Türkiye

Savcı Zekeriya Öz’den İddialara Yönelik Yazılı açıklama

Savcı Zekeriya Öz, hakkındaki iddialar üzerine yazılı açıklama yaptı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Zekeriya Öz, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisine 2 kişi gönderdiğini söyledi.

Yazılı açıklama yapan Zekeriya Öz, “Bu kişilerin Başbakan’ın kendisine çok kızdığını ve yolsuzluk soruşturmasını Derhal durdurmasını istediğini ilettiklerini belirtti. Öz, ” ‘Aksi taktirde Zarar göreceğimi ve bunun Neticelarının benim amacıyla ağır olacağını, emniyete ne amacıyla gittiğimi, bunun herkesi çok kızdırdığını’ söylediler. Tehdit niteliğindeki bu haberi getiren değerli kişilere soruşturmanın benim dışımda vicdanları ve kanunlar çerçevesinde görev yapan savcılar tarafından yürütüldüğünü söyledim.” ifadelerini kullandı.

Zekeriya Öz, “güçlü deliller nedeniyle birçok şüphelinin tutuklandığını, emniyet müdürlüğüne de yeni atanan personelin şüphelilere sorulmak amacıyla hazırlanan soruları değiştirdiği yolundaki ihbar Binalması üzerine gittiğimi ve sorulacak soruları kapalı zarf arasında mühürlü olarak teslim aldığımı, başıma gelebilecek en kötü şeyin ölüm olduğunu, görevim nedeniyle ölmem halinde de görev şehidi olacağım amacıyla bunun benim amacıyla şeref olacağını ifade ettim. Bu cevabımdan sonra çok Zarar göreceğim tarafıma söylendi.” dedi.

İşte Zekeriya Öz’ün yazılı açıklamasının tam metni:

HAKKIMDAKİ İDDİALARA cevap

İstanbul C.Başsavcılığı tarafından yürütülmekte bulunan ve kamuoyunda yolsuzluk operasyonları olarak tabir edilen soruşturmalardan sonra şahsıma yönelik olarak başlatılan ve dozu her uğrayan gün artarak adeta bir itibarsızlaştırma kampanyasına dönüştürülen saldırı boyutuna ulaşan yayınlar nedeniyle HSYK’dan aldığım yazılı izin doğrultusunda aşağıdaki hususlarda kamuoyunun bilgilendirilmesi zorunluluğu doğmuştur.

1 – Evvel sayın Başbakan tarafından basın mensuplarına açıklanan sonrasında da bazı gazeteler tarafından yayınlandığı üzere bugüne kadar 22 kez yurtdışına çıktığım hususu mutlaka gerçek dışıdır. Bu konudaki gerçek bilgiler hakkımda 2802 sayılı Kanun gereğince soruşturma yapma yetkisine sahip HSYK tarafından ortaya çıkarılacaktır. Eğer iddia edildiği gibi bu güne kadar 22 kez yurtdışına çıktığım ispatlanırsa mesleğimden aynı gün istifa edeceğimi ilan ediyorum. İddiaların asılsız çıkması halinde aynı erdemli davranışı bana bu tür suçlamaları yapanlardan da bekliyorum.

2 – Bir kişinin yurtdışına giriş çıkış kayıtları devletin resmi kurumlarında muhafaza edilen ve ancak bir soruşturma sırasında sorgulanabilecek kayıtlardır. Hakkımda herhangi bir adli ya da idari soruşturma bulunmayan dönemde usulsüz ve yetkisiz olarak yurtdışına giriş çıkış kayıtlarının sorgulandığı ve bunun neticesinde kişisel veri niteliğindeki bu bilgilerin (üstelik mutlaka yanlış olarak) sayın Başbakan’a iletildiği ve sayın Başbakan tarafından da basın mensuplarına açıklandığı gazete haberleriyle ortaya çıkmıştır. TCK’nın 134, 136, 137 ve 257. maddeleri kapsamında suç teşkil eden bu eylemlerden dolayı gerek yetkisiz olarak sorgulama yapan kamu görevlileri gerek bunları yetkisiz olarak açıklayanlar hakkında yasal yollara başvuracağım.

3 – Devletin resmi kayıtlarında bulunan bu bilgilerin bile kamuoyuna abartılarak ve yanlış halde açıklanması sadece görevimi hukuka uygun olarak yapma gayreti arasında olduğum amacıyla tarafıma yöneltilen husumetin boyutunu gözler önüne sermektedir.

4 -16-22 Ekim tarihleri arasında Dubai’de tatil yaptığım ve bunun 77.500 TL bedelini Ali Ağaoğlu isimli işadamına ödettiğim hususu da gerçek dışıdır;

a ) HSYK tarafından Binalacak soruşturma yurt dışı giriş çıkış kayıtlarım sorgulandığında da anlaşılacağı üzere ailem ve bir meslektaşım ile birlikte Dubai’deki otele giriş tarihim 17 Ekim 2013, çıkış tarihim ise 20 Ekim 2013’tür. Bu yurtdışı seyahati kendisi ile 5 yıldır tanıştığım ve samimi dostum bulunan Halil İbrahim Demirhan tarafından organize edilmiştir. Halil İbrahim Demirhan, uzun yıllar Dubai’de yaşayan ve bu ülkede tanındığını ve sevildiğini bildiğim bir işadamıdır. Bu güne kadar kendisinin benden adli konulara ilişkin herhangi bir talebi olmamıştır.

Konunun iddia edildiği gibi yolsuzluk operasyonu olarak bilinen soruşturmanın şüphelilerinden Ali Ağaoğlu ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Gerek gezi öncesi gerekse sonrasında kendisiyle herhangi bir görüşmem olmamıştır.

b ) Dubai’de karşılanmamız ve kentte dolaştırılmamız Halil İbrahim Beyin kardeşi İdris Demirhan tarafından Binalmıştır.

c ) uçak biletleri tarafımdan nakit para ile bir gezi acentesinden alınmış, geziye daha sonradan katılmaya karar veren çocuğunun uçak bileti ise kendisine ait kredi kartı ile alınmıştır.

d ) Gezinin Tüm masrafları tarafımdan ve geziye benimle birlikte katılan meslektaşım tarafından ödenmiştir.

e ) İddia edildiği gibi otelde oda servisi olarak yediğimiz herhangi bir yemek bulunmamaktadır. oteldeki ücretlere sabah kahvaltısı dahil olup bunun dışında kaldığımız 3 gün boyunca oteldi sadece bir öğün yemek yenilmiştir.

f ) Otel ücreti basına abartılı olarak yansıtıldığı halde değildir. Gezinin maliyeti uçak biletleri dışında ailemle birlikte şahsım amacıyla 4150 dolar, meslektaşım ve ailesi amacıyla 3500 dolardır. Bunlara ilişkin bilgi ve belgeler Binalan inceleme sırasında ibraz edilecektir.

h ) Gazete haberlerinde verilen fatura vb. belgeler gerçek dışı olup ne halde temin edildiği soruşturma sonucunda ortaya çıkacaktır. henüz yurtdışına çıkmadığım ve yurda döndükten sonra otelde kalmam fiilen imkansız olduğuna göre bu belgeler gerçeği aykırıdır ve şahsımı yıpratmak amacıyla sonradan temin edilmişlerdir. Kanunla kendilerine verilmiş görevleri yapmaları gereken kurumlar ve bunların yöneticilerinin işlerini bırakarak bizzat bu belgeleri temin ile uğraşmaları ve bazı medya organlarına servis etmeleri de dikkat çekicidir.

5 – Hakkımdaki bu iddiaları sayın Başbakan tarafından açıklanmadan önce yüksek yargı kökenli bulunan, daha önceden tanıştığım ve saygı duyduğum iki kişi bizzat sayın Başbakan tarafından bana çok kızgın olduğunu hakkımda ağır laflar ettiğini, bir mektup yazarak kendisinden özür dilemem gerektiğini, hükümete yönelik soruşturmaların Derhal durdurulmasını, aksi takdirde Zarar göreceğimi ve bunun Neticelarının benim amacıyla ağır olacağını, emniyete ne amacıyla gittiğimi, bunun herkesi çok kızdırdığını söylediler. Tehdit niteliğindeki bu haberi getiren değerli kişilere; soruşturmanın benim dışımda vicdanları ve kanunlar çerçevesinde görev yapan savcılar tarafından yürütüldüğünü, kaldı ki güçlü deliller nedeniyle bir çok şüphelinin tutuklandığını, güçlü deliller bulunduğunu, emniyet müdürlüğüne de yeni atanan personelin şüphelilere sorulmak amacıyla hazırlanan soruları değiştirdiği yolunda bir ihbar Binalması üzerine gittiğimi ve sorulacak soruları kapalı zarf arasında mühürlü olarak teslim aldığımı, başıma gelebilecek en kötü şeyin ölüm olduğunu, görevim nedeniyle ölmem halinde de görev şehidi olacağım amacıyla bunun benim amacıyla şeref olacağını ifade ettim. Bu cevabımdan sonra çok Zarar göreceğim tarafıma söylendi.

Daha sonra kamuoyunda 2. yolsuzluk operasyonu olarak isimlendirilen raporda ilgili savcılarla görüşAmaç bu soruşturmaya müdahale etmem gerektiğini, işin farklı boyutlara kaldırılmasını, bu konuda yardımcı olmam gerektiği söylendi. Ben de, o soruşturmadan bilgimin olmadığını, soruşturmanın TMK 10. Maddesi  ile yetkili Başsavcı Vekilliği tarafından yürütüldüğünü belirttim.

Bu görüşmeden bir gün sonra sayın Başbakan tarafından şahsıma yönelim gerçek olmayan iddialar dile getirildi. Bazı basın yayın organları da bundan sonra şahsıma yönelik yıpratma kampanyasına başladı ve halen bu saldırılar devam etmektedir. Bu konuda gönderdiğim tekzipler de yayımlanmamaktadır.

6-) Bu görüşmeden sonra tarafıma tahsis edilen koruma aracı, önceden hiçbir tebligat Binalmaksızın, bilgi verilmeksizin ve gerekçe de gösterilmeksizin 06 Ekim 2014 tarihinde alınmıştır. Yürüttüğüm Ergenekon soruşturmasında aldığım sayısız tehditler nedeniyle tarafıma tahsis edilen koruma aracının alınmasından sonra şahsımın ve ailemin başına gelebilecek her türlü sorunun sorumlusu bu usulsüz işlemi yapanlardır.

7-) Hakkımdaki asılsız haberleri yayınlama konusunda öncülük yapan bazı gazetelerin sahiplerinin kamuoyunda 2. yolsuzluk operasyonu olarak isimlendirilen soruşturma kapsamında Tüm malvarlıklarına mahkeme kararıyla tedbir konulmuş olması daha doğrusu Tüm Binalanların nedenini ortaya koymaktadır.

😎 Tüm bunların yaşandığı günlerde çıkan asılsız basın haberlerine dayanılarak hakkımda başlatılan inceleme daha Neticelanmadan aynı gün tayinimin çıkarılması üzerimdeki baskının artacağını göstermektedir.

9-) Ümraniye’de bir gecekonduda yakalanan el bombaları üzerine başlayan Ergenekon soruşturması nedeniyle bugüne kadar şahsıma ve Tüm ailemin maruz kaldığı tehditlere bugün yenilerinin eklenmesini ve bunun Ergenekon Terör Örgütünün ve faaliyetlerinin büyük oranda  deşifre edilmesinin sağladığı huzur ortamında varlığını her uğrayan gün güçlendirerek sürdüren kesimlerden gelmesini aziz milletime havale ediyorum.

10-) Bu yaşananlardan sonra Ergenekon soruşturmasını yürüttüğüm sırada gerek doğrudan gerekse dolalı olarak şahsıma iletilen ancak yerine getirmediğim amacıyla husumet beslenen hukuka aykırı taleplerle ilgili hatıralarımı yazmaya başladığımı belirtirim.

Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da haksızlıklar karşısında yılmayacağımı, hukuka uygun olarak haksızlık, hukuksuzluk ve yolsuzlukların üzerine korkmadan gideceğimin herkes tarafından bilinmesini istiyorum.

Kamuoyuna saygılarımla arz ederim.

ZEKERİYA ÖZ

HABERİ FACEBOOK'TA YORUMLA!

Etiketler
Daha Fazla Göster

Editör

Aktif.be Belçika'da elde ettiği kitle ile hatrı sayılır bir okur sayısına ulaşmış ve Belçika'da Türkçe yayıncılıkta lider konuma yükselmiştir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün