fbpx
ManşetYazarlarımız

“SEÇİLEN YOLLAR” – Rahmi Gürsever yazıyor

 Kıymetli Aktif.be okuyucularına selamlar olsun,

 

Trene her bindiğimde elime kalemi alır, yazmaya başlarım. Aklıma birden bire bir okur severim gelir, benim yazdığım makaleleri sürekli beğenir ve yapıcı bir şekilde sürekli eleştirir, sağ olsun.

 

  • Bana sürekli derki: Neden yazılarında soru işaretleri bırakıyorsun? Virgülün ardından noktayı koymuyorsun. Noktayı koyacaksın, işi bitireceksin der.
  • Bende sürekli kendisine şu şekilde cevap veririm: Soru işaretleri, okur severleri düşünmeye davet eder, ama noktayı koyarsam kendi düşüncemi empoze etmiş olurum, insanların yerine ben karar vermiş olurum, buda yanlış olur. Karar almak/ vermek kolay değildir, önce sorulara cevaplar aramak/bulmak gerekir derim.

 

Çinli filozof “Lao Tseu’nün” (- 604 -571 m.ö.) şu nasihatini hatırlatmak isterim kendisine:

 

“Acele karar vermeyin. Hayatın küçük bir dilimine bakıp tamamı hakkında karar vermekten kaçının. Karar; aklın durması halidir. Karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi,       dolayısı ile gelişmeyi durdurur. Buna rağmen akıl, insanı daima karara zorlar. Çünkü gelişme halinde olmak tehlikelidir ve insanı huzursuz yapar. Oysa gezi asla sona ermez. Bir YOL biterken yenisi başlar. Bir kapı kapanırken, başkası açılır. Bir hedefe ulaşırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta olduğunu görürsünüz.”. Lao Tseu

 

Bu makalem ’deki ele almak istediğim konu « seçilen yollarla » ilgili olacaktır.

Söz, bu defa soru işaretlerini fazla kullanmamaya çalışacağım.

 

“Yollar bir tükeniş içinde… Fakat benim, yürüdükçe uzayan yollar var içimde” demişti bir zamanlar Sair Kadim Dolunay.

 

Yaklaşık 10 yıldır resmi ve gönüllü olarak çalıştığım sosyal ve kültürel sektöründe, çeşitli kültürlere bağlı insanlarla tanışma fırsatı buldum. İnsanlarla sohbet ettiğimde onları ilk etapta bir merak sarar, bu merak sizin Dininizle, Kültürünüzle, Gelenek, töre, tarih, vb… olur. Girdiğim bu yollarda çok önemli konulara şahit olma fırsatı buldum.

 

— Derler ki, hangi yolda yürüdüğünüzün bir önemi yok, yola ve yolculuğa birlikte başladığınız insanı/insanları, yarı yolda bırakmamanız önemli! Prof. Dr. Salih Şimşek (alıntı)

 

Bazı insanlar derki: Dinler yüzünden tarihte savaşlar çıkmış, onun için dinleri sevmiyorum.

Bende diyorum ki: İnsanların Taht kavgası ve güç elde etme egosu ve fantezisi yüzünden savaşlar olmuştur. Belki de dinlerin yüzünden değildir? Burada dini sahsı amaç, bölge kavgası, siyaset vb.. gibi konulara alet etmek yanlış diye düşünüyorum. Din, İnsan ve Yaratan’ın arasındadır.

 

Belçika’da ortaokul, lise okullarında, tarih derslerinde, Roma imparatorluğu, Mısır tarihi, Yunanistan tarihi, Yazı, Arap tarihi,… Gibi konuları anlatırlar. Altın sayfalı Türk tarihini maalesef fazla anlatmazlar, doğru ya biz Barbarız, ecdadımızı Barbar olarak anlatırlar J Batılılar tarafından sürekli kullanılan “Barbar” kelimesi, eski tarihlerde, “Yabancı” anlamına geliyormuş, bunu ’da yeni öğrenmiş oldum. Göç hikâyesinin, Belçika okullarında Tarih derslerinde verilmesi için kampanyalar düzenlenmişti, sonucunu hala merakla bekliyorum. Okullarda “Göç hikâyeleri” dersleri verilirse çok pozitif olur. En azından Belçikalı çocuklar, atalarımızın 50 yıl önce neden Belçika yolunu tuttuğunu öğrenmiş olurlar. Irkçılığa ve fanatizmliğe mücadele etme konusunda büyük bir adim atılmış oluruz.

 

Geçmişte yaşanan savaşlar, çeşitli milletleri karşı karşıya getirmiştir. Bugünlerde ise Belçika’da olsun yada başka bir Avrupa ülkesinde, geçmişteki savaş yapmış milletlerin torunları (Türk, Arap, Arnavut, İtalyan, Yunan,..), ayni çatı altında yaşamaya başlamışız. Ortak noktamız ise yaşadığımız aynı hayat gerçekleri « YABANCIYIZ » renklerimiz farklı sadece.

 

Bazı tarihçilerin tarihi konuları yanlış yönlendirme sonucunda ô milletlerin torunları birbirine karşı çekingen ya da Muhabbet’ten kaçar oldu. Hatırlarım, 1993’te eski Yugoslavya’da savaş olduğundan dolayı, yeni bir YOL seçmemiz gerekiyordu, ilk defa Yunanistan topraklarına ayak basacaktık, açıkça söylemek gerekiyorsa çelişkiliydim, o zamanlar çocuktum, gördüm ’ki boşuna endişelenmişim, Yunanlar ’da Türkler kadar misafir Per vermiş, O virajlı Dağlı yollarda, bir kamyon sollamak istediğinizde Sağ’a çekilirler, size YOL verirler. O güzelim Türkiye’de ise sollamanızı istemezler, çünkü hala Avrupa’da yaşayan Türklere karsı antipati besleyen zihniyetler var.

 

— Yollar hayat gibidirler… Nasıl, nerede ve kiminle kesişeceği hiç belli olmaz… Hayatı bitirirler ama kendileri hiç bitmezler… Prof. Dr. Salih Şimşek (çözüm yollarından alıntı)

 

Gözlemlerim sunu ispatlar oldu: Milletler arasında sorunlar belki de olmamış. Devletlerarasında sorunlar olmuş ve buda milletlere ister istemez bağlanmış.

 

Bir atasözü var ya “Türk’ün Türk’ten başka dostu yok” doğru olabilir, ama bir yere kadar, bazen en yakınınız size düşman olur ve düşman bildiğiniz çıkar dostunuz olur. Fesatlık bizleri nasıl birbirimizden kopardığını da görüyorum.

 

Materyalist Yolunu seçenleri de görüyorum, insan değerine ne kadar önem verdiklerini… Metal parçalarımı İnan’dan üstün oluyor? Son model Arabamı? Son model cep telefonumu?

 

— O güzelim yollarda, “el âlem ne der?” diye yürüyenler, ‘yürüyor’ görünürler, ama hiç ‘yürümüş’ sayılmazlar. Onlar, ancak kendi etraflarına aşılmaz “el âlem duvarları” örerler de haberleri olmaz. Prof. Dr. Salih Şimşek ( çözüm yollarından alıntı)

 

Kıymetli okur severler makalemi sonuna kadar okuduğunuz için teşekkür ediyor, seçtiğiniz YOL hangi YOL olursa olsun, YOLUNUZ ve YOLLARINIZ açık olsun diyor, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

 

Saygılarımla,

Rahmi Gürsever

Namur, 20.10.2014

HADİ HABERİ FACEBOOK'TA YORUMLA!
Etiketler
Daha Fazla Göster

Rahmi Gürsever

rahmi_gursever@hotmail.berahmi_gursever@hotmail.be

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün