-
Yazarlarımız

HANGİMİZ SUSTUK

Değerli arkadaşlar son günlerde yaşanan olayları medya dünyasından izliyorsunuzdur.

Sanırım herkesin kendine doğru bulduğu bir takım düşünceleri vardır. Ülkeler arası ilişkiler savaşlar katliamlar masum insanların hedef alınması medya dünyasında birileri hedef alınarak yapılan haklı veya haksız hukuksuz işler televizyonda ekranları başında saçma sapan sadece oyalama politikası olan sunumlara maalesef maruz kalıyoruz.

Her zaman güçlü olanın yanında durmak isteyenler her zaman masum insanların hakkını göz göre göre çiğnemiştir. Arkadaşlar güç size göre nedir? Para, mal, mülk, altın, elmas, ışıltılı dünya pembe dizilerdeki hayat kaşların mı fiziğin mi top tüfek silah sanayisi mi füzeler mi vb bir sürü şey sıralayabilirim. Size bir soru sormak isterim. Neden atalarımız yıllar boyu yaptıklarıyla hep övünerek yaşadık ve de su anki yaşantımız atalarımızın bıraktığı emaneti koruduk mu?

 

Biz Türk milleti çözümü hep kavga ile çözdük. Geçmiş tarihe inerek biraz düşüncemi paylaşmak istiyorum.

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK: CAHİLLİK YENİLMESİ GEREKEN EN BÜYÜK DÜŞMANDIR

Bizim cumhuriyet döneminden ilk zamanlar Türkiye’de okuma yazma
oranı yüzde 3’dü devrimler gerçekleşti, ilk uçak fabrikası ilk sanayi aracı yerli üretim otomobil yerli silahlarımız yerli üretimimiz ve birçok alanda Türk mühendislerin ürettikleri ile yeni bir ülke yaratma sevdasında birçok arkadaşımız taşın altına elini koydu beklentisi olmadan yılmadan çalıştılar.

EĞER SORUN VATANSA GERİSİ TEFARUATTIR

Diyen bir toplumuz. Bu kadar şeyi nerde ne zaman bıraktık veya bırakılmaya zorlandık. Birileri bana açıklasın lütfen. Ülkem adına üzgünüm. Metehan’a veziri sormuş Çin seferinde. Yüksek bir tepeye çıkarak Çin askerlerini görmüş ve geriye bakarak bir avuç Türk görmüş. Ve kendi içinden sessizce bu kadar adamla nasıl bas ederiz söylenirken. Metehan’ım bu gördükleriniz karşısında ne düşünüyorsunuz deyince.

Ben bu kadar Çinliyi nereye gömeceğim onu düşünüyorum demiş. İnancını kaybetmiş toplumlar özenti içine giren toplumlar bir şeylerin sevdalısı olan toplumlar özünü geleneğini göreneğini kaybetmiş batılılaşmaya çalışmış toplumlar her zaman yok olmaya mahkûmdur… Dışa bağımlı bir ülke haline geldik.

Her şeyimizi ithal eder olduk. Kendi öz kaynaklarımızdan bir haber yaşıyoruz. Gecen ki yaşanan uçak olayında ülke basını basta CNN olmak üzere olayın gerçekliği ortaya çıktığı halde hiç bir ülke lideri tam bir duruş sergilemedi olayı ustu kapalı yorumlarla geçiştirmekle meşguller. oysaki her ülke gibi bizimde angajman kurallarımız var ve de bu doğal hakkimiz. Ve Rusya’nın açıklamaları çok manidar.
Gazi petrolü keseriz gibisinden söylemler. Tam da canlı örneği ile bu noktaya varmak azda olsa düşüncelerimle sizlerin düşüncelerine katkıda bulunmak istiyorum. İlk önce eğitim seviyemizi yükselteceğiz okuyacağız arkadaşlar. Okumak sadece okulla olan bir eğitim değildir. Asil güç kalemdedir. Eğer sen gerçekten o kalemi ülken için kullanıyorsan yazıyor eleştiriler yapıp yeni teknolojilere adim attırıyorsan güç elimizde demektir.

Üzülerek soyluyorum üreten değil tüketen toplum haline geldik. Bir örnek verecek olursam. Gönüllü arkadaşlarım somaya kurban kesmeye gidiyorlar. Oradaki yetkililerden boş bir alan istiyorlar kurban kesmek için, yer gösteriliyor ve oradaki alanın süpürülmesini istiyorlar. Daha sonra kurbanları getireceğiz deyip ayrılıyorlar, daha sonra meydana gelince süpürülmüş toplanmış bir araya pislikler. Şaşkınlıkla soruyor arkadaşlar neden toplamadınız süpürdüğünüz yerleri. Alınan cevap çok manidar bir o kadarda can yakıcı geldi bana.

Siz bize sadece süpürün dediniz toplayın demediniz. Bu görülüyor ki bir insanın düşünceleri elinden alınmış robot haline gelmiş. Rica ediyorum arkadaşlar düşüncelerimizin her alanda ısrarla vurgulayarak özgürce ifade edelim yarın belki bu şansa sahip olamayız.

Şuan ki duruma neden nasıl geldik bundan sonrası için bizleri neler bekliyor. Sevgi saygı kardeşlik destanları yazalım biz tarih yazmayı seven Türkleriz Kürtleriz Alevileriz Çerkezleriz biz kardeşiz.
SAYGILARIMLA

Facebookta yorumla

Editör

Aktif Haber Belçika (www.aktif.be) Aktif Media öncülüğünde 2012 yılında, Türkçe ve Türk Kültürüne katkı sağlamak amacıyla Belçika'nın Başkenti Brüksel'de kurulmuştur. Tecrübe yıllarının ardından bugün yayın kuruluşumuz, Belçika'nın yanı sıra Avrupa'da yaşayan milyonlarca vatandaşımıza her ay yayınlarını ulaştırarak, gündemi takip ediyor.

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu