-
Uncategorized

BENİMLE EVLENİR MİSİN?

Bildiğiniz gibi geçtiğimiz günlerde Belçika’da 2011 yılında Türkiye’den evlenmek isteyenlere getirilen şartlarla ilgili açılan bir dava, Türk vatandaşların lehine sonuçlandı.

Verilen kararda, Türk vatandaşlarına yönelik kısıtlamaların yapılamayacağı belirtildi…

Cuma sabahı Fransızca bilmeyen bir arkadaşıma, tercümanlık yapmak için doktora eşlik ettim.

Bekleme salonuna girip, yerimizi aldık. Beklerken iki kişi Türkçe sohbet etmeye başladı. Alınan bu karar Hakkı’nda sohbet ediyor fikir alış verişinde bulunuyorlardı. Bizlerin de Türk olduğumuzu anladıktan sonra yaşlı amca bize şöyle bir soru sordu:

– Sizce bu karar evliliklerde mutluluğu, saygıyı ve aile kelimesinin kalıcılığını sağlayacak mıdır?

Amcanın bu türden bir soru sormasını gerçekten hiç beklemiyordum. Şaşkın bir halde bakınırken, bizlere cevap verebilme fırsatı vermeden amca devam etti:

– Günümüzde evlilikler öyle kolaylaştı ki, saygı, sevgi kelimelerin yerine benlik duygusu girdi. Fedakârlık ise günümüzün evliliklerinde hiç yerini almıyor. Belçika’da biliyor ki burada doğmuş bir çocuk artık gidip memleketten evlenmeyecek, evlense de evlilikler uzun sürmeyecek. Mantaliteler farklı, dil sorunu da var… Burada doğmuş ikinci nesil üçüncü nesile nazaran daha farklıydı. Onlara kültürümüzü, dinimizi, adetlerimizi aktarabildik fakat bugünün nesli?.. Hiç düşündünüz mü?..

“Benimle evlenir misin?” cümlesi bile artık sosyal medyadan teklif ediliyor. Kız ve oğlan aileleri toplanıp, belki tuzlu kahve eşliğinde Allah’ın Emri ve Peygamber’in kavli ile birbirlerine istenilmiyor. Nerede evlatlarım o eski evlilikler?

Ayrıca; Avrupa’ya sırf kurtuluş yolu olarak bakan nice gençler var. Oturma iznini aldıktan sonra evlendiği, namusu olan saf ve temiz kızlarımızı yarı yolda bırakan nice gençler… Veya kızım kurtulsun, ben yoksulluk çektim o çekmesin diyen nice anneler ufak yaşta kızlarını Avrupa’ya gelin yollayanlar… Sonra, eşi tarafından sevilmeyen hatta evde hizmetçi olarak kullanılan nice masum ithal gözü ile bakılan gelinler…

Aslında daha da vahimi var… Türklükten tamamı ile vazgeçmiş, Belçikalı gibi yaşamayı uygarlık olarak gören aileler… Çocuklarını evlenmeden, her sene veya her bıktığında yabancı sevgili ile yaşamasına izin verenler…

Bu karar beni hiç sevindirmedi… Sevinmem gerekir miydi?…

Amcaya ne cevap vereceğimi gerçekten bilemedim… Haklısınız demekten başka.

Amcamızın dediği gibi evliliklerimizin durumları çok iç açıcı değiller. Anne-baba olarak, yetişkin insanlar olarak gençlerimize evliliğin anlamını ve önemini daha iyi anlatmamız gerektiğini düşünüyorum. Sadece anlatmakla değil, onlara doğru örnekler olmalıyız. Asimile olanlardan değil, entegre olanlardan olmalıyız…

Saygılarımla,

Arife BEYHAN 17 Nisan 2016 Liege

 

Facebookta yorumla

Arife BEYHAN

1979 yılında Liège'de doğdu ve 5 kız çocuklu Karamanlı bir ailenin 3’üncü kızıdır. Evli ve iki çocuk annesidir. Fransızca, İngilizce ve flamanca bilmektedir ve bir mağazada satış müdürüdür.

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu