-
Yazarlarımız

KIZIMA MEKTUBUM – Arife Beyhan Yazıyor

Dünya’da ki Cennetim, Huzur Tüten Evim. Mektup yarışması “Evladıma, kızıma” 2013

Cheratte , 28.11.2013

Sevgili Kızım, Sarı Çiçeğim, Annem,

Bu mektubu sana bir yarışmaya katılmak için yazıyorum aynı sırada da, evleneceğin gün, hediyem olsun…

Bugün 28 Kasım 2013. Ben 34 ve sen 15 yaşındasın. Daha benim gözümde aslında bir bebeksin… Ama kabullenmeliyim ki, sen artık bir genç kızsın. Sarı çiçeğim, güzel yavrum. Gel sana seni ilk hissettiğimde neler yaşadığımı anlatayım.

İlk önce midem çok bulanmıştı. Herhalde hasta olacağım diye düşünmüştüm. Hatta baban “yalın ayak yerlere basıyorsun, dikkat et” diye uyarmıştı beni. Varlığından emin olduğum o ilk an varya, o duygularımı nasıl ifade edeyim sana bilemiyorum? Derin bir mutluluk ve heycan vardı içimde. Artık ben de anne olacaktım, en kutsal en kıymetli göreve bende sahip olacaktım. Sen benim içimdeki ikinci CAN’dın… Hatta sen bendin! Gün geçtikce büyüyordun ve bende değişiyordum. Evimizde de değişiklikler oluyordu, yeni bir oda, yeni mobilyalar, yeni kıyafetler almıştık…

yarişma
Yazarımız Arife Beyhan hanım, katıldığı yarışmada birinci oldu

Geldik doğduğun o ana! Evet kucağımda bir melek vardı, onu kokladığımda Cennetten gelen bir koku vardı çünkü o güzel ifade edilmez koku ancak Cennetten bir koku olabilirdi. Ve o meleğin ismi, Ayse-Sena idi. Babanla beraber seçtik o ismi. Adı güzel kendi güzel kızım.

İlk adım attığın an, ilk kelimeyi söylediğin an, ilk okula gittiğin an… O anlar seninle beraber ben de hem korktum, mutlu oldum ve seninle gurur duydum. “Anne” diye seslendiğin o ilk an var ya, elim ayağıma dolaşmıştı, heycandan ne diyeceğimi bilememiştim, mutluluktan uçuyordum resmen…

İyisiyle kötüsüyle yıllar geçti… Artık genç bir kız oldun. Güzel, alımlı, iffetli, Müslümanlığa yakışır bir genç kız oldun. Ve bu mektubu okuyacağında, beyazlar içerisinde yine bir melek olacaksın. Benim küçük meleğim…

Evimizde geçireceğin o son geceyi düşünüyorum da, beni, babanı ve kardeşini bırakıp gideceğin o geceyi. Bir çeyrek asırlık yolculuğumuz bitecek ve gideceksin, hayat böyle. Ve giderken de beni ve babanı onurlandır, utandırma. Mutlu ol ve mutluluğunu yanındaki insanlarla daima paylaş, hissettir. Annen olarak, sana bir kaç nasihatta bulunacağım. Kim bilir belki o gün yanında olamayabilirim. Eğer öyle olursa, sakın ağlama evimizden çıkacağın gün. Benim gözlerim sürekli senin üzerinde olacak ve tabii ki Cenab-ı Allah hep seninle, bunu unutma! Bak kızım, bu nasihatlerime uyarsan dünyada mutlu bir ömür geçireceğin gibi, ahirette de ebedi saadete ulaşırsın inşaallah.

– Kanaatkar ol! Eşinle neye sahip olursan onlara kanaat et. Başkaların sahip olduklarına özenme, her şeyi olan inan mutlu olmuyor.

– Haram olanlara sakın bakma! (Haramlardan mutlaka uzak dur! )

– Eşinin söylediklerini daima iyi dinle, ona kulak ver. Bir konuda aynı fikirde değilsen, sesini yükseltmeden tatlı bir dil ile paylaş fikrini. Aranızdaki diyalog çok daha iyi olacaktır.

– Evin ve her şeyin her zaman temiz olsun!

– Eşinin akrabalarına iyi davran. Annesini, babasını bizim kadar sev ve saygılı ol.

– Eşinin yemek saatlerine ve uyku saatlerine dikkat et. Evinde her gün sıcak bir yemek olsun. Dışarda yenen yemek, evdeki yemek kadar lezzetli olmaz çünkü kendi duygularını katamazsın…

– Eşinin sırlarını kimseye verme! İyi bir hayat arkadaşı ol!

– Aranızda ki problemleri yine aranızda çözmeye çalışın. Benimle de paylaşma! Her kavgada, ağlayıp, eşyalarını toplayıp eve gelme! Sabırlı ol, beklemeyi ve gerektiği zaman özür dilemeyi bil! Sadece sorun düzelmezse, gel bana anlat… Ben her zaman yanında olacağım, ama unutma ki haksız olduğun zamanlar bunu sana söylemek benim görevim olacaktır.

– Doğacak olan çocuklarına da iyi bir anne ol. Onları İslami bir eğitimle yetiştir. Babalarını onların yanında kötüleme. Unutma çocuklar sadece sözle eğitilmez, gözle de eğitilir. Onlara iyi örnek ol. Namazını kıldığında, Kur’an okuduğunda onları yanına al.

– Güzel huylu ol. Eşine Cennet nimeti ol! Azap çektirme. Sakin materyalist bir ruha da sahip olma. Dünya malı, dünyada kalır. Ama insanın bıraktığı hatıra ebedidir.

Papatyam, diyeceklerim bunlar. Eğer doğduğun günden bu yana, seni üzdüysem, kırdıysam, özur dilerim. İnan her ne yaptıysam, senin iyiliğini düşündüğüm için yapmışımdır.

Bu nasihatlarımı da unutma, ugulamaya çalış. Hep kendi istek ve arzularını ön plana çıkartma olur mu güzel yavrum?

Iyi bir eş, iyi bir anne olmanı diliyorum, olacağını da biliyorum, her zaman olduğu gibi sana güvenim sonsuz…

Annen Arife BEYHAN

Facebookta yorumla

Arife BEYHAN

1979 yılında Liège'de doğdu ve 5 kız çocuklu Karamanlı bir ailenin 3’üncü kızıdır. Evli ve iki çocuk annesidir. Fransızca, İngilizce ve flamanca bilmektedir ve bir mağazada satış müdürüdür.

4 Yorum

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu