Cumartesi, Eylül 26, 2020
BelçikaBrükselManşetTürkiye

BRÜKSEL’E TÜRKİYE İÇİN BASKI YAPACAĞIZ SÖZÜ GELDİ

 

Lüksemburg Dışişleri Bakanı Jean Asselborn, Türkiye’nin AB sürecini durdurmanın büyük hata olacağına inandığını belirterek, “Lüksemburg, Brüksel’e, Türkiye ile müzakereler konusunda baskı yapmaya çalışacak” dedi.

Asselborn, Lüksemburg Büyük Dükü Henri, eşi Düşes Maria Teresa ve beraberindeki heyetin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün daveti üzerine gerçekleştirdiği, 66 yıldan sonra devlet başkanı seviyesinde yapılan ilk Türkiye ziyareti sırasında AA muhabirinin, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyeliği, ikili ilişkiler ve Suriye’deki duruma ilişkin sorularını yanıtladı. Ankara’daki büyükelçiliklerini Kasım 2011’de açtıklarını belirten Asselborn, ilişkilerin iki yılda daha yoğun ve her alanda iyi noktaya geldiği söyledi.

Asselborn, ülkesinin Türkiye’ye karşı siyasi ve ekonomik alanlarda ilgi gösterdiğini, Türk Hava Yolları’nın 2013’te İstanbul-Lüksemburg arası direkt uçuşa başlamasının da ilişkileri olumlu etkilediğini vurguladı. Ziyaret sırasında Ankara’da oldukça yüksek güven duygusunu hissettiğini dile getiren Asselborn, “Lüksemburg gelecekte Brüksel’e Türkiye ile müzakereler konusunda baskı yapmaya çalışacak. Ben, Türkiye’nin Avrupa AB sürecini durdurmanın büyük hata olacağına inandım” diye konuştu.

“23 VE 24. FASILLAR DA AÇILMALI”

Lüksemburg’un AB’nin bölgesel politikasına en büyük finansmanı sağlayan ülkelerden biri olduğuna işaret eden Asselborn, Türkiye’nin 5 Kasım’da müzakereye açtığı 22 numaralı “Bölgesel Politika ve Yapısal Araçların Koordinasyonu” faslıyla ilgili şunları söyledi: “22. fasıl çok önemli ama daha önemli fasıllar var. Ben, Yunanistan dönem başkanlığında dahi Türkiye’nin yeni fasıllar açmasıyla ilgili olumlu bir tartışma yaşanabileceğine inanıyorum. Örneğin, 23 numaralı Yargı ve Temel Haklar ve 24. Numaralı Adalet, Özgürlük ve Güvenlik fasılları da açılmalı. Bu yeni bir ivme kazandırır.” Asselborn, 2-3 senelik durgunluğun bir daha yaşanmaması için çalışmaları gerektiğinin altını çizerek, “Bu, iki tarafın da yararına olmaz. Bu yüzden Lüksemburg, müzakere sürecini doğru yönde ilerletmek için çaba harcamaya karar verdi” dedi. Görüşmeleri sırasında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün kendisine, “Müzakerelerin sonucunu bilemeyiz ancak sonuca gelene dek çalışıp, o noktada üyeliğin mümkün olup olmadığına karar vermeliyiz” dediğini aktaran Asselborn, “AB, çok karmaşık bir kurum. Bazı ülkeler referandumla üyelikten çıkabiliyor. Dolayısıyla Gül’ün sözlerine kulak vermeliyiz” diye konuştu.

Ziyareti çerçevesinde Gaziantep’te Suriyelilerin barındığı kampları ziyaret edeceklerini belirten Asselborn, Türkiye’nin Suriyeli sığınmacılar için yaklaşık 2 milyar dolar harcadığına dikkati çekti. Asselborn, “BM organlarıyla size yardım etmemiz gerektiği çok açık. Türkiye’nin, Ürdün ve Lübnan gibi ülkelerle birlikte yaptığı şey çok büyük fedakarlık. Onlara kalbinizi açtınız, bu şüphesiz ki size onurlandıran bir davranış” ifadelerini kullandı.

Asselborn, Suriye’deki iç savaşın durdurulmasıyla ilgili ise şunları kaydetti: “Kimyasal silah kullanılmasını durdurmamız, konvansiyonel silahlarla öldürmeye devam etmesi anlamına gelmez. Cenevre’de ikinci konferansı toplamaya ihtiyacımız var, ancak ocaktan önce gerçekleşeceğine inanmıyorum. Muhalefetin İstanbul’da çalışması ve Cenevre’deki toplantıyla beraber bu toplantıların gelenek haline getirilmesi doğru gelişmeler. Ancak bu geleneklerden sonra eğer siz askeri seçeneksiz çözüm istiyorsanız, rejimle müzakere etmek zorundasınız. Bu noktada AB’nin, Güvenlik Konseyi’nin ve bölge ülkelerinin büyük sorumluluğu var. Umarım büyük bir ülke ve sizin doğu komşunuz (İran) da Suriye’deki şiddeti durdurmak için insani refleks gösterir”

Asselborn, ziyarette yüzden fazla işadamının da kendilerine eşlik ettiğini belirterek, “Bu, aylar öncesinden hazırlanan devlet düzeyindeki ziyaretimize atfettiğimiz ciddiyeti gösteriyor. Ziyaretin olumlu sonuçlarını da gelecek aylarda alacağız. Hizmet ve finans sektöründeki yüksek düzeydeki işbirliğimizi, ticarette de geliştirebiliriz. Ticaret, psikolojiktir, Türkiye’nin imajı ülkemizde iyi olduğu sürece ilişkiler gelişir” şeklinde konuştu.

 

 

Haberi Yorumla

Leave a Response