ManşetYazarlarımız

SONUNU DÜŞÜNEN KAHRAMAN OLAMAZ

Belçika’daki işsizlik oranı gittikçe artarken, buna şu aşamada bir farklılık getirilmediğini görüyoruz. En azından bizlerin işine yarayacak bir farklılığın olmadığı kesin.

 

400 000’i aşkın insan şuan işsiz ve birçoğu da yeni iş bulmakta epey zorluk çekiyor.

Gerek işverenin gerekse iş arıyanın istekleri ortalamanın oldukça üzerinde.

Bugünün şartlarında işverende iş ariyanda aşırı çok istekte bulunmanın zararını görüyor. Kimse isteklerinden taviz vermiyor ve orta yol bulunamıyor. Eee… Haliyle buda işsizlik ve iflas oranlarının yükselmesini beraberinde getiriyor.

 

Hal böyleyken genç arkadaşlara bir tavsiyede bulunmak istiyorum.

 

Üretin ve düşünün…

Yıllarca eğitim gördün veya son yıllarındasın, diplomanı aldıktan sonra ne olacak ne yapacaksın? Birilerinin seni işe almasını mı bekleyeceksin? Yok, o olmadı, kendi mesleğini icra edemeyeceğin bir işe mi gireceksin? (İstisnalar kaideyi bozmaz)

Hiç kimse bir Albert Einstein ya da Thomas Edison olarak doğmuyor!

Thomas Edison’la ilgili bir hikâyede: 9999  kere denedikten sonra kusursuz ampulü keşfedemeyince  biri sorar: ” 10.000.   başarısızlığı da  göze alacak mısınız?” O da cevap verir –

“Başarısız olmadım, yalnızca ampulü keşfetmeyen bir yol daha buldum.”

 

Başaramam diye korkma… Senden başka hiç kimse neyi başarıp başaramayacağını bilemez.

Eminim senin de başına gelmiştir, aklına bir fikir geliyor güzel bir proje üretiyorsun, tamam diyorsun yırttık, bu defa köşeyi döndük herhalde… Bütün inancınla en yakın arkadaşına anlatıyorsun ve aldığın cevap “ hayal kırıklığı “

İşte Thomas Edison 9999 hikâyesinin başlangıcıdır aslında. Fakat birçoğumuz aldığımız olumsuz tepkilerden etkilenip yola devam etmek yerine vaz geçmeyi tercih ediyoruz. Başkalarının ne diyeceğini ne düşündüğünü kendi düşüncemizin önüne koyma.

 

Cesaret inanca bağlıdır. “ İnanç görünmeye inanmaktır, görünmeyene inanırsanız başkalarının görmediklerini görürsünüz” (A. Serif izgoren)

Senin fikrin başkalarının inanmadığıdır, o yüzden başkaları senin gördüğünü göremez. Bırak kim ne düşünürse düşünsün, sadece sen biliyorsun ne yapabileceğini.

Girişimci olmak için büyük sermayelere de gerek yok, ne demişler ayağını yorgana göre uzat

Herkesin yorganı bellidir, asıl amaç insanın hedefi olmasıdır.

Eğer kendine bir hedef belirlersen isini kolaylaştırmış olursun. Çoğu gencimiz hedefsizlikten ne yapacağını bilmiyor. Kendine bir hayat hedefi belirle.

Bir kısa not daha; Hayal ve Hedef çok farklı iki şeydir.

Hayal: Karanlık sokakları aydınlatan lamba gibidir, ümitsizliğe kapıldığın an hayallerin sana yol gösterir karanlık dünyanı aydınlatır.

Hedef: Mekânı ve zamanı yoktur, senin sürekli uğraşmanı sağlar ve yolunu belirler

Simdi kendine sor BENİM HAYAT HEDEFİM NEDİR?

 

Şöyle bir geçmişe dönelim. 5 – 6 yaşındasın… Dayın geldi ve sana soruyor “ büyüyünce ne olmak istiyorsun” verilen cevaplar kişiye göre değişse de birçoğumuz cevap verirdi. Doktor – polis – avukat – öğretmen vs.

Peki, bugün ne oldu, ne değişti? 15 sene önce hedefi olan o çocuğa ne oldu? Hedefinizden şaşmayın… Hedefini belirle gerekirse değiştir ama vaz geçme.

 

Ben kişisel gelişimci değilim olmaya da niyetim yok, kendi tecrübelerimi ve bilgimi aktarıyorum. Toplumsal gelişmeye çok ihtiyacımız var. Bunun için herkes üzerine düşen görevi yapması gerekiyor. Gelecekte işveren olmak için bugünden gençlerimizi motive edip cesaretlendirmemiz gerekiyor. Yarının patronları bugünün gençleridir. Hepsine birer birer fırsat verilmesi gerekiyor.

 

Herkesin girişimci, patron olmasına da gerek yoktur. Asıl önemli olan hayat hedefinin olmasıdır.

 

Konu hakkında düşüncelerinizi paylaşmak istiyorsanız yakup.demir@aktif.be ‘den bana ulaşabilirsiniz.

 

HABERİ FACEBOOK'TA YORUMLA!

Etiketler
Daha Fazla Göster

Editör

Aktif.be Belçika'da elde ettiği kitle ile hatrı sayılır bir okur sayısına ulaşmış ve Belçika'da Türkçe yayıncılıkta lider konuma yükselmiştir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün