archiveölüm

Türkiye

Müslüm Gürses, Ölüm yıldönümünde hatıraldı

3 Mart 2013 yılında hayatını kaybeden Müslüm Gürses’i eşi, arkadaşları ve sevenleri ölümünün 1. yıldönümünde yalnız bırakmadı. Gürses’in Zincirlikuyu’daki mezarının başına gelen sevenleri kAvrupa Birliğiri başında dualar edAmaç, çiçekler bıraktı. Gürses’in hayranları hep bir ağızdan ‘Müslüm BAvrupa Birliğia’ diyAmaç alkışladı. Gürses’in eşi Muhterem Nur, arkadaşları ve sevenleri bol bol dua ederken gözyaşlarını tutamadı.

Törenin ardından bir açıklama yapan Muhterem Nur, “Çok mutluyum ki bu kadar seveni ve hatırlayhatıra var. Üzgünüm çünkü çok değerli bir inshatıra kaybettim. Bir aha da göremiyorum.” dedi. SAnatçılardan kimsenin gelmemesi sorusuna Nur, “O Öykü artık bitti. Onlardan kimseyi göremezsiniz. Belki mevlide gelirler. Bugün ikindiden sonra camide mevlidimiz var. Belki oraya gelirler ama gelenlerde sağ olsun gelmeyenlerde sağ olsunlar. Onu her dakika özlüyorum, her dakika varlığını arıyorum.” dedi.

Öte yandan anmhatıran ardından vatandaşlara Gürses hatırasına akide şekeri dağıtıldı.
CİHAN

Türkiye

Yerköy’de Şüpheli Ölüm

İlçede evinde kızı ile yaşayan İsmail Zeybek, boğazını kesAmaç intihar ettiği iddia ediliyor. Bir Okulda hizmetli olarak çalışan Zeybek’in bir süredir psikolojik problemları olduğu belirtildi. Yerköy Devlet Hastanesi morgundan alınan Zeybek’in cenazesi kesin ölüm sebebinin belirlenmesi amacıyla Ansiyah Adli Tıp Kurumuna sevk edildi.
hadisela ilgili soruşturma başlatıldı.

CİHAN

Türkiye

Çukura Düşen Kardeşleri Ölüm Ayırdı

hadise, Dün saat 16.45 sıralarında Larende Mahallesi Abdullah Sabri Ülgen Yolu’ndeki bir hurda deposu bahçesinde gerçekleşti. Hurda toplayarak geçimini sağlayan 39 yaşındaki Yahya Ses, çocukları Ömer ve İsmail Ses’i yanına alıp, topladığı hurdaları sattığı depoya gitti. Yahya Ses, çalıştığı sırada oğulları Ömer Ses ve İsmail Ses de hurda deposu bahçesinde oynamaya başladı. İki kardeş, yaklaşık 2.5 metre derinliğindeki üstü açık bulunan atık su çukurunu fark etmeyip, içine düştü. Çukura düşen çocukların çığlık attığını duyan çalışanlar tarafından kurtarılan İsmail Ses’i davetlan ambulansla Karaman Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

Ömer Ses ise gözden kayboldu. Bunun üzerine itfaiye ekipleri çağırıldı. İtfaiye ekiplerinin yaptığı çalışma sonucu çukurdan çıkartılan Ömer Ses de ambulansla aynı hastaneye kaldırıldı. İlk belirlemelere göre çukurdaki sudan boğulduğu belirtilen Ömer Ses, Binalan Tüm müdahaleye Rağmen yaşama döndürülemedi. sorunun ardından baba Yahya Ses ve yakınları sinir krizi geçirdi.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Dünya

Türbe ziyareti yüzünden öldürüldüler

Taliban’ın yapmış olma ihtimalinin yüksek olduğu belirtilen kanlı olayda, cesetlerin üstüne ‘türbe ziyareti yaptıkları amacıyla öldürüldüler’ yazılı bir kağıt bulunduğu kaydedildi. Cesetlerin ünlü sufi din adamı Eyüp Şah Bukhari türbesinin yanında bulunduğu bildirildi.

Saldırıyı henüz üstlenen olmazken saldırıyı Taliban’ın yaptığı üzerinde duruluyor.

Dünya

Prenses Diana hamile olduğu için öldürüldü

Prenses Diana’nın şüpheli ölümünü son günlerde sürekli manşet yapan İngiliz tabloid gazeteleri, son olarak 36 yaşındaki Prenses’in müslüman sevgilisi Dodi Fayed’den (42) hamile olduğu için öldürüldüğü iddiasını manşete taşıdı.

DİANA HAMİLEYMİŞ

Prenses Diana’yı kurtarmaya çalışan doktorun Prenses Diana’nın rahminde 6-10 haftalık fetus bulduğuna dikkat çeken Daily Star, ‘Diana’nın Gizli Bebeği’ manşetli özel haberinde ‘Diana öldürüldü çünkü Dodi’nin bebeğini doğuracaktı’ iddiasına yer verdi.

Diana’nın Paris’te kaldırıldığı Pitié Salpetriere Hastanesi’nde görevli doktorun fetus teşhisinin yeni bir kitapta yazıldığı kaydedildi. 

YASADIŞI MUMYALANDI

Prenses Diana’nın vücudunun hamileliği ortaya çıkmasın diye yasadışı mumyalandığını iddia eden yazar Alan Power, Prenses Diana Komplosu’nu anlatırken radyolojist Dr. Elizabeth Dion ve hemşire Jocelyn Magellan’ın doğmamış bebeği fark ettiklerine dikkat çekti.

Alan Power, Prenses Diana’nın hamileliği yüzünden sas komandoları tarafından öldürüldüğü iddiası üzerinde duruyor.

Dünya

Neo-Nazi tanığı ölü bulundu

Württemberg eyaletinin başkenti Stuttgart’ta 16 Eylül’de bir kamp yerinde duran Peugeot marka otomobil alevler içinde kaldı. Araçta bulunan 21 yaşındaki Florian H., yanarak öldü.

Gencin, neo-Nazi Nasyonal Sosyalist Yeraltı Örgütü (NSU) tarafından öldürülen polis memuru Michelle Kiesewetter cinayetini araştıran “Umfeld” adlı özel birim tarafından ifadesine başvurulacak Florian H. olduğu öğrenildi. Aşırı sağ camiaya ait olduğu belirtilen Florian’ın tam da Eyalet Asayiş Dairesi’ndeki özel araştırma birimiyle bulaşacağı gün öğle saatlerinde ölmesi kuşkuları arttırdı. Florian H.’nın öldüğü gün saat 17.00’de güvenlik birimleriyle randevusu vardı.

İNTİHAR DENİLDİ

Ölüm olayıyla ilgili dosyayı tutan Stuttgart Emniyet Dairesi, Florian’ın ölümünde bir dış etken olmadığını, intihar ettiğini açıkladı. Florian’ın yakın çevresini soruşturan Stuttgart Polisi, gencin kısa bir süre önce kız arkadaşından ayrıldığını bu nedenle intihar etmiş olabileceğini öne sürdü. Ancak Florian’ın herhangi bir intihar notu bırakmamış olması şüphe çekti. Resmi bilgilere göre olay günü Florian H., babasına ait otomobille yaşadığı Heilbronn’dan Stuttgart’a geldi. Burada bir araç kamp yerine arabasını park eden Florian, üzerine benzin döküp ateşe verdi. O sırada park yerinde olan görgü tanıkları, küçük bir patlama sesi duyduklarını açıkladı.

Dünya

Uyuşturucudan en çok ölüm Ukrayna’da yaşanıyor

Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç ofisi (UNDOC) iki binli yıllarda yaşanan uyuşturucu kaynaklı ölümleri araştırdı. Ülkelere göre en çok ölümlerin yaşandığı yıllar belirlendi.

İstatistiklere göre bir yıl içinde uyuşturucu kaynaklı ölümlerin en çok yaşandığı ülkeler Ukrayna, Rusya, İran ve ABD oldu. ABD’de 2006 yılında 3 bin 396 kişi uyuşturucudan hayatını kaybetti. Aynı sebepten 2009 yılında Ukrayna’da 7 bin 597 kişi, 2008’de Rusya’da 7 bin 464 kişi, İran’da 4 bin 800 kişi can verdi.

TÜRKİYE’DE 105 KİŞİ UYUŞTURCU KURBANI

Türkiye’de ise 2007’de 147, 2008’de 159, 2009’da 153, 2010’da 126, 2011’de 105 kişi uyuşturucu ve buna bağlı sebeplerle öldü. Öte yandan Birleşmiş Milletler raporu, Türkiye’de uyuşturucuya bağlı ölümlerde yıllara göre azalma olduğunu ortaya koydu. Ölümlerde son sıralarda yer alan Türkiye’de hayatını kaybedenlerin önemli bir kısmının ise yabancı uyruklu olması dikkat çekti. Raporda turistler, öldükleri ülkelerin istatistikleri arasında değerlendirildi.

Dünya

Romanların Kralı öldü

Romanya’da, Romanların Kralı olarak bilinen 59 yaşındaki Florin Cioaba, Antalya’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

KALP KRİZİ GEÇİRMİŞTİ

Antalya’da ailesiyle tatil yapan ve ülkesine dönerken yolda kalp krizi geçiren Romanya’daki Romanların kralı Florin Cioaba, ailesinin isteği üzerine tedavi gördüğü özel hastaneden Akdeniz Üniversitesi Hastanesine sevk edilmişti.

Özel Antalya Anadolu Hastanesi Genel Müdürü Terkan Demir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, akciğerinde su toplaması ve kalp krizi teşhisiyle tedaviye alınan 59 yaşındaki Cioaba’nın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu söylemişti. Cioaba’nın kalbinin durduğunu, yapılan müdahale ile hayata döndürüldüğünü anlatan Demir, hayati tehlikesinin devam ettiğini ifade etmişti.

Dünya

Mısır’da bir yanda ölüm bir yanda deniz sefası

Mısır’da ordunun masum sivil halka uyguladığı katliamın görüntüleri dünyayı ayağa kaldırırken ülkenin bir kısmı lükslerinden asla taviz vermiyor.

Darbeyi destekleyen kesim plajlara akın ederken ülkede yaşanan kaos çok da umurlarında değil.

DARBE SEVERLERİN PLAJ KEYFİ

Kuzey Mısır’da Akdeniz kıyında yer alan  Mersa Metruh şehrinde genel Mısır’ın görüntüsünün dışında bir kare görülüyor.

ŞEHRİN BİR YANINDA ACI BİR YANINDA ZEVK-İ SEFA

Darbe hükümetinin resmi rakamlarına göre hayatını kaybedenlerin sayısı 525 ve yaralı sayısı da 3 binden fazla.

Müslüman Kardeşler’in verdiği bilgilere göre ise ölü sayısı 1000’in üzerinde ve onbinlerce yaralı var.

Mısır’da ortalık kan gölüne dönerken bu fotoğraf tarihi belge olarak kayıtlara geçti.

İşte o fotoğraf:

Dünya

Mısır’da katledilenlere intihar raporu

Mısır’da darbe karşıtlarının düzenlediği kitlesel oturma eylemlerini sonlandırılırken hayatını kaybedenlerin yakınları İman Mescidi ve Kahire Adli Tıp Kurumu’ndan cesetlerini almaya geliyor. Katliamda öldürülenlerin resmi ölüm nedeni, “intihar” olarak gösteriliyor.

İNSANLIK DIŞI MANZARA

Kahire’nin güneyinde bulunan Rabia’tül Adeviyye Meydanı’ndaki protestolar güvenlik güçleri tarafından dağıtılırken gerçek mermi ve yanarak hayatını kaybedenlerin yakınları, meydana 1 kilometre mesafede olan İman Mescidi’nden yakınlarını almak için geliyorlar. Mescitten yapılan anonslarda hayatını kaybedenlerin isimleri okunuyor. Çok sayıda yanmış cesedin ailelerine ulaştırıldığı mescidin girişinde hayatını kaybedenlerin üzerinde çıkan kimliklerden cenaze sahiplerine ulaşılmaya çalışılıyor.

Mescidin dışında bekleyen kalabalık üzerlerinde uçan polis helikopterini görünce dua şeklinde sloganlar atarak, Cuma gösterilerini kastederek “Yarın görüşeceğiz” diye sloganı atıyor. Mescidin girişinde izdiham yaşanıyor, yakınlarını görmek isteyenler kapılarda beklerken, içerden çıkan cenazelere yol açmak için zaman zaman arbede yaşanıyor.

ÖLDÜRÜLENLERE İNTİHAR RAPORU

Adli Tıp Kurumu’nda cenazelerini almak için gelen ailer ve yakınlarından izdiham yaşanıyor. Yakınlarını kaybetmenin acısıyla feryat eden aileler, otopsi merkezinin çıkışında kalabalığın tekbir ve dua sesleri içinde bekliyor.

Hayatını kaybedenlerden mühendis Muhammed’in (47) ve kendisinin soyismini vermek istemeyen yakını, cenazeleri almak için içeride kendilerine ölüm nedeni “intihar” yazılı rapor verildiğini, bu raporu imzalayarak cenazelerini alabileceklerinin söylendiğini anlattı. Muhammed, cenazelerini bekletmek istemeyen yakınların, yetkililerle yaşanan tartışmalar sonrasında imza atarak cenazelerini aldıklarını aktardı.

Cenazeleri bekleyen kızgın kalabalık, kendilerini görüntülemeye çalışan basın mensuplarına da tepki gösterdi.

Rabiatul Adeviyye Meydanıyla aynı isimdeki yanan mescid askeri birlikler tarafından korunuyor. Meydandaki askerler, devlet televizyonuna yüzleri Mısır bayrağı renkleriyle boyanmış çocuklarla poz veriyor.

Meydan’da Sisi lehine atılan sloganlar dikkati çekerken, “Mısır başını kaldır” yazılı şapkalar satılıyor.

İsminin gizli kalmasını isteyen bir kişi, yaşananlarla ilgili görüşünü, AA muhabirine şöyle değerlendirdi: “Bunları ben yorumlayamam. Bunları yorumlayacak kişi Allah’tır.”

Dünya

İngilizler ölüm saati yaptı

Cihaz kan damarlarını analiz ediyor ve o ürküten vakti söylüyor.

NE KADAR YAŞLANDIĞINI ÖLÇÜYOR

Cildin hemen altına yerleştirilen lazer sinyal, kişinin vücudunun ne kadar yaşlandığını ölçüyor. Lazer ışını ağrısız olmakla birlikte kanser ve bunama hastalıklarını test etmek için de kullanılabilecek.

KİŞİNİN NE KADAR YAŞAYACAĞINI TAHMİN EDİYOR

Daily Mirror Gazetesi’ndeki habere göre, kol saati şeklindeki cihaz, vücudun ne kadar hızda yaşlanacağını hesaplamak için kılcal damarlar içindeki en küçük kan damarlarını analiz ediyor. Lazer, bu hücrelerin işleyişini ölçerek aynı zamanda bir kişinin ne kadar yaşayacağını tahmin ediyor. ‘0’ ile ‘100’ arasında derecelenen cihazda ‘0’ ölü anlamına gelirken ‘100’ en uygun durumdaki vücut anlamına anlamına geliyor. Bilim adamları bu derecelendirmeleri kullanarak kişinin ne kadar yaşayacağını hesaplayabiliyor. İngiltere’deki Lancaster Üniversitesi’nden fizik profesörleri Aneta Stefanovska ve Peter McClintock tarafından patenti alınan cihazın birkaç yıl içinde doktorların kullanımına sunulması bekleniyor. Prof. Stefanovska, böylece her insanın bedensel ölçümünün yapılabileceğini , tam olarak kaç yıl daha yaşayacaklarını tahmin edebileceklerini söyledi.

Dünya

Kosova’da kene yine can aldı

Kosova’da, kene ısırması sonucu KKKA hastalığından daha önce hayatını kaybeden 7 kişinin ardından Malişevo belediyesi yakınlarındaki Astrazubi köyünden 34 yaşındaki A.G’nin de öldüğü açıklandı. Kosova Üniversite Klinikleri Merkezi Bulaşıcı Hastalıklar Bölümü Sorumlusu Dr. Sali Ahmeti, klinikte kene ısırması sonucu KKKA hastalığına yakalanan 200’ün üzerinde hasta bulunduğunu, bu hastalardan 5’inin durumunun ağır olduğunu belirtti.

Dr. Ahmeti, yazın başlamasından bu yana kene vakalarının Kosova’da ciddi boyutlara ulaştığını ve 2 bin kişinin kene ısırmasına maruz kaldığını bildirdi. Dr. Ahmeti, Kosova’ya yardımın en kısa zamanda ulaşmaması halinde ölümlerin artabileceğine dikkat çekerek Sağlık Bakanlığını ve Kosova Hükümetini göreve davet etti.

HÜKÜMET BAKANLAR DÜZEYİNDE KOMİTE KURDU

Kosova’da görülen kanamalı ateşle mücadele etmek ve önlenmesi amacıyla Sağlık Bakanı Ferid Agani’nin talebi üzerine Kosova Hükümeti bakanlar düzeyinde bir komite kurdu.

Bakan Agani, ilk olarak bu sorunla başa çıkabilmek için kurumsal kapasitelerin arttırılması ve kurumlar arası koordinasyonun daha yüksek bir dereceye ulaşmasının sağlanmasının gerekli olduğunun altını çizdi.

Başbakan Hashim Thaçi, bakanlar düzeyindeki komisyonun Sağlık Bakanlığı, Halk Sağlığı Ulusal Enstitüsü, Tarım Bakanlığı, Veteriner ve Gıda Ajansı, Çevre ve Alan Planlama Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Kosova Güvenlik Gücü Bakanlığı ve Yerel Yönetim Bakanlığı temsilcilerinden oluşacağını belirtti. Thaçi, kene ile mücadele için 200 bin Euro’nun ayrıldığını da açıkladı

Dünya

ABD’de siyahların haklı isyanı

ABD’de Afro-Amerikan siyahi genç Trayvon Martin’i (17) öldüren beyaz-Hispanik güvenlik görevlisi George Zimmerman’ın (29) suçsuz bulunması kararının ardından, ülke genelinde özellikle Afro-Amerikalılar derin bir hayal kırıklığı yaşıyor. Tepkilerini protesto gösterileriyle dile getiren çok sayıda öfkeli Amerikalı, Zimmerman’ın suçsuz bulunmasını ‘ırkçılığa’ bağlıyor.

MALCOLM X PARKI

Gelişmelerin yeni bir sivil haklar mücadelesine dönüp dönmeyeceği tartışılıyor. Geçen yıl şubat ayında Zimmerman, o gün silahsız olan, kafasına tişörtünün kapşonunu geçirmiş şekilde ve elindeki poşette şeker ve içecekle eve giden Martin’i, polise şüpheli olarak bildirmişti. Polisin Zimmerman’dan Martin’i takip etmemesini istemesine rağmen, Martin’in arkasından gitmiş, çıkan tartışmada Zimmerman Martin’i kalbinden vurmuştu.

Afro-Amerikalı birçok kişiye göre mahkemenin kararı, ‘sistemin çöktüğünün’ göstergesi. Bunun yanında, Martin’in o gece kapüşonlu tişört giymesi ve ülkede kapüşonla dolaşan siyahilerin ‘tehlikeli’ görülmesi de bu kesimleri kızdıran konulardan. Bu nedenle kapüşon giyme eylemi de başlatıldı.

Sosyal paylaşım ağları üzerinden ‘Ulusal Karanlık Gün’ ilan edilerek, ülke genelinde gösteri yapılması çağrısında bulunuldu. New York’tan Los Angeles’a kadar binlerce Amerikalı, ‘Martin için adalet’, ‘Adalet yoksa barış yok’ diyerek yürüdü. ABD’nin başkenti Washington’da Malcom X Meridian Hill Park’ta buluşan bine yakın kişi, Afro-Amerikan toplumunun yoğun etkisi altında olan ‘U Street’ üzerinde yürüdü.

HEPİMİZ MARTIN’İZ

Yüzlerce Amerikalı Zimmerman’ı suçlu bulmayan jüri kararıyla ilgili hayal kırgınlıklarını ve kızgınlıklarını ‘Irkçı sistem Zimmerman’ı suçlu bulmadı, Martin için adalet’, ‘Hepimiz Martin’iz, tüm sistemin canı cehenneme,’ ‘Siyah adamı suçlamayı bırakın’ pankartları açarak seslerini duyurdu. ABD’de, siyahilerin gittiği 30 bini aşkın kiliseyi temsil eden Siyah Kiliseleri Ulusal Girişimi ABD Adalet Bakanlığı binası önünde, Zimmerman davası kararını protesto etti.

FBI: KAHRAMAN KOMPLEKSİ VAR

FBI ajanları Travyon Martin cinayetinden yargılanırken serbest bırakılan George Zimmerman ‘ırkçı değil’ sonucuna vardı. Konuyla ilgili kanıtları daha çok Zimmerman’ın yakınları ve dava tanıkları gibi bir çok kişiyle yapılan görüşmeleri dayanak gösteren federal ajanlar ve Sanford Detektifi Chris Serino’ya göre Zimmerman sadece biraz kahramanlık kompleksine sahip. Kanıtlar arasında Zimmerman’ın komşularının ırkçı olmadığına dair iddiaları da var.

TWITTER’DAN KİTLE KATLİAMI TEHDİDİ

Trayvon Martin davasında jüri kararı beklenirken, Martin’in aynı yaş grubu destekçileri seslerini Twitter üzerinden duyurdu. Martin destekçisi bir genç twitter hesabında eğer Zimmerman jüri tarafından aklanacak olursa okuduğu lisede kitle katliamı yapacağını yazdı. Bir diğer genç ise karşı atak olarak Zimmerman’ın özgür kalması durumunda böyle bir kitlesel katliamı Zimmerman yöntemiyle defedeceğini yazdı.

APARTHEID’DEN BETER

Yapılan arştırmalara göre Güney Afrika’da apartheid rejiminden daha çok siyahinin tutuklu olduğu ABD’de de, Atlanta Eyaleti’nde baş papazlık yapan Dr. Raphael G. Warnock: ‘Martin öldü çünkü o ve diğer siyahiler insan olmaktan çok problem olarak görülüyor’ dedi. Zimmerman’ın kardeşi ve iş arkadaşlarının olay sırasında burnundan ve başından darbe gördü ve kendini korudu iddialarının üzerine adalet sistemi tartışmaları da gündeme geldi.

SİVİL HAKLAR DAVASI AÇILABİLİR

ABD Adalet Bakanlığı, Trayvon Martin’i öldüren George Zimmerman’a karşı, ‘sivil hakların’ ihlaline yönelik federal dava açılıp açılmayacağını değerlendiriyor. Bakanlıktan yapılan açıklamada, Zimmerman’a karşı, ‘sivil haklar suçu işlemeye’ yönelik federal dava açıp açılmaması konusunun ele alındığı belirtildi. Açıklamada, savcıların, davaya ilişkin kanıtların, federal yasalar altında herhangi sivil haklar ihlaline yönelik bir dava açılmasına uygun olup olmadığını değerlendirdiği bildirildi.

Dünya

Bosna’da ‘Ölüm Yürüyüşü’

Dün sabahın erken saatlerinde Tuzla yakınlarındaki Sapno bölgesinden yürüyüşe başlayan Boşnak ve çeşitli milletlerden 5 bin kişi yaklaşık 100 kilometrelik orman yolunu üç günde tamamlayarak, 11 Temmuz’deki anma törenlerine katılacak.

18 yıl önce 8,300 kişinin hayatını kaybettiği katliamdan kaçarak Tuzla’ya doğru harekete geçen Boşnaklar, bu orman yolunu kullanarak hayatta kalmaya çalışmışlardı.

Katliamın 18’nci yıldönümü, Çarşamba günü Potoçari’de düzenlenen törenlerle anılacak. Toplu mezarlardan çıkarılan ve kimlikleri tespit edilen 409 kişinin kalıntıları Potoçari’deki mezarlığa defnedilecek. Toprağa verilecekler arasında doğduktan hemen sonra, tıbbi müdahalede bulunulmadığı için ölen bir kız bebeği de bulunuyor.

Şimdiye kadar, Srebrenitsa katliamında hayatını kaybeden 5,657 kişi toplu mezarlardan çıkarılarak kimlikleri tespit edildikten sonra toprağa verildi.

Dünya

Öldü Sanılan Kadın 11 Yıl Sonra Ortaya Çıktı

Polis açıklamasında, kadının 11 yıl süresince, restoran çöp kutularından beslenip köprü altlarında barınarak yaşamını sürdürdüğü belirtildi. 2002 yılında ortadan kaybolduğunda, biri 8, diğeri 12 yaşında 2 çocuğu bulunan Brenda Heist adlı Amerikalı bir anne, kimliğini gizleyerek sürdürdüğü 11 yıldan sonra tekrar ortaya çıktı. Bahsedilen yılda kocasından boşanma davasıyla uğraştığı belirtilen kadının, mahkeme sonucunda kendisine barınma sağlanmayacağını öğrenmesinden sonra sırra kadem basmaya karar verdiği belirtildi.

Pennsylvania’daki hayatı, işi ve birlikte yaşadığı 2 çocuğundan, arkasına bakmadan ayrılan kadın, Florida’da yeni bir yaşam sürdürmek için yollara düştü ve düştüğü yollarda da ancak, otostop çekerek Florida’ya ulaşabildi. Heist’in 2002 yılında ortadan kaybolmasından sonra, boşandığı kocası yeni evlilik yaptı ve kadın, bir mahkeme kararıyla kayıtlara ‘Ölü’ olarak geçirildi. Polis açıklamasında, çocuklarından biri üniversite mezunu diğeri West Chester Üniversitesi öğrencisi olduğu ifade edilen kadının, 11 yıl süresince restoran çöp kutularından beslenip köprü altlarında barınarak yaşamını sürdürdüğü belirtildi.

1 2
Page 1 of 2