Belçika

Flaman ulusal bayramı: Ronde van Vlaanderen

Yarışın kendi dilindeki tam adı “Ronde van Vlaanderen, lakabı ise “Vlaanderens Mooiste”. Bisikletin öteki kadim dillerinde Tour des Flandres, Giro delle Fiandre, Vuelta a Flandes ve Tour of Flanders diye anıyorlar. Şöyleki bu şekilde 40 senedir bu güzel spora sırt çevirmiş hepimiz ise Flandre Turu adını kullanıyoruz. Flamanların ulusal gururunu yansıtan bu bayram tek kelimeyle RONDE olarak biliniyor.

1830’larda bağımsızlığını kazanan Belçika uzun süredir kültürel ve yönetsel olarak Fransızca konuşan Valonların egemenliği altında yaşamaktaydı. Hatta Flaman dilinde kitap yazmak aileden kovulmayı gerektirecek kadar büyük bir ayıp olarak görülüyordu. Kömür madenleri ve çelik endüstri ile beraber iktisat Valon bölgesinde büyüyor; Flandre, tecim yollarını kapatan Hollanda yüzünden yalnız tarımla uğraşabiliyor, halk yoksulluk içinde yaşamını sürdürüyordu.

1860’larda süregelen milliyetçi hareket sonucunda Flaman dili 1898’de Belçika’nın ikinci resmi dili olarak kabul edildikten sonrasında Flaman olmanın utanılacak bir şey olmadığı, gurur duyulması ihtiyaç duyulan bir haslet olduğu kuzeydeki halka işleniyordu. Kendi dillerinde gösterilen kitap ve dergilerin sayısının artmasıyla Flamanca spor dergileri de çıkmaya başlıyordu. Ronde’nin (RvV) doğuşu, birçok başka yarışın hikayesi şeklinde bir gazetenin satışını artırma düşüncesiyle başladı.

1912 Eylül’ünde çıkan Sportwereld gazetesi ve başındaki Karel van Wijnendaele, ilk sayısından altı ay sonrasında tamamen Flaman topraklarında koşulacak bir bisiklet yarışı düzenleyeceğini sayfasından duyurmuştu. Van Wijnendaele yarışın tanıtım ve halkla ilişkilerini yürütürken yardımcısı Leon van den Haute de yarış detaylarını çözümlüyordu. İkilinin ortak kararıyla ilk “Ronde van Vlaanderen” tüm Flaman topraklarından geçmeli, tüm halk yarışı görmeliydi.

İlk Ronde parkuru Gent, Sint-Niklaas, Aalst, Zottegem, Oudenaarde, Kortrijk, Ieper, Oostende, Roselare, Brugge ve Mariakerke bölgelerinden geçiyordu. Bugün ilk RvV diyince ilk akla gelen şey; yarış müzesinin bulunmuş olduğu, finiş kenti Oudenaarde’nin ilk edisyonun kentten geçmesine izin vermemesi ve sonrasında kent sokaklarında yarışın nötralize edilmesi talebi. Bu durum ironik bir anı olarak önümüzde duruyor.

25 Mayıs 1913 sabahı 06:15’de süregelen yarışı 12 saat sonrasında Paul Deman kazanmıştı. Ronde I. Dünya Savaşı süresince yapılamadı fakat, istatistiklere bakarsanız II.Dünya Savaşı’nda düzenlenmeye devam ettiğini görürsünüz. Öteki büyük yarışlarda görmediğimiz bu devamlılık, cenk sonrası yarışı düzenleyenlerin Nazi işbirliğiyle suçlanmasına kadar varmıştı. Karel van Wijnendaele bu suçlamadan kurtulmak için Bağlaşık komutanı General Montgomery’den gizli saklı operasyonlara yardım ettiğini gösteren bir teşekkür mektubu göstermek zorunda bile kalmıştı.

1913’ten 1948’e kadar biri hariç tüm yarışları Belçikalı sporcular kazanmıştır. Bunların içinde bugün efsaneleşmiş düzeyinde olanları saymak gerekirse; ilk ağızda Gaston Rebry, Briek Schotte, Achiel Buysse ve normal olarak Rik van Steenbergen’in adlarını anmak gerek. Bu şampiyonlar hem de “Flandrien” diye anılan bir bisikletçi tipinin de başlıca karakterleri oldular.

Azca konuşan, yakınma etmeyen, yağmur soğuk dinlemeden antrenman meydana getiren, hava şartlarına aldırmadan sonuna kadar yarışan, kaybetse de asla vazgeçmeyen, acı çekmeyi bilen, enerjisini sonuna kadar kullanan, inatçı bisiklet yarışçısı… Flaman olmayan ilk Flandrien 1949’dan başlayarak üç yıl üstü üste Ronde şampiyonu olan İtalyan Fiorenzo Magni’ydi. Magni o dönem için inanılmaz görünen bu başarısıyla beraber yaşam boyu sürecek bir lakap da kazanmıştı: “Flandre Aslanı”. Magni ve Achiel Buysse ile beraber yarışı üç kez kazanan öteki isimler Eric Leman, Johan Museeuw, Tom Boonen ve Fabian Cancellara.

Ayrıca, pazar günü Ronde’de yarışacak 175 isim içinde yarışı iki kez bile kazanmış kimse olmadığını not düşeyim. Peki o süre bu senenin parkuruna ve favorilerine bakarak yazıyı bitirelim. Antwerp’den başlamış olacak yarış 270 km sonrasında Oudenaarde’de bitecek.

Yol üstünde yedi tane parke taşlı bölüm (kassien) ve 17 de yokuş (hellingen) var. Berg” ya da hellingen” dediğimiz bu yokuşlar 500-2000 m uzunluğunda asfalt yada “pavé” döşeli dar, sert ve kısa yokuşlar. Yarışın zorluğu hem uzunluğundan, hem berg’lere önde girmek için meydana getirilen mücadeleden hem de hellingen ataklarına yanıt vermek için ihtiyaç duyulan güçten geliyor.

Üstelik bu işi 17 kez yapmak ve her berg’den sonrasında da nabzı acele düşürmek zorundalar. Fazlaca zor bir iş. Bu gerçek azap festivalinin başrolündeki arkadaşlardan da yalnız birer cümleyle bahsedeyim ki eurosport.

com.tr editörleri yazımı kesip biçmek zorunda kalmasınlar. Peter Sagan: Sürem başından beri bir türlü istediği zaferleri kazanamıyor.

Fakat fazlaca kuvvetli ve son gruba kalacaktır. Zdenek Stybar: Bahar klasiklerinin hep kenarından geçmişti. Bu sürem Omloop ve E3’ü kazanmıştır.

Bence yarışın bir numaralı favorisi. Greg van Avermaet: Fazlaca istiyor ve fazlaca formda fakat yeni ekibi CCC ona kafi desteği veremiyor şeklinde. Bob Jungels: Taşlı klasiklerde ilk sezonu fakat fazlaca formda.

Deceuninck QST yarışı Jungels ile dağıtacak gibime geliyor. Niki Terpstra: Geçen senenin şampiyonu da yeni bir takımda. Aynı motivasyonu var mı kim bilir, üstelik artık Quick Step’de olmadığından tüm gözler üstünde.

Philippe Gilbert: Sanırım kalan tek kurşununu gelecek haftaki Paris-Roubaix’ye saklayacak. Wout van Aert: Müthiş genç kabiliyet. Podyumda olması beni asla şaşırtmayacak. Mathieu van der Poel: “Müthiş genç yetenek 2”. Mesafe birazcık uzun gelebilir. Eğer bu yıl ilk ona girerse önümüzdeki on yıl podyumdan inmez. Alexander Kristoff: Gent-Wevelgem cehenneminden zaferle çıktı. Burada daha ilkin de kazanmıştır.Yarışın süratli ve yıpratıcı geçmesi halinde şansı artacak. Michael Matthews: Nedense benim gizli saklı favorim. Katalonya Turu’nun tozunu attı. Bahis oranları da süper yaramazın… Oliver Naesen: Bronşit olduğu haberi var. Eğer doğru değilse kazanabilir. Tiesj Benoot: İlk onda devamlı yeri var, zor yarışların insanı fakat sanki bu yıl o yıl değil. Öteki isimler arasına Y.Lampaert, Luke Rowe, Matteo Trentin, John Degenkolb, Alberto Bettiol ve Matej Mohoric’i de yazayım. Senenin ikinci anıtsal yarışı yedi saatlik bir yayınla Eurosport 1 ekranlarında olacak. Izleyici olsam kaçırmazdım.

HABERİ FACEBOOK'TA YORUMLA!

Etiketler
Daha Fazla Göster

Suat BEZENG

İki ülke arasında, yaşam savaşı veren Suat BEZENG, hep iyimserliğini korumuş ve bu iyimserliğinede kızarak bugünlere gelmiş, nadir bulunan Türkçe severlerden biridir. Suat Bezeng; Aynı zamanda Aktif Haber Belçika gazetesi ve “Dijital Karasal Yayınlar ” gerçekleştiren, Belçika’nın ilk Türkçe TV kanalı Aktif TV‘nin genel yayın yönetmenliği görevini yürütüyor. Suat Bezeng Mersin doğumlu olup, 2011 yılından bu yana Belçika’nın başkenti Brüksel‘de yaşamaktadır.

İlgili Makaleler

Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün