-
BelçikaBrüksel

DİNLER ARASI DİYALOG SEMPOZYUMU YAPILDI

AK Parti Brüksel temsilciliğinden dinler arası diyalog sempozyumu yapıldı.

Geçtiğimiz aylarda Brüksel’de açılışı gerçekleşen AK Parti Brüksel temsilciliğinin düzenlediği “Birbirimizin şarkısını söyleyelim” adlı dinler arası diyalog sempozyumu dün akşam Avrupa Parlamentosu’nda gerçekleşti.

AK Parti Brüksel temsilciliğinin himayesinde Avrupa Parlamentosunda düzenlenen programda dinler arası diyaloğun önemine dikkat çekildi. “Birbirimizin şarkısını söyleyelim” adlı diyalog sempozyumuna konuşmacı olarak Türkiye Musevileri Hahambaşı İshak Haleva, Süryani Ortodoks Kilisesi Ankara ve İstanbul Metropoliti Yusuf Çetin ve Diyanet İşleri Dinler arası ve Kültürlerarası İletişim Başkanı Hüseyin Yılmaz da katıldı. Açılış konuşmasında AK Parti Brüksel Teşkilatı Başkanı Zafer Sırakaya” Dünya çapında artan şiddet ve hoşgörüsüzlük, Dünyada barış isteyen çoğunluğun bile bir arada yaşamasını zorlaştırıyor. Maalesef bu vahşetin bazı kesimi din adına yapılıyor. Oysa bu vahşetin Hristiyanlıkta, Yahudilikte ve İslamiyet’te hiç bir yeri yoktur. Artık buna bir son vermeliyiz.

Son günlerde ne yazık ki İslami terörden bahsedilmektedir. Oysa bu İslam’a karşı korkunç bir adaletsizliktir. 3 Büyük dinin temsilcileri kendi adlarına yapılan bu vahşetten sorumlu değildirler. Fakat bu temsilcilerin yine de bu vahşete karşı gelmek konusunda bir sorumlulukları vardır. Dini bu şekilde kötüye kullananlara karşı bir sorumlulukları vardır. Anadolu’da Yahudiler, Hristiyanlar ve Müslümanlar her zaman karşılıklı hoşgörü içerisinde yaşamışlardır. Bizler bu kültürden geliyoruz. Aramızdaki farklılıkları değil, benzerlikleri ortaya çıkartmak istiyoruz. Bu yüzden AK Parti Brüksel Ofisi olarak “Birbirimizin Şarkılarını Söylemeli” başlıklı sempozyumu düzenlemek istedik. Katılımlarınız için hepinize teşekkür ederim” dedi.

 

Avrupa Parlamentosu Paul-Henri Spaak Salonunda düzenlenen “Birbirimizin Şarkılarını Söylemeli” adlı sempozyumun moderatörlüğünü yapan, Avrupa Parlamentosu milletvekili Sajjad Karim “Avrupa Parlamentosunda 3 büyük din temsilcilerini ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek ilk sözü Süryani Ortodoks Kilisesi, Ankara ve İstanbul Metropoliti Yusuf Çetin’e verdi.

 

Yusuf Çetin” Günümüz Dünyasında tasvibi asla mümkün olmayan olaylara şahit olmaktayız. Terör, Şiddet, Irkçılık, Din ve mezhep savaşları bizleri derinden üzmektedir. Dünyamızdaki bu acı tabloyu tersine çevirmek, olumsuzlukları bertaraf etmek sevgiyi, hoşgörüyü, birlikte yaşamayı tesis etmek için hepimize büyük görevler düşmektedir. Bildiğiniz gibi yaşadığımız Ortadoğu’yu ateş çemberi sarmış, her taraf yangın yerine dönmüş durumda. Dua ve temennimiz bu felaketlerin bitmesi barışın bir an evvel tesis edilmesi ve yurtlarından edilen insanların evlerine dönerek huzur içinde yaşamasıdır.

 

Biz Süryaniler yıllarca Ortadoğu’da yaşadık, yaşıyoruz. Bölgenin tarihine, kültür ve medeniyetine büyük katkılar yaptık. Aile ve kültürel mirasımız bu topraklardadır.

Bölgede yaşanan her savaş Hristiyanların da tükenmelerine, erimelerine sebep olmaktadır. Savaş herkes için kötü ama savaş en çok bizi ve bizim gibi korumasız durumdakileri etkiliyor.

İnsanlık yüce Allah’ın yarattığı kutsal bir ailedir. Karşılıklı diyaloglar gerçekleştiği oranda, Dünya barışına o kadar katkı sağlanmış olacaktır. İnsanlık kendisini özgürce ifade edebileceği, birlikte yaşama ortamını yaratabileceğini kanıtlamalıdır. Biz Hristiyanlar olarak; İnsanları sevmek, herkesle barış içinde yaşamakla yükümlüyüz.

Türkiye’de son 12 yılda demokratikleşme alanında önemli reformlara imza atılmıştır. Devletimizin yöneticileri ülke mensuplarının Dinine, Irkına bakmaksızın farklı kültürleri zenginlik addederek birlikte hoşgörü içerisinde yaşamaları adına bir dizi yasa düzenlemeleri yaptılar ve yapmaya devam ediyorlar. Farklı inanç gruplarının, farklı kültürlerin sorunlarını temsilcileri ile diyalog içinde çözme konusundaki samimi gayretlerini görüyor. Ülkemiz adına mutluluk duyuyoruz” dedi.

 

Sempozyumda Türkiye Museviler Hahambaşı Ihsak Haleva “Birbirimizle istesek te istemesek te şu veya bu ölçüde bir ilişki içinde bulunmak durumundayız. Birlikte yaşama, birlikte var olma esasları doğrultusundan başka çıkar yolumuz yoktur. Birlikte yaşama kültürü insanoğlunun topyekûn ortak yararına ne kadar süratli ve geniş çaplı gerçekleştirilebilir, ortak kaygıları ne denli süratle ve ne kadar geniş çapta bitirilebilirse o denli yararımıza olur. Birlikte yaşama kültürünün oluşturulması aşamasında kuşkusuz en önemli işlev Eğitime düşmektedir. Araştırıcı, sorgulayıcı, gözlemleyici, eleştirici, eskitilmiş değerlerin ardından evrensel yaklaşımlı Ben ile Ötekinin aynı cephede olduğunu idrak eden cesur insan tipi görünen odur ki önümüzdeki birkaç yüzyıl içinde Eğitim birlikte yaşama kültürünün olmazsa olmazıdır ”dedi.

 

Diyanet İşleri dinler arası ve kültürlerarası iletişim başkanı Dr. Hüseyin Yılmaz ”Türkiye’de bazen bir araya gelmekte zorlandığımız değerli diğer Din mensupları ile bu toplantıda buluşmaktan dolayı mutluyum. Konu başlığı da çok ilginç “Birbirimizin Şarkılarını Söylemeli”. Aslında herkes kendi şarkısını söylesin ama birbirimizin şarkısını da dinleyelim. Birbirimizin nağmelerini terennüm etmek zor olabilir ama ezgilerini anlamaya çalışalım. Günümüzde de en büyük sorun burada yaşanıyor. Birbirimizin şartlarını dinlediğimiz zaman birçok sorunun çözüldüğünü görebiliyoruz. Müslümanları burada temsil eden bir kimse olarak yaşadığımız dünyadaki Dini şiddetin acaba İslam’ı bir temeli var mıdır? Sorusunu burada irdelemeliyiz. Özellikle 11 Eylül ve şu anda yaşadığımız Ortadoğu’daki birçok terör eylemlerinin İslam’la bağlandırılmaya çalışıldığını görmekteyiz. Her şeyden önce burada konuşmacıların anlattıkları şeyler aslında bizim uzun tarihimizde bir arada yaşamanın çok başarılı örneklerini kendi topraklarımızda verdiğini çok somut örneklerle sunuyor. Ancak yaşadığımız bu dünyada bütün bu tarih bir kenara bırakılarak doğrudan doğruya ona atıf yapılmaksızın İslâm la Terörün ilişkilendirildiğini görüyoruz.

 

Kuran-ı Kerimin doğrudan doğruya dinsel şiddete kaynaklık ettiğini hiç kimse iddia edemez; Ancak şu da bir gerçek bunu Müslüman dünyasında kendi içimizde düşünmemiz gerekiyor. Kuran-ı Kerimin bazı ayetlerini dini şiddete kaynak olarak, delil olarak kullanan İslâm adına ortaya çıkan bazı kişilerin var olduğunu ret edemeyiz. Bununla yüzleşmemiz gerekiyor. İşin aslı şu dinin bütünsel olarak anlaşılmamış olmasından kaynaklanıyor. Bu da Eğitimle alâkalı bir sorun. Maalesef bugün bütün Müslümanları kucaklayan bir İslami eğitim eksikliğini yaşıyoruz.

 

AK Parti Brüksel Ofisi tarafından Avrupa Parlamentosunda düzenlenen “Birbirimizin Şarkılarını Söylemeli” başlıklı sempozyumda daha sonra soru cevap seklinde noktalandı.

 Haber : Kadir Özmen

Facebookta yorumla

Editör

Aktif Haber Belçika (www.aktif.be) Aktif Media öncülüğünde 2012 yılında, Türkçe ve Türk Kültürüne katkı sağlamak amacıyla Belçika'nın Başkenti Brüksel'de kurulmuştur. Tecrübe yıllarının ardından bugün yayın kuruluşumuz, Belçika'nın yanı sıra Avrupa'da yaşayan milyonlarca vatandaşımıza her ay yayınlarını ulaştırarak, gündemi takip ediyor.

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu