-
Türkiye

Haseki Hastanesi’ni Yaptıran Abdülhamit’tir

Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) ile İstanbul uygarlık Üniversitesi ortak girişimiyle düzenlenen sempozyumda, Abdülhamit’in yönettiği ülkenin durumu ve devrinin özellikleri konuşuldu. Prof. Dr. Hüsrev Hatemi, Abdülhamit’i anlatırken, padişahın ‘yaptım oldu’ anlayışıyla ülkeyi yönetmediğini ve kendisinden çok ülkesini düşündüğünü söyledi. Tıp Tarihçisi Prof. Dr. Nil Sarı’nın bugün bile pek bilinmeyen Haseki Hastanesi’ne yönelik tespitleri dikkat çekti. Sarı, hastaneyi Abdülhamit’in ilk kadın hastanelerinden biri olarak yaptırdığını ancak pek az kişinin bunu bildiğini hatırlattı.

Yıldız Teknik Üniversitesi’nde düzenlenen sempozyuma iki üniversiteden gelen akademisyenlerin yanı sıra öğrenciler de katıldı. YTÜ Rektörü Prof.Dr. İsmail Yüksek, Abdülhamit’in dönemine göre bir model olduğunu belirtti. Yüksek, “Abdülhamit Han’ın ne kadar büyük bir lider olduğunu anlamak amacıyla son günlerdeki gelişmeler ve Ortadoğu’daki, 20. yüzyıldaki gelişmelerden görmemiz mümkün.” dedi.

İstanbul uygarlık Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Hamit Okur da Abdülhamit şahsında ecdadın ne kadar tanındığı ve bu algının gelecek kuşaklara ne kadar aktarıldığı konusunda düşünmek gerektiğini belirtti. Okur, “24 milyon kilometrekarelik bir toprağı yıllar boyunca adaletle, başarı ile ve imar ederek, her türlü sağlık sorunlarını çözerek idare etmek büyük başarı. Böyle bir ecdadın nesli olarak bizler de aynı yoldan yürüyerek o güç ve ilhamla bize bıraktığı değerlerle aynı tarihi Tekrar yaşatmamız gerekiyor.” ifadesini kullandı.

Sempozyumda konuşan isimlerden biri de Hüsrev Hatemi’ydi. Hatemi’nin üzerinde durduğu konulardan biri Abdülhamit’in devlet yönetimi anlayışıyla ilgiliydi. Abdülhamit’in kendinden çok ülkesini düşündüğünü dikkat çeken ve bunu bir örnekle açıklayan Hatemi, Sultan Abdülaziz’in zamanında gerçekleşen bir olayda Abdülhamit’in, Küçük yaşta tanıştığı bir yüzbaşının ismini aklında tutup, devlete yararlı olur güveni ile yıllar sonra paşa seviyesine kadar yükselttiğini anlattı. Hatemi’inin detaylıca ifade ettiğı yüzbaşı, daha sonra paşa bulunan Yedi Sekiz Hasan Paşa ismini almıştı.

Sempozyumun en dikkat çeken açıklamalarından birini de tıp tarihi alanında önemli araştırmaları bulunan Prof. Dr. Nil Sarı yaptı. Sarı, Osmanlı Devleti’nin son döneminde padişah bulunan Abdülhamit’in özellikle sağlık alanında büyük yatırımlar yaptığını, özel hastanelerden vakıf hastanelerine, kadınlara özel sağlık kuruluşlarına kadar geniş bir yelpaze ve coğrafyada eserler ortaya koyduğunu hatırlattı. Dönemin sınırları arasında çok sayıda merkeze cezaevi hastanesi, asker hastanesi, kadın hastanesi yaptıran Abdülhamit’in eserlerinin kimi zaman yabancı ülke topraklarında kaldığı amacıyla bu ülkeler tarafından, kimi zaman da bilinçsizlik nedeniyle tahrip olup ortadan kalktığını belirten Sarı, dikkat çeken bir örneği de İstanbul’dan verdi.

Bugünkü Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin Hürrem Sultan tarafından yaptırıldığı inancına Rağmen, bu görüşün yanlış olduğunu belirten Sarı, “Bu hastanenin, Hürrem Sultan’ın kurduğu darüşşifanın yakınında olmaktan diğer hiç bir ilişkisi yoktur. Hastaneye eski isminin yani Hamidiye Hastanesi olarak verilmesi doğru olmuştur. İlk kadın hastanemizdir, çok modern cerrahi ameliyatlar burada Binalmıştır. Ne yazık ki Türkiye Cumhuriyeti’nin bu ilk pavyon mimari tarzındaki eserleri de yıkılarak yok edilmiştir.” dedi.

Bu eserin Tekrar eski haline döndürülmesinin daha doğrusu mümkün olduğunu belirten Sarı, ancak teknik olarak Binalabilecekler yanında geri getirilemeyecek süslemeler ve diğer ayrıntılar olduğunu da sözlerine ekledi.
CİHAN

Facebookta yorumla

Editör

Aktif Haber Belçika (www.aktif.be) Aktif Media öncülüğünde 2012 yılında, Türkçe ve Türk Kültürüne katkı sağlamak amacıyla Belçika'nın Başkenti Brüksel'de kurulmuştur. Tecrübe yıllarının ardından bugün yayın kuruluşumuz, Belçika'nın yanı sıra Avrupa'da yaşayan milyonlarca vatandaşımıza her ay yayınlarını ulaştırarak, gündemi takip ediyor.

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu