Dünya

Darbeci General Sisi’nin bilinmeyen özellikleri

Arap Baharı’nın en yakından takip edilen ülkesi belki de Mısır’dı. Halk artık her açıdan bunaldığı Mübarek rejimini devirmek için günler boyu Tahrir Meydanı’nı işgal etmiş, dünya da ülkedeki her gelişmeyi canlı yayında izlemişti.

MURSİ’NİN GÜVENDİĞİ SİSİ DARBE YAPTI

Mursi’nin Cumhurbaşkanı seçilmesinden 1 yıl sonra ordu dünyanın gözü önünde darbe yaparak ülke yönetimine el koyan isim ise yine Mursi’nin en güvendiği isimlerden biri olan Abdülfettah el Sisi oldu. 

ntvmsnbc.com’dan Utku Doğan, Mursi’yi devirerek ülke gündeminin 1 numaralı adamı olan Sisi’nin, doğduğu topraklarda bulunan ailesi ve yakınlarının Sisi hakkındaki düşüncelerini kaleme aldı. İşte Mısır’ın Son Firavunu olarak kabul edilen Sisi’nin portresi;

BABASININ KOPYASI

Sisi pek çok Mısırlı gibi dindar bir aileye mensup. “Hasan” olarak da bilinen baba Hüseyin Halil el Sisi’nin Cemaliye’deki dükkanları, aile hakkında birçok ipucu veriyor. Dükkan müdürü Hüseyin Ali, kendisinin general hakkında konuşmaması konusunda tembihlendiğiyle söze başlıyor. “Fakat benimle Abdülfettah hakkında konuşmanıza gerek yok. Babası Hasan’ı konuştuğunuzda zaten oğullarını konuşmuş sayılırsınız” diyor Hüseyin Ali ve ekliyor: “Oğulları Hasan’ın kopyası gibidir.”

ÜMMÜ GÜLSÜM’Ü DİNLİYOR

Tarih ve hukuk alanında okumaktan hoşlanan Hasan el Sisi’nin en büyük zevklerinden biri, Mısır milli müziğinin en ünlü isimlerinden Ümmü Gülsüm’ü dinlemekti.

KONUŞMAYI SEVMİYOR ŞAKALAŞMIYOR

Abdülfettah’ın karakter olarak babasına çok benzediğini ifade eden mağaza müdürü Hüseyin Ali, baba Hasan’ın çevresindeki insanları ikna etmede çok başarılı olduğunu şu sözlerle dile getiriyor: “Bir doktorla konuşuyorsa doktorla konuşması gerektiği gibi konuşurdu. Bir işçiyle konuşuyorsa yine onun dilinden konuşurdu. Çocukları da bu özelliğini ondan aldı.” Baba Hasan’ın fıkra anlatmaya bayıldığını aktaran Tamer ismindeki Mısırlı ise, babasının aksine Abdülfettah’ın çok nadir şakalaştığını aktarıyor.

YÖNETİLMİYOR YÖNETİYORUZ

General Sisi hakkında “zoraki” konuşan isimlerden biri de abisi Ahmet el Sisi. Kardeşi Abdülfettah’ın 3’ü erkek 4 çocuk sahibi olduğunu aktaran Ahmet el Sisi, komutanın eşinin başörtüsü taktığını fakat başörtüsünü eski kuşak Mısırlı kadınlar gibi değil, bugün Mısırlı kadınların tercih ettiği tarzda kullandığını ifade ediyor ve gururla ekliyor: “Yöneten bir aileden geliyoruz, yönetilen değil.”

SAVAŞ YILLARINDA DOĞDU

Mısır askeri tarihinin önemli kilometre taşları Sisi’nin çocukluk dönemine denk düşmüştü. Cemal Abdül Nasır’ın iktidara gelmesinden iki yıl önce, 1954’te dünyaya gelen Sisi, İngiltere, Fransa ve İsrail kuvvetlerinin Süveyş Kanalı’na saldırdığı sırada henüz 2 yaşındaydı. İsrail, Ürdün, Suriye ve Mısır’a aynı anda savaş açtığında henüz 12 yaşında olan Sisi, askeri okuldan mezun olarak subay olmasına 2 yıl kala ülkesi Mısır (1973) , İsrail’i Sina Yarımadası’ndan çıkarmayı başarmıştı. 1978 yılında Mısır ve İsrail arasındaki savaşları bitiren Camp David anlaşması imzalanmış ve o tarihten itibaren Ortadoğu’daki tüm roller yeniden yazılmıştı.

ABD’DE EĞİTİM

Ortadoğu’nun en karışık olduğu dönemlerden sayılan 2006 yılında, Abdülfettah el Sisi, ABD’nin en prestijli asker okullarından Birleşik Devletler Ordu Savaş Üniversitesi’nde eğitim gördü. Üniversitedeki öğretim görevlilerinden Prof. Şerife Zuhur o dönem Irak Savaşı’ndan yeni dönmüş, öfkeli ve savaş bunalımı yaşayan birçok ABD askeri ile aynı ortamda bulunan Sisi’yi “tartışmaya hazır fakat sakin” olarak tanımlıyor. “Yerinde başkası olsa kolayca sinirlenebilir ve kontrolünü kaybedebilirdi” diyen Zuhur, Sisi’nin sessiz kalmadığını, daha ziyade beklediğini, izlediğini ve düşünceye daldığını ifade ediyor.

ABDÜL NASIR’A BENZETİLİYOR

Mısır’da halk, Sisi’yi Cemal Abdül Nasır’a benzetiyor. 1960’lı yıllarda çocuk Sisi, Cemal Abdül Nasır’a askeri selam veriyor.

DEMOKRASİYİ İSLAM BİÇİMLENDİRİYOR

Hristiyanlığın özellikle kuruluş döneminde Amerikan demokrasi kültüründeki etkilerine dikkat çeken Sisi bugün, İslam’ın yeni doğan Ortadoğu demokrasilerinde aynı rolü oynadığını ileri sürüyor. Sisi’nin Mısır ve İslam kültürüyle gurur duyduğunu ve bunu her alanda dile getirdiğini aktaran Prof. Zuhur, bugünlerde ülkesinin Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkelerinden yardım alabildiğini ve kendisinin artık ABD’ye eskisi kadar ihtiyaç duymadığına dikkat çekiyor.

Mısır’da Mursi’nin istifa etmesi için günlerce gösteriler yapılmıştı.

BUNDAN SONRA NE OLACAK?

Mısır ordusu Mursi yanlılarıyla mücadelede sertlikten kaçınmayacağını pek çok fırsatta gösterdi. Darbeyi takip eden günlerde alanları terk etmeyen Mursi yanlılarına ordu sert bir şekilde müdahale ederken, polis güçleri ile siviller arasında yaşanan çatışmalarda yüzlerce insan hayatını kaybetti. Şimdi ise en çok sorulan soru “Mısır ordusu önümüzdeki günlerde aynı sertlikle mücadeleye devam edecek mi?” sorusu. 

HABERİ FACEBOOK'TA YORUMLA!

Etiketler
Daha Fazla Göster

Editör

Aktif.be Belçika'da elde ettiği kitle ile hatrı sayılır bir okur sayısına ulaşmış ve Belçika'da Türkçe yayıncılıkta lider konuma yükselmiştir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün