-
Belçika

Çocuklarınız okulda ne kadar güvende?

Çocuklarını okula gönderen ailelere sormak elzemdir. Acaba çocuklarınız Belçika'da, Fransa'da, Almanyada okullarda ne kadar güvende kendinize hiç sordunuz mu?

Her geçen gün onlarca örneğine şahitlik ettiğimiz ırkçı yaklaşım bugünlerde eskisi gibi anormal değil gayet normal olarak görülüyor. Ancak burada görüldüğü üzere bizlere de artık normal gelmektedir. Yani iki taraf içinde aslında bu yaklaşım gayet normal hale gelmiş durumdadır. İlk nesil doğrudur okula bıraktı ve peşinden koşamadı. İlgilenemedi, sahip çıkamadı. Öğretmenlerin sorun olarak gördüklerini bilemedi. Ve bundan dolayı da eğitim süreçlerinde büyük sorunlar yaşanıyordu. Arada çeşitli endişe verici ayrıntılar olsa da dün geçti gitti bugüne bakarsak bugün ırkçılık çok daha farklı noktalara taşınmış durumda çünkü artık normal görülmektedir.

Burada söylediklerimi dünün Müslümanları okuyor olsaydı eminim ki bakışı çok ama çok farklı olurdu. Çünkü eli vicdanında olurdu ve bu şekilde genel resmi görür adaletle karar verir; ortada bir sorumluluk varsa bunu dini için, çocukları için, geleceği için yapardı. Ama bugün burada söylediklerimin yeteri kadar anlaşılamayacağını biliyor olsamda; bildiğim bir diğer şeyin ise bir gün bu satırlara gelecek nesilin ihtiyacı olacağıdır. Bu gerçeklerle birlikte; okullarda öğretmenlerin Müslüman ailelere dünya dışındanmışcasına davranışını konu edineceğiz.

BELÇİKA’DA EĞİTİMİN ŞEKLİ VE BEYİN YOKSUNU EĞİTİMCİLER

Beyin yoksunu “eğitimciler” kısımını sözde olarak düzeltelim öncelikle. Çünkü bir eğitmen ırk, din, örf adet gözetmez ve hem öğrenir (ömrü boyunca) hemde öğretir. Genellikle eğitimcilerden öğreniriz; tiskinmeyiz. Bunlar eğitimci kisvesi altında hem makamı hemde ahlakı kirletmektedirler. Bu yüzdendir ki beyinleriyle idrak edemedikleri gerçeğini tek taraflı olarak takdire sunmuş oluyoruz. Belçika’nın başkenti Brüksel’de, çok dilli, çok kültürlü bir ortamın hakim olduğu bilinir. Bu tüm Avrupa’nın aslında bir örneği kabul edilir. Yani tüm dünyadan bir parçayı, bir geleneği görebilir, bunları yakından tanıyabiliriz. Bu yüzdendir ki çok kültürlü bir ortam olduğu çokça dillendirilir. Ancak bu yalnızca bir ünvandan ibarettir.  Çünki şımarık siyasetçiler; avroları havaya savururken koltuğunu sağlamda tutmak için birçok konuda birkaç milyon defa tolerans tanıyor, gidende aynı gelende. Bazıları ipin ucunu dahi kaçırmış durumda ve alenen kürsilerden sokaktaki Müslümanları gidin öldürün yok edin derecesinde ithamlarda bulunuyor. Okul hayatına 12-sıfır başlayan Müslüman çocukları, okul sistemi içerisinde eğer iman gücüde zayıfsa yüzde yüz dinsizleşir; anasını atasını ret eder, bırakın geçmişinden utanır hale gelir. Çünkü sistem dayatmalarla bunu kendisine entegre etmiştir ama biz şimdilik yalnızca okul gezilerine değineceğiz.

Bir baba olarak bugün canlı yayını bitirir bitirmez çocuklarımda erkenden okuldan çıkmıştır diye eve geldim. 10 yakındaki kızım ağlıyor. Yahu ne oldu dedim. Bir okul gezisi demişti geçtiğimiz günlerde. Neymiş efendim.. 8 gün italya gezisiymiş zorunluymuş biz çocuğu geziye göndermiyorsak peki neden okula gönderiyormuşuz? Bunu söyleyen bir eğitimci ise; beynine sifon çekmiş demektir. Çünkü beyni yerinde olan birinin (eğitimci olması gerekmez) bu yobaz bakışın 10 yaşındaki bir çocuğu dahi rencide ettiğini görür ve anlar. Kızım ağlayarak baba gitmek istemiyorum diyor. Böyle bir durumda zannediyorum ki insan olan kendinden utanırdı. Bunları eğitim diye değil çocukları anne ve babalarından koparmak için çalışıyorlar. Bu gerçek gözle görülür olsa da bizlerin bir kulağından girer diğerinden ancak çıkar. Ötesinde bunu aramamak gerekir. Sınıfta 4 tane daha Müslüman aile ve birde Hristiyan aile çocuğunu göndermemiş ve şuanda utanmadan hala toplantı yapacaklar neden soracaklar. Bunların aklıyla bu kuyuya inenin vay haline. Aklı olan evladını nereye teslim ettiğini iyi bilmelidir. Bu çocukların sürekli başına kötü şeyler geliyor. Binlerce mazlum kız, erkek… Binlercesi bu sözde eğitimciler yüzünden kendini perişan etti. Ben sorguladım isterim ki sizlerde sorgulayın : Bu zihniyetle bu çocuklar bu okullarda ne kadar güvende?

Bu zihniyeti kınıyorum!
Bu dayatmaları kınıyorum!
Bu beyin yoksunluğuna musamahakar davrananları kınıyorum!

Bir baba ve sorumlu bir gazeteci olarak ben bunları konuşmaya devam edeceğim.
Umulur ki ortak noktalar bir; uzaklar yakın; eğriler doğru olur ve muvaffak olunur.

Suat Bezeng
22 Eylül 2021

Facebookta yorumla

Suat BEZENG

İki ülke arasında, yaşam savaşı veren Suat BEZENG, hep iyimserliğini korumuş ve bu iyimserliğinede kızarak bugünlere gelmiş, nadir bulunan Türkçe severlerden biridir. Suat Bezeng; Aynı zamanda Aktif Haber Belçika gazetesi ve “Dijital Karasal Yayınlar ” gerçekleştiren, Belçika’nın ilk Türkçe TV kanalı Aktif TV‘nin genel yayın yönetmenliği görevini yürütüyor. Suat Bezeng Mersin doğumlu olup, 2011 yılından bu yana Belçika’nın başkenti Brüksel‘de yaşamaktadır.
Başa dön tuşu