-
Yazarlarımız

Medeni Kanun 1007. Maddesi Kapsamında Kadastral Hatalar

Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından yapılan tesis kadastrosu çalışmaları sonucunda tapu sicillerinin oluşturulduğu bilinmektedir.

Parsel bilgilerinin tapuya tescil edilmesinden sonra tapu kütüğü üzerinde tapu müdürlüğünde çalışan personel tarafından yapılan hatalardan Medeni kanunun 1007. maddesine göre devletin sorumluluğu bulunmaktadır.

Medeni Kanunun 1007.maddesinde;

Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur.

Devlet, zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder.

Devletin sorumluluğuna ilişkin davalar, tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür hükmü bulunmaktadır.

Devletin sorumluluğundan söz edilebilmesi için tapu sicilinin tutulmasında tapu sicil müdürü veya memurunun hukuka aykırı bir işleminin ve bununla zararla sonuç arasında nedensellik bağının varlığı gerekir.

Kadastro çalışmaları ve faaliyetleri sırasındaki işlemler,  tapu sicili tutma kavramı içerisinde değerlendirilmez.

Dolayısıyla hazine,  kadastro tespiti sırasında yapılan hatalardan Medeni Kanunun 1007/1 maddesine göre sorumlu tutulamaz.

Ancak tapu kütüğünün oluşturulması aşamasında meydana gelecek hatalardan kim sorumlu olacaktır?

Veya  vatandaş mağduriyetinin önüne nasıl geçilebilir?

Bu konu ile ilgili olarak iç hukuk yoları tüketilerek AİHM tarafından sonuçlanmış bir örnek de mevcut.

Söz konusu olay iç hukuk yollarının tüketilmesi sonucunda AİHM’e taşınmıştır.

AİHM de 2009 yılında aldığı kararla; “dosyadaki delillerin bütününe bakarak ileri sürülen iddiaları değerlendirmeye yetkili olduğu ölçüde, sözleşme ve protokolleri ile güvence altına alınan hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği yönünde bir belirti saptanmamıştır.” şeklinde karar vermiştir.

Bilindiği gibi bu kararlar kesindir ve bu  karara karşı başka bir mahkemeye veya daireye itirazda bulunulamaz.

Bu gibi durumlara düşmemek ve vatandaş mağduriyetine sebebiyet vermemek için vatandaşın bilinçlendirilmesi yanında Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü’nce idari anlamda bazı önlemler alınmalıdır.

Hem verilerimizin güncellenmesi, hem de vatandaş mağduriyetine sebebiyet verilmemesi için; sadece tesis kadastrosu sonucu oluşan ve hiçbir değişikliğe uğramayan parsellerde yapılacak ilk tasarrufta (satış, ipotek, plan örneği, aplikasyon…) kadastro müdürlüklerinden aplikasyon krokisi veya parselin sayısallaştırılması istenmelidir.

Kadastro müdürlükleri arazi ve büroda yapacakları çalışmalar ile hem kadastral parsellerini sayısallaştırmış olacak, hem de varsa yukarıda anlatıldığı gibi hatalar düzeltilerek vatandaşların mağduriyetleri de engellenmiş olunacaktır.

Av.Özlem Ağca

agcahukuk@gmail.com

03122447535

Facebookta yorumla

Av. Özlem Ağca

Hukuk ofisimiz başkent Ankara ’nın yeni gözdesi Etimesgut İlçesinde olmakta ve yoğun iş ve ticaret merkezi olan Etimesgut İş Merkezi içersindedir . Hukuki sorunlarla başa çıkmanın, öncelikle sorunla karşılaşmadan, gereken tedbirlerin alınmasından geçtiğine inanıyoruz. Bu anlamda müvekkillerimize koruyucu hukuk danışmanlığı hizmeti vermekle birlikte karşılaştığımız her türlü hukuki problemin çözümünde de yapılabileceklerin en iyisini yapmanın gayreti içerisinde olacağız. Hukuk ofisimiz vekil-müvekkil ilişkilerini karşılıklı güven temelinde inşa eder. Şahsi ve ticari hayata ilişkin sırların gizliliği ve bu bilgilerin özenle saklanması için gereken tedbirlerin alınması ve takip ettiğimiz işlerin tüm aşamalarından müvekkilin bilgilendirilmesine önem veren şeffaf çalışma şekli en önemli ilkelerimizdendir.

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu