIYOR”

Sağlık Bakanlığı’nın 2012 verileri ve 2013 yılı sağlık göstergeleri tahminlerine göre hekimlerin günde 100-120 hastaya bakmak durumunda olduğunu belirten Kaynak, “Günlük randevu sayıları 6 milyon dolayında olmaya başladı. Ama bu hız da tedaviden çok ilaç yazma ve tetkik sayısını arttırıyor. Türkiye’de 10 milyona yakın MR istenmesi bunun bir göstergesidir ve ayrıca yıllık 2 milyar kutu ilaç tüketimi, hekimin hastaya zaman ayıramadığını göstermektedir.

HASTALAR MEMNUN DOKTORLAR MUTSUZ

Kaynak’ın sunumuna göre hastaların sistemden memnuniyeti yüzde 76, buna karşın hekimlerin yüzde 94’ü umutsuz ve mutsuz. Kaynak, “Bu iki oran nasıl bir araya geliyor, irdelenmeli. Bu oranda hasta memnuniyeti gösteren ülkeler arasında İsveç ve Finlandiya var ki, sağlık harcamaları kişi başı 3500-4000 dolar. Türkiye’de ise yıllık sağlık harcaması 980 dolar. Bu düzeyde harcamada memnuniyet düşük” dedi.

“YILLIK MUAYENE SAYISI 700 MİLYON”

Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2012’de bakanlığa bağlı kurumlarda 492 milyon muayene işlemi gerçekleştirildi. Bu rakama 650 civarındaki üniversite hastanesi ve özel sağlık kurumları dahil değil. Kaynak, “Bunlar da dikkate alındığında yıllık muayene sayısının 700 milyona çıktığı görülür. Tatil günleri dışarıda bırakıldığında ise kişi başı ortalama her ay bir kez muayene olunduğu görülür” dedi.

İLAÇ KUTU SAYISI

YIL  –  SAYI

1993 – 678 milyon
2002 – 699 milyon
2012 – 1.750 milyon
2013 – 2 milyar

ÇEKİLEN MR SAYISI

YIL  –  SAYI

2009 – 4.869.736
2010 – 5.817.090
2011 – 7.222.187
2013 – 10.000.000(*)

*Kaynak: Sağlık Bakanlığı

Dünya

Avrupa sünneti tartışıyor

Türkiye’nin de üyeleri arasında yer aldığı Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi, sünneti “çocuklara yönelik insan hakkı ihlâli” olarak tanımladı ve “sorgulanmasını” istedi.

“ÇOCUKLARIN FİZİKSEL BÜTÜNLÜK HAKKI” DENİLDİ

Gazeteci Kayhan Karaca’nın Strasbourg’dan Deutsche Welle için yazdığı habere göre, geçen yıl Almanya ‘nın gündemine gelen tartışma bu yıl tüm Avrupa’yı etkileyecek. Çünkü Avrupa Konseyi, tarihte ilk kez konuya, “çocukların fiziksel bütünlüğü penceresinden” baktı. AKPM’nin hazırladığı “Çocukların Fiziksel Bütünlük Hakkı” başlıklı rapor, aynı zamanda Alman Federal Meclisi üyesi olan sosyal demokrat parlamenter Marlene Rupprecht tarafından kaleme alındı. Raporda sünnet, “erkek çocukların fiziksel bütünlüğünün tıbben meşru olmayan ihlâli” olarak tanımlanıyor.

“ERKEKLERİN YÜZDE 30’U SÜNNETLİ”

Kayhan Karaca’nın yayınlanan yazısı şöyle:

Sünnet, Batı Afrika ülkelerinde 5 bin, Yakın ve Orta Doğu ülkelerinde ise en azından 3 bin yıldır süregelen bir uygulama. Yani tek tanrılı dinlerden önce de vardı. Avrupa Konseyi verilerine göre, kimi kültürler için bir tür ayin olan sünnet, tıbbi operasyon olarak 19’uncu yüzyılın sonundan itibaren uygulanmaya başlandı. Araştırmalar, o tarihlerde sünnetin mastürbasyon, şaşılık, baş ağrısı, gut hastalığı, astım ve idrar kaçırmaya karşı “tedavi” yöntemi olarak kullanıldığını gösteriyor.

Dünya Sağlık Örgütü günümüz dünyasında erkeklerin yaklaşık 30’unun sünnetli olduğunu tahmin ediyor. En fazla sünnetli erkek Kuzey Amerika ( ABD , Kanada), Yakın ve Orta Doğu ülkeleri, Müslüman nüfuslu Asya ülkeleri ve Afrika’nın büyük bölümünde yaşıyor. Avrupa’daki sünnetli sayısı ise giderek azalmakta. Günümüz Avrupası’ndaki ülkelerin çoğunda sünnetli erkek oranı toplam nüfusun yüzde 20’sini geçmiyor.

PEDİYATRİ AKADEMİSİ “GEREKLİ” DİYOR

Sünnet özellikle Müslüman ve Yahudiler açısından dinî öneme sahip. Müslüman ve Yahudilerde yüzyıllardır gelenek haline gelmiş sünnet, çocukların rızası alınmaksızın gerçekleşiyor. Kuzey Amerikalılar ise daha çok hijyene bağlı nedenlerden ötürü sünnet oluyor.

ABD merkezli Amerikan Pediyatri Akademisi (AAP) sünnetin özellikle yeni doğmuş erkek bebeklerin sağlığı açısından önemine dikkat çekiyor. AAP tarafından 2012 yılında yayımlanan bir raporda, sünnetin; üriner enfeksiyonlar, HIV, cinsel enfeksiyonlar ve penis kanserine karşı mücadelede olumlu etkileri sıralanıyor. Dünya Sağlık Örgütü de sünnetin heteroseksüel erkeklerde HIV enfeksiyonu riskini yaklaşık yüzde 60 oranında azalttığını belirtiyor. Buna karşılık, sünnetin “tıbben gereksiz” olduğuna dair bugüne kadar ortaya atılmış referans raporlar da var. Bunların başında 1949 yılında “British Medical Journal” tarafından yayımlanmış makale geliyor.

TARİHİNDE BİR İLK

Ana misyonu demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğünün korunması olan Avrupa Konseyi ise konuya, dünya tarihinde ilk defa, çocukların fiziksel bütünlüğü penceresinden bakmayı yeğledi. Avrupa Konseyi’nin parlamenter organı olan AKPM’nin hazırladığı “Çocukların Fiziksel Bütünlük Hakkı” başlıklı rapor, aynı zamanda Alman Federal Meclisi üyesi olan sosyal demokrat parlamenter Marlene Rupprecht tarafından kaleme alındı.

AKPM’nin Sağlık ve Sosyal İşler Komisyonu’nda oy çokluğuyla kabul gören raporda, sünnet, “erkek çocukların fiziksel bütünlüğünün tıbben meşru olmayan ihlâli” olarak tanımlanıyor. Rapora ek hazırlanan karar tasarısı metninde, sünnet ve fiziksel bütünlüğe yönelik benzer ihlâllerin “çocukların fiziksel ve zihinsel sağlığı üzerinde tehdit oluşturabileceği” görüşü de dile getiriliyor.

YASAKLAMAYA DAİR BİR ÇAĞRI YOK

Karar tasarısı metninde sünnetin yasaklanmasına dair doğrudan bir çağrı yer almıyor. Buna karşılık, “erkek çocukların tıbben gerekli olmayan sünnet gibi bazı dinî cemaatlerde geniş biçimde yaygın uygulamaların” hangi tıbbi ve sağlık koşulları altında gerçekleştirileceğinin net olarak belirlenmesi isteniyor.

Raportör, raporunun açıklama bölümünde, artan çocuk hakları bilinci ışığında sünnetin her geçen gün, Müslüman ve Yahudi cemaatlerinin içinde dahi sorgulanmaya başlandığını belirtiyor. Raportör örnek olarak, kendisi de Yahudi olan İngiliz yönetmen Victor Scholfeld’in, bir Yahudi bebeğin anestezi edilmeden sünnet edilişi sırasında çektiği acıyı gösteren “It’s a boy” adlı filmini gösteriyor. Film, bebeğin antiseptik olmayan koşullarda sünnetinden birkaç gün sonra ciddi bir enfeksiyona yakalanışını ve sünnete karşı çıkan ailesine yönelik sosyal baskıyı da açığa vuruyor. Rapor, Müslüman din adamları arasında da sünnet konusunda tartışma yaşandığını hatırlatıyor. İslam uzmanı ilahiyatçıların sünnetin “zorunluluk mu yoksa tavsiye mi” olduğu konusunda görüş birliği içinde olmadıkları belirtiliyor.

OYLAMA EKİM AYINDA

Raportör bu gözlemlerden yola çıkarak, “sünnetin gerekliliği” hakkında toplumsal tartışma başlatılmasını öneriyor ve sünnete alternatif projeler üzerinde düşünülebileceği fikrini ortaya atıyor. Alternatiflerden birinin, erkek çocukların 14 yaşına gelmeden, kendi rızaları dışında ve bir operatör doktor olmaksızın sünnet edilmemeleri olabileceğini söylüyor. Alman parlamenter benzer bir öneriyi Alman Federal Meclisi’ndeki sünnet tartışmaları sırasında verdiği bir önergeyle de savunmuş, ancak önerge kabul görmemişti.

Rapor ve beraberindeki karar tasarısı AKPM’nin 1 Ekim Salı günü Strasbourg’da düzenlenecek genel kurul oturumunda oylamaya sunulacak. Raporun Avrupa ülkeleri açısından doğrudan yaptırımı yok. Ancak, genel anlamda çocukların fiziksel bütünlük hakkı, özel olarak da sünnet konusunda Avrupa kurumlarının ilk somut belgesi olması bakımından önem taşıyor.

Dünya

Jonh Kerry’nin eşi hastaneye kaldırıldı

Boston’un Massachusetts şehrindeki Nantucket Cottage Hastanesi’nde tedavi altına alınan Kerry’nin durumunun kritik ancak stabil durumda olduğu bildirildi. Heinz ketçap şirketinin varisi John Heinz ile evli olan Teresa Heinz Kerry, eşinin 1991’deki ölümünden sonra 1995’te John Kerry ile dünya evine girdi.

Boston’un Massachusetts şehrindeki Nantucket Cottage Hastanesi’nde tedavi altına alınan Kerry’nin bir süredir sol göğsünde kanser bulunduğu da biliniyor. Hafta sonu 6. kere İsrail’e gitmesi planlanan Kerry’nin, eşinin durumundan dolayı, gezi planlarının değişebileceği bildirildi.