-
Belçika

KARA VE DERSAN AİLESİNE KONUK OLDUK SİZLER İÇİN SORDUK!

Kara ve Dersan ailesine sizler için konuk olduk ve hem 50. Yılı konuştuk hem de Belçikalı Türkleri konuştuk. Mustafa Kara(45) Amasya’nın Merzifon İlçesinden Belçika’ya 1993 yılında  gelmiş. 21 senedir Namur de yaşıyor.

Bir dönemler Türkçe radyo yayınıyla Radyo Hasret’le pek çoğunuzun evlerine iş yerlerine arabalarınıza misafir olmuş radyo ekibi ve dinleyicileriyle birlikte düzenledikleri Türk kültür gecelerinde üslendiği görevleri başarıyla yerine getirmiş bir büyüğümüz.

Eşi Sebahat Dersan hanımefendi ise aslen İstanbul Bayrampaşalı, 1964 yıllarında henüz 4 yaşındayken ailesi ile birlikte Belçika’ya gelmiş ve okuyup doktor olup yeni yetişen nesillere örnek bir Türk vatandaşı olmuş.

MUSTAFA BEY, BELÇİKA’DAKİ TÜRKLER BİRÇOK MESLEK DALLARINDA FAALİYET GÖSTERİYOR BU KONUDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?
Evet, birçok meslek dallarında Türkleri görmek mümkün fakat gönül isterdi ki daha da fazla olsun. Namur bölgesine baktığımız zaman, her dalda bir meslek sahibi olan Türkleri görebiliyoruz, Avukatımız var doktorlarımız var hemşiremiz

Resmi büyütmek için üzerine tıklayın
Resmi büyütmek için üzerine tıklayın

öğretmenlerimiz var Restorant sahibi dostlarımız var inşaat sektöründe çalışan çalıştıran bu sektöre malzeme sağlayan mağaza sahibi dostlarımız var değişik meslek dallarında kendiletrini kanıtlamış özveriyle çalışan Türklüğüyle dürüstlüğüyle kendisini çevresine sevdiren saydıran işini yapan başka insanlara ekmek kapısı açan güzel insanlarımız var. Her dalda her alanda yetişen gençlerimiz var belediye otobüslerinde görev yapan genç şoför kardeşlerimizi bile görüyoruz artık.

Biz mesela kendi acımızdan bir örnek verelim, radyo programına başladık 12-13 yıl, radyo programı yaptık Türkçe olarak, o zamanlar 300 hane vardı diye biliyordum fakat 50-60 bilemedin 100 haneye zor ulaşabiliyorduk. İnsanlarımız dinliyordu fakat katılmıyordu. Kimisi uzak kalıyordu, çok güzel bir program yapıyorduk eğleniyorduk. Bazı konuları tartışıyorduk, olayları değerlendiriyorduk. Namur de daha fazla ilerleme olmadığını fark ettiğimiz anda, meşaleyi genç arkadaşlarımıza bıraktık ve onlar şuanda radyo programını hala devam ettiriyorlar. Onlara da başarılar diliyorum.

MUSTAFA BEY 50 YIL HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?
Hakikaten Charleroi ya Brüksel’e Liège ‘e baktığınız zaman Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen insanların çoğunluğundan kaynaklanan farklılıkların olması, farklı kültürlerden gelen bireylerin bir araya gelerek farklı farklı etkinlikler ortaya çıkarmalarına neden oluyor.

Fakat Namur bölgesi için bunu söylemek zor o açıdan bir eksiğimiz var ve seneler sonra suna ikna oldum ki Namur de Kendi halkına güvenerek bir iş yapmak çok ama çok zor bana dokunmayan yılan bin yaşasın hükmü geçerli Namur de maalesef tabi ki bu benim sahsı fikrim şunun da altını özellikle çizmek isterim bu söylediklerim tüm Namur halkını kapsamıyor ebetteki istisnalar var çok değer verdiğim sevip saydığım nice dostlarım var burada tanışıp ahbap olduğum kendilerine çevrelerine çocuklarına akraba eş ve dostlarına faydası olacak şeyler için canla başla yardıma el uzatmaya çalışan sevgili dostlara sizlerin aracılığıyla teşekkürlerimi sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

SEBAHAT HANİM SİZ EĞİTİMİNİZİ BURADA ALDINIZ VE ÇALIŞMA HAYATINIZDA NAMUR DE DEVAM EDİYORSUNUZ DEĞİL Mİ?
Evet, Namur de Fakültede başlayan 3 senelik doktorluk eğitimimi Brüksel’de ucl üniversitesinde tamamladım ve devamında 4 sene  Anderlecht teki Sainte Anne hastanesinde iç hastalıkları bölümünde asistan olarak görev aldım. Ve ardından ailemin de yaşadığı Namur şehrine gelerek özel muayene hanemi açtım. 22 senedir de doktorluk hizmetimi burada sürdürüyorum. Toplumun her kesiminden hastalarım var malumunuz ettiğimiz yemine sadık kalarak din irk cins gözetmeksizin bizden yardım talep eden her hastamıza en iyi şekilde mesleğimin gerekenlerini yapmakla yükümlüyüm.

r3
Resmi büyütmek için üzerine tıklayın

Yeni gelen beni tanımayan Belçikalı hastalarımda Türk olduğumu öğrendiklerinde biraz şaşırıyorlar, ben burada büyüdüm eğitimimi burada aldım ve isimi severek yaptığım için bu konuda hiç sıkıntı çekmiyorum.

SEBAHAT HANİM TÜRK HASTALARINIZ GELDİĞİNDE SANIRIM BİR TÜRK DOKTORLARI OLDUĞU İÇİN GURUR DUYARAK ACIYORLARDIR MUAYENEHANENİZİN KAPISINI?
Umarım öyledir. Çoğu zaman Fransızca konuşamayan hastalarım geldiğinde onlarla birlikte geçirdiğimiz Türkçe sohbetimiz sonunda dertlerini sağlık sorunlarını özel konuları ikinci bir kişinin aracılığı olmadan anlatabilmelerinin rahatlıklarını gözlerinden okur gibi oluyorum bu sevinci bu ortamı size güvenen sağlığını hayatını sizin ellerinize teslim eden hastalarınızın gözlerinde okumak çok güzel bir duygu.

Ama şunuda özellikle belirtmek isterimi böylesine kutsal bir mesleği icra ederken  hastalarımızın bize güvenmesinden bize ve yapmış olduğunuz hizmete değer vermesinden daha güzel bir şey yoktur hayatta.
50. YIL ETKİNLİKLERİYLE İLGİLİ BİR SORUM OLACAK SİZE SEBAHAT HANİM 50 YILDA NE GİBİ DEĞİŞİKLER OLDU SİZCE ACABA AVRUPA’DA YASAYAN VATANDAŞLARIMIZIN ÜZERİNDE?
Bence Türk toplumu acısında en büyük değişiklik ileriye yarına bakış acılarındaki değişimle oldu. Birinci neslin Avrupa’ya geliş amaçlarını hepimiz biliyoruz; çalışmak para kazanıp Türkiye’ye geri dönmekti ilk hedef. Fakat artık yeni yetişen gençlerimiz bir yana birinci nesil büyüklerimiz bile geri anayurtlarına dönme konusunda çelişkililer.

Dile kolay bir omur bir gençlik ana baba bazen eş dost akraba terk edildi bu uğurda ve seneler seneleri kovaladı Avrupa’da, evlerini islerini ailelerini buralarda derleyip toparladılar zaman geçtikçe çocukları çocuklarının çocukları derken bir ağaç misali kok saldılar ikinci yurtlarına ve bugün ekonomik acıdan olsun sağlık acısından olsun aile bağları acısından olsun bağlanıp kalınıyor bu diyarlara insanlarımız ister istemez. Ve buna bağlı olarak yatırımını burada yapmaya başlıyor pek çok insanimiz.

Resmi büyütmek için üzerine tıklayın
Resmi büyütmek için üzerine tıklayın

Ve gönlümüz şunu arzu ediyor, bu kadar rahat bir ortamda, bu kadar düzenle bir eğitim ortamında, neden okumak istemiyor çocuklarımız, eğitim ve öğretime daha da önem vermeliyiz, yarınlarımızın güvencesi geleceği çocuklarımızı en güzel yerlerde görmek 50 yıldır çekilen vatan hasretinin hezimetin öfkenin sinirin umutların yıkılısın yeniden doğmanın ayakta kalabilmenin sembolü olmalı gençlik. Başarıdan başarıya koşmalı gençlerimiz.

SEBAHAT HANİM BİR BAYAN OLARAK, NE GİBİ FAALİYETLER YAPILMALI, BİLİYORSUNUZ NAMUR DE KADINLAR KOLU VAR BU KONUDA NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?
Camimizin inşaatı sırasında bir gün eşim geldi ve camide yapılan bir anonsu söyledi bana yapılan yardımların haricinde birde evde her ailede çalışan eşlerin veya çocuklarında camiye üyeliklerinin yapılması ve bu vesile ile üye aidatlarının artmasıyla cami inşaatının hızlandırılmasının amaçlandığı konusu dile getirildi dedi. Zaten bir müddettir düşündüğüm bu cami aidat üyeliğine böylelikle bir giriş yapmış olduk.

Gecen süre zarfında öğrendiğim kadarıyla Namur cami derneğinde tek üye bayan olma şerefine nail olduğum gibi ayni zamanda da belki yapılan veya yapılacak olan dini kültürel sosyal faaliyetlerden de bu vesile ile rahatlıkla haberdar ola birim ümidi taşımaya başlamıştım. Geçen yıllar içinde maalesef ne etkinlerle nede yapılan seçimlerde sahsıma üye olduğum halde bir

DEVAMI AKTİF NAMUR DERGİSİNDE!

Facebookta yorumla

Editör

Aktif Haber Belçika (www.aktif.be) Aktif Media öncülüğünde 2012 yılında, Türkçe ve Türk Kültürüne katkı sağlamak amacıyla Belçika'nın Başkenti Brüksel'de kurulmuştur. Tecrübe yıllarının ardından bugün yayın kuruluşumuz, Belçika'nın yanı sıra Avrupa'da yaşayan milyonlarca vatandaşımıza her ay yayınlarını ulaştırarak, gündemi takip ediyor.

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu