-
Yazarlarımız

AVRUPADA MÜSLÜMAN GENÇ OLMAK – Arife Beyhan

Gençliğe adım atmadan önce, bebek ve çocukluk dönemi vardır. Nasıl Avrupa da Müslüman genç olmak bir kimlik gerektiriyorsa, bu yaşa gelebilmek için de önce bebeklikten ve daha sonra çocukluktan bahsetmemiz gerekir…

Avrupa da Müslüman bebek olmak, dünyada bütün yaşıtları gibi olmaktır belki. Zira bu gruptaki insanların kendilerince bir fikir edinme şansı yoktur. Diğer bebeklerden tek farkları, ebeveynlerinin Müslüman olmalarıdır ve onlar tarafından İslam’ın emrettiği gibi yetiştirilmeleridir. Avrupa da Müslüman çocukluk geçirmiş biri olarak, bu kimliğe sahip olmanın ne kadar zor olduğunu, sanırım açıklamam gerekiyor.

Sabahları anneniz ile okula gittiğinizde, diğer çocukların “Annenin neden başında başörtüsü var? Saçları yok mu? Yoksa annen de bit mi var?” gibi sorulara maruz kalmak ve bu tür sorulara akıllıca cevap vermektir Müslüman çocuk olmak… Okulda öğlen yemeğinde arkadaşların sana jambonlu ekmeğini teklif ettiğinde ona “Teşekkür ederim paylaşımın için, yalnız ben bunu yiyemem.” diyebilmektir ve daha birçok şeyi söyleyebilme cesaretinde bulunmaktır aslında, Avrupa da Müslüman Genç Olmak.

Dünyada Müslüman olmak, kişilik ve eğitim gerektiren bir fiildir… Avrupa da Müslüman Genç Olmak belki bazı insanlar için ikiye ayrılabilir: Genç kız ve genç erkek olabilmek. Yalnız ben eşitlikten yana olduğum için ayırt etmeyeceğim Müslüman gençliğini. Özetle; diğer gençlere örnek olmak demektir.

“Avrupa da Müslüman Genç Olmak” ortaokulun ilk gününde, hayatlarında hiç başı kapalı bir genç kız ile aynı sınıfta olmayan gençlerin, bakışlarına maruz kalmaktır bazen. İslamiyet’i sadece medyadan tanıyan insanların size ön yargı ile bakmasıdır. Fakat zamanla ve sabır ile onlara dinimizi güzel bir şekilde anlattığımızda: “Aaa! Sen televizyon da bahsettikleri Müslümanlardan değilsin” sözünü duymaktır. Hafta sonu, arkadaşların toplanıp, gece vakti diskoteğe giderken, evde kalıp kitap okumak ve tekrar görüştüğünüzde “Sen neden gelmedin? Biz çok eğlendik”, “Ben evde kalmayı tercih ettim, kitap okudum.” dediğinizde, size atılan bakışlara maruz kalmaktır, Avrupa da Müslüman Genç Olmak.

Hayâ ve namus kelimelerinin kaybolduğu bir toplumda, kendini koruyabilmektir aslında…

Peki, ideal bir Müslüman Genç nasıl olmalıdır? Velilerinin Müslüman olmaları, çocuklarına iyi bir dini eğitim vermeleri yeterli midir? Tabi ki değildir…

İdeal bir Müslüman genç, bence; gayri Müslim bir insana özen verendir. Karakteri ile eğitimi ile kimliği ile zekâsı ile kılık kıyafeti ile konuşması ile yaşadığı ülkenin dilini kendi ana dili gibi bilmesi ile kendine imrendirendir…

Bizim ideallerimiz veya hedeflerimiz ne olmalı ? İlk önce, güzel bir eğitim şart. Hedeflerimizden biri, bulunduğumuz ülkede sosyal alanlarda yer alabilmemiz, çevremiz ile irtibat şeklinde olmamız gerektiğidir. Ayrıca kendi toplumumuzu iyi bir şekilde temsil etmek için politik alanlarda da yer almamız gerekmektedir. Her meslek alanında, biz gençlerin yer alması şarttır. Hedeflerimizden ikincisi ise kendi toplumsal örgütlerimizi kurmamızın kaçınılmaz olduğudur. Müslüman olan bir gencin, Anadolu topraklarından Avrupa’ya göç eden velileri gibi değil, yaşadığı toplumda misafir olduğu düşüncesinden sıyrılarak, ev sahibi olma bilincinde olması gerekir. Geleceğimizi, hayallerimizi, ideallerimizi ve hedeflerimizi buna göre planlamalıyız…

Cümle Gençlerin ideal Müslüman Genç olabilmesi dileği ile… Saygılarımla

Bu yazı ilk yazdığım yazılardan biridir…

Arife BEYHAN

Facebookta yorumla

Arife BEYHAN

1979 yılında Liège'de doğdu ve 5 kız çocuklu Karamanlı bir ailenin 3’üncü kızıdır. Evli ve iki çocuk annesidir. Fransızca, İngilizce ve flamanca bilmektedir ve bir mağazada satış müdürüdür.

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu