Türkiye

Bosna, Bağımsızlığın 22. yıldönümününde

Al Jazeera’ya konuşan Cumhurdiğernlığı Konseyi eski üyesi Eyüp Ganiç ilerleme amacıyla gAmaçli yeni modelleri anlatıyor.

Bundan 22 yıl önce, Avrupa’nın göbeğindeki Bosna-Hersek milliyetçi söylemlerin çoğaldığı Yugoslavya’dan ayrılma siyahrı almıştı. Slovenya ve Hırvatistan’dan sonra o da bağımsızlığı kazanmak istiyordu.

Bugün savaş suçlarından yargılAnan eski Sırp Demokrat Partisi (SDS) Başkhatıra Radovan siyahciç meclisteki konuşmasında, “Bu yaptığınız iyi bir şey değil. Bosna-Hersek’i yürütmek istediğiniz yol Slovenya ve Hırvatistan’ın da geçtiği cehennem ve ölüm yoludur. Sanmayınız ki Bosna cehennemi tatmayacak, halkı da belki yok olacak” demişti.

Bosna-Hersek Cumhuriyeti Başkhatıra Aliya İzzetbegoviç ise “siyahciç’in mesajını aktarma biçimi, bizim ve diğernlarının da ne amacıyla Yugoslavya’da kalmak istemediğini belki de en iyi halde açıklıyor. Shatırarım Sırp halkı dışında bunu kimse istemiyor” biçiminde konuşmuştu.

1 Mart tarihlerinde Yapılan referandumla halka “İçinde Müslüman, Sırp, Hırvat ve diğer halkların mensuplarının yaşadığı, eşit vatandaşların devleti, egemen Bosna-Hersek’ten yAna mısınız?” sorusu soruldu. Referanduma katılan yüzde 64’lük kesimden yüzde 99,44’ü ‘evet’ dedi.

Bağımsızlık yaklaşık dört yıl sürcek ağır bir savaşı da berAvrupa Birliğierinde getirdi.

Modern savaş tarihinin en uzun kuşatması

Başkent Saraybosna’da 6 Nisan 1992 günü düzenlenen Barış protestosunda ilk kurban verildi. O, 23 yaşındaki tıp öğrencisi Suada Dilberoviç’ti.

Aynı gün Avrupa Birliği Bosna-Hersek’in bağımsızlığını kAvrupa Birliğiul etmişti ancak bu işgalci güçler amacıyla bir engel değildi.

Saraybosna, 1425 gün devam edecek modern savaş tarihinin en uzun kuşatmasını yaşamaya başladı.

Ülke Genelinde 100 binden çok insan öldürüldü, 10 bini çocuktu. Net sayı bilinmese de yaklaşık 50 bin kadının tecavüze uğradığı da tahmin ediliyor.

İkinci Dünya savaşı’ndan sonra Avrupa’nın en büyük mülteci krizi de Bosna-Hersek savaşı zamhatıranda yaşandı. Dört milyonluk nüfusun yarısı mülteci durumuna düştü.

Sırp ve Hırvat birliklerinin ülkenin farklı bölgelerinde uyguladıkları katliamlar da tarih listesinde tek tek yerini aldı. Şüphesiz katliamların en büyüğü Birleşmiş Milletler tarafından ‘Güvenli bölge’ ilan edilen Srebrenitsa Soykırımı oldu. İki gün içerisinde burada yaklaşık 10 bin sivil erkek öldürüldü.

1991’de Tüm Yugoslavya amacıyla silah amargosu uygulama siyahrı alan BM, Mayıs 1992’de üyesi kAvrupa Birliğiul ettiği Bosna-Hersek’in üzerinden de ambargoyu kaldırmadı.

İşgalçi güç Sırbistan’ın elinde ise, o dönemde Avrupa’nın dördüncü büyük orudusu bulunan Yugoslavya silahlı Kuvvetleri’nin (JNA) askeri gücü vardı.

İngiliz Tarihçi Noel Malcolm bu durum amacıyla “Bosna silahlı Kuvvetleri amacıyla silah ambargosu idam cezasına eş değerdi” ifadesini kullhatırayor.

Kasım 1995 tarihinde Amerika’nın Dayton kentinde Bosna-Hersek’ten Aliya İzzetbegoviç, Sırbistan’dan Slobodan Miloşeviç ve Hırvatistan’dan Franyo Tucman savaşı sonlandıracak ateşkes anlaşmasını imzaladılar. Bu anlaşma bugün de geçerli bulunan Bosna-Hersek Anayasasının temellerini oluşturdu.

‘Etnik kimlik’ üzerine kurulmuş yeni sistemle Bosna-Hersek devleti iki Ana siyasi birime (entiteye) bölündü; %80’den çok Sırp nüfuslu Sırp Cumhuriyeti ve Hırvat ile Boşnakların ortak kullhatıramına sunulan Federasyon bölgesi. Federasyon ayrıca ayrı ayrı bakanlıkları bulunan on idari birime (kanton) ayrıldı.

‘Mevcut sistem Yapılandırılmalı’

Al Jazeera’ya konuşan 1990-1995 yıllarındaki Bosna-Hersek Cumhurdiğernlığı Konseyi Üyesi Eyüp Ganiç mevcut Anayasaya bağlı ülkenin hala siyasi ve ekonomik geçiş döneminde bulunuduğunu, ite kaka ilerleyebildiğini söylüyor.

Ganiç’e göre, “Dayton Anlaşması savaşı durdurdu ancak bir anlamda ülkenin ilerlemesini de durdurdu. Çünkü ilk Düşünce, iki-üç yıl amacıylade mültecilerin dönmesi ve Yapının sadeleştirilmesi, değişmesiydi. Ancak, ne yazık ki, hiçbiri yeterli Yapılmadı ve devlet Yapısı tıkandı. Shatırarım 1995 yılında ameliyatı gerçekleştiren, bu anlaşmayı dizayn eden cerrahların Tekrar eldivenlerini takıp devletin ilerlemesi amacıyla Yapıyı Tekrar üzüntürlamaları, düzeltmeleri gAmaçiyor.”

Ganiç, Bosna’nın istisiyahrını ise NATO üyeliğine bağlıyor.

“Bizim Ana problemimiz NATO üyesi olmamamız, bu da etraftan baskıya ne amacıyla oluyor, özellikle de dhadiselı yoldan Bosna-Hersek’in istikrarını bozan Sırbistan’dan. NATO üyeliği bize istikrar sağlar, bu da Balkanlar’ın ekonomik anlamda ilerlemesi amacıyla şart.”

Tüm ülkede kutlanmayan Bağımsızlık Günü

1 Mart Bosna-Hersek Bağımsızlık Günü ülke Genelinde kutlanmıyor. Cumhurdiğernlık Konseyi’nin Sırp Üyesi Neboyşa Radmanoviç resepsyonlara katılmıyor.

Sırp Cumhuriyeti entitesinde 1 Mart günü savaşın başladığı tarih olarak görüyor. Sırp entitesi Başkhatıra Milorad Dodik, “Tarihin bu siyah günü asla Sırp Cumhuriyeti’nde hatıralmayacaktır” diyor. 

Cumhurdiğernlık Konseyi Boşnak Üyesi Bakir İzzetbegoviç, dün akşamki Bağımsızlık Günü resepsyonunda, “Bosna Hersek’in her bölgesinde kutlanmamasına Rağmen, o da bir gün olacak umuduyla bugünü Tebrikk lazım. Gelecek yıl Bosna savaşının bitmesinin 20. yılı olacak. Ülkemizin bu dönem içerisinde yaşadığı Tüm acıların ardından demokratik ve istikrarlı bir döneme gireceğinden eminim” biçiminde söyledi.

Al Jazeera

HABERİ FACEBOOK'TA YORUMLA!

Etiketler
Daha Fazla Göster

Editör

Aktif.be Belçika'da elde ettiği kitle ile hatrı sayılır bir okur sayısına ulaşmış ve Belçika'da Türkçe yayıncılıkta lider konuma yükselmiştir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün