Çarşamba, Eylül 23, 2020
Dünya

Esma Esed’le ilgili çok konuşulacak iddia

0views

Türkiye Gazetesi’nden Osman Sağırlı’nın haberine göre hamile olan Esma Esed, 3 çocuğuyla İran’a kaçtı…

İddiaya göre Suriye Dışişleri Bakanı Muallim aracılığıyla 23 Mayıs’a kadar Esed’e “şiddete son ver” ya da “görevden ayrıl” mesajı verildi. Esed’in bu son çağrıya olumlu cevap vermemesi halinde ABD öncülüğündeki 9 ülke Suriye’ye müdahale edecek.

Suriye’de Mart 2011’de başlayan olayların kontrolden çıkması ABD öncülüğündeki çok uluslu gücün müdahalesini gündeme getirdi. Uluslararası kaynaklardan sızan bilgiler ülkedeki durumun her geçen gün daha da kötüye gittiği, hükümetin sivil halka yönelik kimyasal silah kullanmaya başlamasıyla birlikte toplu ölümlerin kaçınılmaz olduğu kaydedildi. Suriye tırmanan olayların ardından kontrolü kaybeden Devlet Başkanı Beşar Esed’in uluslararası müdahale ihtimaline karşılık eşi Esma Esed’i gizli bir şekilde ülke dışına çıkardığı iddia edildi. Uluslararası istihbarat kaynaklarına göre 6 aylık hamile olan Esma Esed iki oğlu ve bir kızıyla birlikte bir süre önce Rus denizaltısı ile Tartus limanından İran’a kaçırıldı. Esma Esed’e 6 korumanın eşlik ettiği, İngiltere’de yaşayan annesi Sahar El-Akhras’ın da İran’a gelerek kızına refakat ettiği kaydedildi.

23 Mart 2012 tarihinde, Avrupa Birliği dışişleri bakanları, İngiltere doğumlu Esma Esed’e AB’ye üye ülkelere seyahat yasağı ve bu ülkelerdeki mal varlığının dondurulması gibi bir dizi yaptırım uygulama kararı almasının ardından ülke dışına çıkamayan bayan Esed’in bu sebeple İran’a kaçırıldığı, buradan da İngiltere’ye geçeceği iddia edildi. İngiltere İçişleri Bakanlığı bir süre önce AB seyahat yasağının, Esma Esed’in İngiltere’ye girmekten alıkoyamayacağı şeklindeki açıklamasının İran tercihinde etkili olduğu öne sürüldü.

YA MÜDAHALEYİ YA YÖNETİMİ BIRAK!

Beşar Esed’i şiddetten vazgeçirme yönünde uluslarası kamuoyunun baskılarının sonuçsuz kaldığını ve süper güçlerin Esad’a son bir şans daha verdiği kaydedildi. İddiaya göre; Suriye Dışişleri Bakanı Muallim aracılığıyla daha önce iki defa ikaz edilen Esed’e son olarak Mayıs sonuna kadar “şiddete son ver” ya da “görevden ayrıl” mesajı verildi.

Esed’in daha önce “durumu düzelteceğiz, bize yardımcı olun” diyerek bütün talepleri geçiştirdiğini belirten kaynaklar, bu son çağrıya olumlu cevap vermemesi halinde ABD’nin öncülük yapacağı bir operasyonla karşı karşıya kalacağını kaydetti. Operasyon planlarının masada olduğunu belirten kaynaklar; Almanya, İspanya, İtalya’nın da yer aldığı 9 ülkenin bu operasyona katılmak üzere son hazırlıklarını yaptığını, kararın Hollanda’da alındığını iddia etti. Operasyon NATO şemsiyesi altında kara, hava ve denizden eş zamanlı olarak gerçekleştirileceği öğrenildi.

RUSYA’YA SIĞINACAK MI?

Yine aynı kaynaklar Beşar Esed’in can güvenliğini sağlayacak bir ülke bulması halinde ülkeyi bugün terk edeceğini, bir süre önce Rusya’dan sığınma talep ettiğini ancak bu isteğine olumlu bir cevap alamadığını öne sürdü. Ülke içerisinde sıkışıp kalan Esed’in sonunun Saddam gibi olacağını bildiğini buna rağmen yönetimden ayrılmayı düşünmediği aktarılırken, “Çevresine kanımın son damlasına kadar mücadele edeceğim, ölürsem şehit olurum” dediği öğrenildi.

Amerika ve İsrail’in havadan casus uçaklarla kontrol altında tuttuğu Suriye ile ilgili istihbarat kayıtlarına giren çarpıcı bir bilgi de şu oldu; “Son iki yıldaki olaylarda 20 bini kendi yandaşı olmak üzere 92 bin 372 kişi öldü. Cezaevlerinde 30 bin civarında Suriyeli tutuluyor. Esed’in elinde Rusya ve Japonya’nın da elinde bulundurduğu 1000-1750 km menzilli füzeler bulunuyor. 7 ayrı bölgede Sarin gazı depolanıyor. Dış müdahale halinde kimyasal silahların hepsini kullanabilir. Şu ana kadar muhaliflere karşı kontrolü kaybettiği Deyrezzor, Rasulayn, Tel Rifat ve İdlib’te kimyasal silah kullandı. Başka bölgelerde de kullanabilir…” Suriye halkına yönelik kimyasal silah kullanımı ile ilgili dünya kamuoyunda tepkiler artarken ABD Başkanı Obama üç gün içinde iki defa, “Elimizde kimyasal silah kullanıldığı dair kanıtlar var” diyerek gözlerin yeniden Suriye’ye çevrilmesine neden oldu.

Kimyasal iddiası Önceki gün İdlib’te 2 Suriyeli’nin ölümüyle sonuçlanan kimyasal saldırının ardından Suriye resmi haber ajansı SANA tarafından ise ilginç bir iddia ortaya atıldı. Açıklamada şöyle denildi: “Kahraman silahlı kuvvetlerimiz Pazartesi günü İdlib kırsalının Serakib Beldesinde silahlı bir terör grubunu hedef alarak, aralarında yabancı uyrukluların da bulunduğu çok sayıda teröristi etkisiz hale getirdi.

Operasyonda etkisiz hale getirilen teröristlerin arasında sözde ‘Şam Özgürleri Taburu’ adlı terör grubunun elebaşı Haydar oğlu Halid el-el-Şeyh Ali yer aldı.” SANA’ya açıklama yapan yetkili bir kaynak,bu operasyonun üzerine teröristlerin ne olduğu bilinmeyen ve naylon ambalajların içinde bulunan bir çeşit pudra getirip beldenin güney girişi ve Şabur Semtinde vatandaşları topladıklarını söyledi. Vatandaşların toplanmaları ardından teröristlerin pudranın içinde bulunduğu naylon torbaları açtıklarını belirten kaynak; bunun sonucunda birçok vatandaşın boğulma, titreme ve solunum semptomları gibi problemler yaşadıklarını aktardı. Yetkili kaynak; “Hain ve kiralık teröristlerin, Suriye Arap Ordusunun kimyasal silahlar kullandığını iddia etmek ve orduyu suçlamak için yaralanan vatandaşları Türkiye’deki hastanelere kaldırdıklarının altını çizdi.”

KARİYER YERİNE BEŞAR’I SEÇTİ

Aslen Humuslu Sünni bir aileden gelen ve Londra’da, Cromwell Hastanesi’nde kardiyolog olan Fawaz Akhras ve emekli bir diplomat olan Sahar El-Akhras’ın kızı olarak 11 Ağustos 1975 Londra’da dünyaya gelen Esma Esed, 1996 yılında King’s College’dan mezun oldu. Üniversiteden sonra, Deutsche Bank Grubu’nda işe başladı. 1998 yılında JP Morgan’da yatırım bankacılığı bölümünde çalışmaya başladı.

Hafız Esad’in ölümünden sonra iktidara gelen Devlet Başkanı Beşar Esed ile Aralık 2000 yılında evlenip Suriye’ye taşınarak bankacılık kariyerini bıraktı. Aynı zamanda İngiliz vatandaşlığına sahip olan Esma Esed’in Beşar Esed ile evliliğinden 3 çocuğu bulunuyor.

Haberi Yorumla

Leave a Response

Editör
Aktif Haber Belçika (www.aktif.be) Aktif Media öncülüğünde 2012 yılında, Türkçe ve Türk Kültürüne katkı sağlamak amacıyla Belçika'nın Başkenti Brüksel'de kurulmuştur. Tecrübe yıllarının ardından bugün yayın kuruluşumuz, Belçika'nın yanı sıra Avrupa'da yaşayan milyonlarca vatandaşımıza her ay yayınlarını ulaştırarak, gündemi takip ediyor.