ManşetYazarlarımız

GURBETİMİZ SILA, SILAMIZ DA GURBET Mİ OLDU?

« Belçika’da yabancı, Türkiye’de Almancı/Gâvurcu »

Kıymetli “Aktif.be” okuyucuları, Kasım ayında yazdığım ilk makaleme göstermiş olduğunuz ilgiden ziyadesiyle memnun oldum. Bu da bana güç verdi ve bundan böyle düṣüncelerimi, isteklerimi ve de eleṣtirilerimi sizlerle paylaṣmayı mümkün oldugu kadar devam edecegim. Bana, tebriklerini eksik etmeyen abilerime, kardeşlerime, dostlarıma, arkadaşlarıma, öğretmenlerime, akrabalarıma, herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Açıkçası bu kadar ilgi beklemiyordum. Demek ki toplumumuzu ilgilendiren konular daima ilgi çekermiş. Bu yazımda yıllardır soru isaretlerini içerlendiren bir konu seçtim
“GURBET’TE Mİ YAŞIYORUZ? YOKSA TÜRKİYE’Mİ BİZE GURBET OLUYOR”
Aslında bu konunun çok hassas olduğunu iyi biliyorum, çünkü Belçika’daki Türkler olarak tam bu konunun içinde birebir yaşıyoruz. Hayat gerçeğimizi konuşmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu makaleyi okuduğunuzda seçtiğim konunun aslında sürekli olarak Türk toplumun dilinde dolanan bir konu olduğunu fark edeceksiniz; mesela “Belçika’da yabancı, Türkiye’de Almancı/Gâvurcu”

Benim bakış açım, böyle. Elbette,herkes benim gibi düşünmeyebilir. Sadece bu yazımı okurken empati kurmanızı ve kendinizi sadece Belçika’da doğmuş büyümüş biri gibi olaya bakmanızı isteyecegim.

Bildiğiniz gibi bizler (Belçika’da yaşayan Türkler) ; Belçika’da rengimizden dolayı, ismimizden, bazi özelliklerimizden dolayi ilk fırsatta “YABANCI” damgası yiyoruz ki aslında birçogumuz’da bu ülkenin (Belçikanin) vatandaşıyız. Bu da yetmezmiş gibi çogu zaman bazi Belçikalıların ırkçı söylemlerine de maruz kalıyoruz.  Birçogumuz hayatında en az bir iki kere duymuştur kesin. Örneğiniz: « Pis Yabancı, ülkene geri dön! » Aslında çok komik bir durum, değil mi? Gülüp geçiyorum. Demek ki hala böyle düşünceye sahip olanlar var, şu medeniyetten bahseden Avrupa’da.  Ayrıca soruyorum kendi kendime:  ”Dönelim, dönelim de, hangi ülkeye? Türkiye’ye dönsek yapabilir miyiz? Oraya uyum saglaya bilir miyiz?

Anavatanımız Türkiye’mizdeki yasadığımız diğer sıkıntıya göz atalım. Maalesef  “Almancı/Gâvurcu” kelimeleri peşimizi bırakmıyor bir türlü. Rahatsız oluyoruz tabi ki… Sağlık olsun, biz istemedik böyle olmasını… Toplum böyle istedi,  biz de kabul ediyoruz. Yazın izin zamanı geldiginde , sevine sevine gidiyoruz, memleketin havasını, suyunu,topragını özlediğimiz için. Hangimizin sınır kapısına yaklaştıgında ya da uçaktan indiginde ay yıldızlı şanlı bayragımızı görünce duygulari yükselmiyordu? Hangimiz sınır kapısından Türkiye topraklarına girince arabamızdan inip te topragımızı öpmüyordu?

Belçika’nın ikliminden sıkılmışız artık 11 ay boyunca, ṣöyle bir ay boyunca memleketimizde güzel bir izin yapalım diye yola çıkıyoruz, memlekete vardığımızda, bizleri karşılayan dostların sorduğu iki soru var. Ilk önce “ Hoş geldin” derler hemşerilerimiz; sonra da “ NE ZAMAN GELDIN? NE ZAMAN GIDIYORSUN?”  Her yaz memlekete giderim ve hep aynı sorular karşıma çıkar. Yahu bir dur,hemşerim! Yeni geldim, bir oturalım, dertleşelim. Hal hatır sormadan, ne yapacaksın benim dönüş tarihimi? Demek ki memleketimiz desek te orası da (Türkiye) bizleri yabancı kabul ediyor… Acı gerçek değil mi? Memlekete kavusmak, gurbette yaṣayan bizler için, bitmez tükenmez bir arzuydu, hayaldi,hayatın gercegi idi, çilesi idi. Hersey tersine dönüyor sanki, memleketimiz artik burasi olmus, yani  “Belçika” bunu kabullenmeliyiz .

Sonuçta ayni ağaçtan gelmiyor muyuz? O ağacın kökü Orta Asya’da dikilmiş; Kafkasya’ya, Anadolu’ya Trakya’ya,Balkanlar’a ve Avrupa’ya kadar uzanmamıṣ mı ?

Bedensel olarak Belçika’da yaşasakta, aklımız Türkiye’de dolaşmaya devam ediyor.Bu da çok doğal. Günlük hayatımızda, Türkiye’nin siyasetini de daha çok yakından takip ediyoruz, hava durumu, spor haberleri  vs…  Türkiye’nin jeopolitik sorunları bazen bizleri kuşkulandırıyor, kafamızda bazı soru işaretleri de bırakıyor, Acaba Türkiye’miz bölünecek mi? Bölünse bizim Belçika’daki hayatımıza nasıl bir etkisi olacak? Sonuçta Türkiye’de yaşamıyoruz ki. Yanlış anlaşılmasın sakın, Türkiye’nin bölünme taraftarı değilim bunu da söylemiş olayım.  Belçika’nın bölünüp bölünmemesi pek te o kadar ilgimizi çekmiyor, hâlbuki hayatımız bu ülkede geçiyor. Ortaya şöyle bir sonuç çıkıyor, sanki bizler « İKİ ARADA BİR DEREDE » kalmaktan keyif alıyoruz, keyif almıyoruz da, başka alternatifimiz yok, hayat gerçeğimiz bu!

Eski hislerin kaybolmaya başladığı şu dönemde, VATAN özlemleri gibi, yer/ toprak öpmeler yok artık, Türkiye’miz bir izin ülkesi haline gelmeye başladı… Hedef plaj, deniz, lüks otellerde güneşlenmek ise; “Ha İspanya! Ha Türkiye!” Değişen ne o zaman? İspanya’da da plaj var. Pardon, doğru ya bizim yemeklerimiz daha güzel, Dünyanın en iyi üçüncü mutfağı « Türk mutfağı ».  Gurur duymalıyız degil mi? Öyle bir milletiz ki her konuda gururumuzu ön plana atıyoruz, bu kuru gururlar bizi bitirecek, bitiriyor da. Her konuyu gurur meselesi yapmanın anlamı yok aslında… Gerçek problemlerden konuşmaktan kaçıyoruz…

Evet, eskisi gibi değil artık. Memlekete gittiğimizde, eski duyguların, eski hislerin, eş dost akraba özlemlerinin yavaş yavaş kaybolduğunu fark ediyorum. Teknolojinin ilerlemesi de eski duyguları kaybettirdi. Şimdi her şey bilgisayarda artık.Internet kullanıyoruz, çesitli sosyal paylaşım sitelerinde sanal dünyası insanlari çok yakınlaştırıyor. Eskisi gibi telefon kuyrugu da yok, Neydi o günler… Simdi uçakla üç saatte Türkiye’de oluyoruz, eskiden 3 günde varıyorduk arabayla… O üç günde vardığımız Türkiye’yi özlüyorum, o dönemin insanlarını özlüyorum.

Eskiden karşılıklı mektuplar gönderilirdi ,ailece oturulup ; biri okur, diğerleri dinlerdi. Teknoloji yakınlaştırdı ya bizi, aslında tam tersi oldu. Bu dönemde herkes herkesten kaçıyor, selam bile vermek istemiyor. Bu ne demek « çok muhabbet tez ayrılık getirir ». Mektup gönderilen yillari çok özledigim için, bu da benim size yazdigim mektup…

Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Rahmi Gürsever

HABERİ FACEBOOK'TA YORUMLA!

Etiketler
Daha Fazla Göster

Rahmi Gürsever

rahmi_gursever@hotmail.berahmi_gursever@hotmail.be

İlgili Makaleler

4 Yorum

  1. rahmi arkadasim yazilarin cok guzel bence. senden kucuk bir istegim olacak kabul edersen.bir yazinda da benim gibi sonradan gelen insanlarin yasadigi zorluklari ve burada dogup buyuyenlerle olan iliskilerinden bahseder misin?? sencede bir catisma var mi ???

Bir cevap yazın

Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün