-
Belçika

BASIN MÜŞAVİRİ FİLİZ “BİRBİRİMİZİ SEVMEK ZORUNDAYIZ”

Genel Yayın Yönetmenimiz Suat Bezeng, T.C. Brüksel Basın Müşaviri Veysel Filiz’i makamında ziyaret ederek özel sorular yöneltti.

Gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Suat Bezeng’i makamında kabul eden Basın Müşaviri Veysel Filiz Birliktelik mesajı verirken “Biz bir millet, bir memleketin, bir ülkenin hep birlikte vatandaşlarıyız. 15 Temmuz da nasıl o cani barbarca saldırıya kenetleyerek karşı çıkmışsak Avrupa’da da bizleri hedef alabilecekleri gerçeğini göz ardı etmememiz lazım” diyerek önemli mesajlar verdi.

SORU: 15 TEMMUZ SÜRECİNDE TAM OLARAK NELER YAŞADIK. BİZLERE 15 TEMMUZ’U ÖZETLERMİSİNİZ?

15 Temmuz süreci, bizim için cumhuriyet tarihimizde bir dönüm noktası oldu. Açıkçası memlekette Türk insanının kendi milli hassasiyetlerini, Türk insanının devletine sahip çıktığını gösteren çok önemli acı bir tecrübe yaşadık. Bu doğrultuda iyi bakarsak aslında ülkemiz birçok badire atlatmış, zaman zaman darbelerden geçmiş milli irade çoğu kez çeşitli vesilelerle ezilerek askıya alınmış, dikkate alınmamış. Dolayısı ile insanımızın bugünkü en önemli özelliği kendi yakın tarihinin farkında olmasıdır. Bazı insanlar bu toplum oy verir ama meseleleri ölçemez diye halkımızı aşağılıyordu. Ne için oy verdiğini bilemez gibi değerlendiriyordu.

15 Temmuz bu süreçte bu düşünceli insanlara da aslında bir cevap oldu. 15 Temmuz aslında insanlarımızın olaylara vakıf olduğu, vakur bir bilince sahip olduğunu, gündemi takip ettiğini ve aslında Türkiye’yi hedef alan derin meselelerinin de bilincinde olduğunu gösteren bir süreç oldu. 15 Temmuz kalkışması kendi askerinin kendi milletine ateş açtığı, hedef aldığı bir kalkışma olarak hafızamıza kazıldı. Bu insanlık tarihinde çok ender yaşanan bir olaydır. Bu açıdan baktığımız zaman aslında bir yerde travmaya sebep olmakla beraber, devletimizin içindeki ya da dışarıdan yönetilen tehditleri de gün yüzüne çıkardı. Bu vesile ile belki de böyle bir acı tecrübe sonrasında ülkemiz adına hayırlı sonuçlara vesile olabilecek bir sürece girildiğini görüyoruz, en azından bugün itibari ile.

SORU: FETÖ’NÜN TÜRKİYEDE Kİ TASFİYE SÜRECİ VE AVRUPA’YA YANSIMASINI NASIL YORUMLARSINIZ?

FETÖ 15 Temmuz itibari ile bir terör örgütü olarak hafızalarda yerini aldı. Artık; Türkiye için PKK neyse DHKP-C ne ise, DAEŞ ne ise FETÖ’de aynıdır hatta “Paralel Yapılanma” özelliğini ele alırsak diğer örgütlerden daha tehlikeli ve daha sinsidir. Her ülkenin güvenliğini içten sarsıyor hem de milletin birliğini bölme ve parçalama gibi bazı niteliklere sahip. FETÖ sempatizanları, ya da FETÖ militanları alt tabakalar bir şekilde ideolojik etkilerden kurtulup kendilerini bir türlü bu örgütlerden soyutlayamıyorlar. Bunun temelinde FETÖ üyeleri tarafından yapılan propagandalara, özellikle de dini repertuarla yapılanlara aldanmaya devam ediyorlar. Bizim açımızdan FETÖ sempatizanlığı gibi bir yaklaşım söz konusu olamaz.

Bunun nedeni ise artık bilmiyorduk, görmedik, anlamadık ya da böyle değiller deme şansları kalmadı. FETÖ’nün açık açık nasıl bir terör örgütü olduğunu acımasızca bu millete bu ülkeye saldırabileceğini açıkça gördük. Belçika’da da tabi FETÖ’nün farklı farklı yapılanmaları var. Dernek sayıları oldukça fazla, medyası vardı. O gazeteciler bir şekilde faaliyet göstermese de farklı medyalarda yer alarak kendi propaganda ve algı operasyonlarını devam ettiriyorlar. Burada FETÖ’ye hala destek veren iş adamları söz konusu. Ayrıca kripto FETÖ’cüler var. FETÖ ‘den ayrıldığını söyleyerek başka derneklerde yer alanlar mevcut. En azından bilgi akışını sağlayan, bir şekilde FETÖ’nün paralel yapısının devam etmesine vesile olan bazı girişimlerde söz konusu dolayısı ile FETÖ ile mücadele anlamında bizim bilmemiz anlamamız gereken en önemli husus devletimiz hassas bir şekilde bir terör örgütü ile nasıl mücadele edilmesi gerekiyorsa, son derece de profesyonel ve sağlam bilgi akışlarıyla bu konuda mücadele yürütmeye devam ediyor.

FETÖ konusunda hassas olmak lazım dün bir yerde okumuştum. Bugün FETÖ’den ayrılanlar ertesi gün başkalarını FETÖ’cü diye suçlayabiliyor. Dolayısı ile FETÖ’cü olarak FETÖ ile alakası olmayan ya da FETÖ’den ayrılmış ve bunu ciddi şekilde ispatlamış olan insanları da kazanmak lazım. Bizler zaten kimin FETÖ’cü olup olmadığı hakkında bir takıp yürüterek çapraz verilerle bunların sonuçlarına ulaşıyoruz. Özellikle sosyal medya üzerinden insanları PKK’lı, FETÖ üyesi, ya da DHKP-C’li gibi kolayca damgalamak ters tepebilir ve FETÖ ile mücadelemiz de bize sıkıntı yaşatabilir.

SORU: TÜRKİYE BELÇİKA İLİŞKİLERİNDEN BAHSEDERMİSİNİZ?
Terörle mücadele konusunda şu anda çok hassas bir dönemden geçiyoruz, ülkemiz sıklıkla teröre hedef oluyor ve çok boyutlu saldırı söz konusu.

Millet ve devlet olarak, hükümet olarak bunun üstesinden geleceğimize inanıyoruz. Bu konuda da devletimiz son derece profesyonel şekilde FETÖ sonrası yani Paralel yapılanma sonrası kendi düzenini sağlamlaştırma süreci içinde ve hızla mesafe alınıyor. Reina saldırganının yakalanma süreci de bunun en büyük işaretlerinden biridir. Belçika’da, biliyorsunuz çok önemli ve acı terör saldırıları yaşadı. Belçika da bu süreç sonrasında terörle mücadele konusunda bir takıp adımlar attı. İki ülke terörden mağdur oldu. Terör mağduru olan ülkeler olarak işbirliklerimizi daha fazla sıklaştırdık. Düzenli hale getirdiler. Birlikte, terörle mücadele başta olmak üzere, farklı konularda da işbirliklerini artıracağımız bir yıl olacağına inanıyoruz 2017’nin. Belçika Türkiye’nin müttefiki ve önemli bir partneri, hem ekonomik hem de diğer stratejik alanlarda durum böyle, bunların 2017 yılında daha düzenli ve daha belirgin bir hal alacağını düşünüyoruz. 2017’ye girerken, yeni yılın ülkemiz ve milletimiz için huzurlu geçmesini diliyorum.

Terör, hepimizi çok etkiliyor ancak bu millet bunları aşacak güce sahip. Avrupa’daki vatandaşlarımızı, Belçika’daki vatandaşlarımızı da etkiliyor bu gelişmeler. Benim en büyük temennim birbirimizle tartışırken farklı görüşlere sahip olsak ta saygı ve sevgi çerçevesini aşmamak konusunda hassas olmamız yönünde. Çünkü birbirimizi sevmek zorundayız. Biz bir millet, bir memleketin, bir ülkenin hep birlikte vatandaşlarıyız. 15 Temmuz da nasıl o cani ve barbarca saldırıya kenetlenerek karşı çıkmışsak, Avrupa’da da bizleri hedef alabilecek tehditler gerçeğini göz ardı etmememiz lazım. Türkiye gündemi ile farklı düşüncelerimiz varsa da, bu husumet nedeni değil, çeşitlilik içinde karşılıklı saygı ile tartışılabilir. Bu açıdan birbirimizi itham ederken dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum ve bu milletin içinde birbirine düşman insanlar değil memleketini, ülkesini daha iyi olmasını isteyen bir toplum var. Farklı yorumlar, farklı düşünceler de olacaktır elbette ancak nefret söylemlerinden korunmalıyız. Bütünlük içinde, uyum içinde, buradaki topluluk çıkarlarını da korumamız gerekiyor. Bölünmüş parçalanmış bir topluluk olarak buralarda yaşamaya devam edersek, tabi ki topluluk çıkarlarımızı ya da gündemimizi yetkililere taşımakta zorlanırız.

 

Röportaj & Resim : Suat Bezeng

Editör

Aktif Haber Belçika (www.aktif.be) Aktif Media öncülüğünde 2012 yılında, Türkçe ve Türk Kültürüne katkı sağlamak amacıyla Belçika'nın Başkenti Brüksel'de kurulmuştur. Tecrübe yıllarının ardından bugün yayın kuruluşumuz, Belçika'nın yanı sıra Avrupa'da yaşayan milyonlarca vatandaşımıza her ay yayınlarını ulaştırarak, gündemi takip ediyor.

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu