-
BelçikaBrüksel

SUİSTİMAL EDİLEN PLAKET’E TARAFLAR AÇIKLIK GETİRDİ

15 Temmuz darbe girişiminin ardından gerçekleştirilen çalışmaların suiistimal edilmesi Belçika Türk toplumu arasında gerginlik yarattı.

Bu suiistimallerin bilinçli bir şekilde Türk toplumuna yansıtılıyor olmasına karşı adı geçen tarafların görüşlerini değerlendik. Bir tarafta T.C Brüksel Basın Müşaviri töhmet altında bırakılırken diğer tarafta Belçikalı Türker’in parlamentoya getirdiği Milletvekili Veli Yüksel yer alıyor.

20 Temmuz günü televizyon programına katılan Veli Yüksel’de hedefe alındı. Veli Yüksel’in televiyozon programında kullandığı cümleleri çarpıtarak provakasyon yapılıyor ve FETÖ’cülere destek verdiği iddia edildi. 

Veli Yüksel konu ile alakalı gazetemize açıklamalarda bulundu. Yüksel’in açıklamasında ise şunlar yer aldı. “Ter Zake haber programı son dönemlerde 20 kadar kişi ve kurumu davet etti, hiç biri gelip programa katılmadılar diye sitem etti (Antreparantez, UETD’nin de bu davetliler arasında olduğunu biliyorum) Ve ben düşüneyim dediğimde, biz gerekirse bu programı yalnız zamanın temsilcisiyle yapacağız dediler. Bu durumdan duyduğum endişeden dolayı, programa katılarak, Türk toplumunun yaşadığı bu sancılı süreçte kendi sesimizin de duyulması gerektiğini düşündüm.

Programda darbe nasıl gelişti, Avrupa nasıl değerlendirdi, neler yaşandı onları konuştuk. Özellikle Batı ülkelerinin darbenin ne olduğunu kavrayamadıklarını ve yanlış veya hiç tepki göstermediklerine değindim. Darbenin kabul edilemeyecek bir girişim olduğunu ve bunun arkasında olan buna destek veren herkesin hukuk çerçevesinde cezalandırılmalarının gerektiğine dikkat çektim. Darbeden sonra Türk toplumunun gerildiğini ve bu konuda açıklama yapanların kamplaştırıldığını söyledim, toplumum parçalanmasına götürecek bu olay diyerek tepki gösterdim.

Belçika Türk toplumunu kastettim özellikle. “Gülen ve AKP arasında kendinizi nerde görüyorsunuz sorusuna”; ben hiç bir tarafta değilim dedim. Bir tarafta Gülen örgütü diğer tarafta bir siyasi parti diyerek kendimin Belçika’da yaşayan bir vekil olduğunu ve iki tarafla da bir bağlantımın olmayacağını ifade ettim. Bugün sosyal Medya’da o programın görüntüleri yayılıyor olması aslında bizim doğru hedefte olduğumuzu gösteriyor.

Yaptığımız çalışmaları sürekli farklı boyutlarla provoke edenler oluyor. Toplumumuzun bu provokatörlere itimat etmemesi gerekiyor. Yaşadığımız bu süreç, bizleri birbirimize bağlamalı ve birliğimize zarar vermemeli” diyerek yaşanan olaya açıklık getirdi ve kabul etmekten onur duyduğu 15 Temmuz temalı BYEGM tebrik kartını Demokrasi ve parlamentolar arası dayanışmanın simgesi olarak gördüğünü ilave etti.

Konu ile alakalı T.C. Brüksel Basın Müşaviri Veysel Filiz’e sorular yönelttik.

SORU: Belçika’da bir çalışmanız var, plaket mi tebrik mi polemikler oluştu, öncelikle kamuoyunu bilgilendirmeye yönelik bu çalışmanızı anlatır mısınız?

CEVAP: Veysel Filiz “15 Temmuz darbe girişimi aslında bir travma olarak milletimizin tarihine kanlı harflerle kazıldı. FETÖ’nün milletimize ve devletimize yönelik nasıl bir tehdit olduğunu terör örgütü şekline dönüştüğü bu gecede hepimiz görmüş olduk. O günden itibaren FETÖ konusunda ikircikli olanların niyetlerinden şüphe ederim. Bu konuda devletimizin tüm birimleri gerekli bilgilendirme çalışmalarını yürütmeye devam etmektedirler. BYEGM olarak da üzerimize düşen görevi yerine getirmek adına gayretlerimizi artırmış bulunuyoruz ve 7/24 çalışan bir kuruma dönüşmüş olduk. Yeni yıla girerken tasarlanan bir tebrik kartı çalışmamız oldu ve saldırı esnasında yıkılan TBMM’nin duvar taşlarını içeren bu kartı dünyanın dört bir yanında müşavirlerimiz irtibatta oldukları siyasetçi, gazeteci, bürokrat ve STK yöneticilerine takdim etmekteler. Amaç FETÖ konusunda duyarlı olunmasıyla ilgili teşvikte bulunmak. Hedef kitle ise genellikle yabancılar. Tabi bulunduğumuz ülkenin Türk kökenli siyasetçilerini de dışlamıyoruz, mesele FETÖ terörünü tanıtmak ve hafızaları tazeleyen bir bilgilendirme yapmak.”

Soru : Peki, bazı siyasetçiler FETÖ ile asıl bizler mücadele ettik, neden bizi devletimiz onurlandırmıyor da bu konuda çok net olmayan siyasetçilere bu plaketler veriliyor diye adeta bir propaganda var, ne demek istersiniz bu durumla ilgili?

Cevap Veysel Filiz : “Bir kere devletimiz bulunduğumuz ülkelerdeki milli değerlerimize saygılı her siyasetçiyle aynı mesafede. Hiç bir şekilde ayrım yapmıyoruz. Olabildiğince kapsayıcı yaklaşımlarımız var. Diğer taraftan bu siyasetçilerin Türk kökenli olması bulundukları ülkelerin siyasetçileri oldukları gerçeğini değiştirmiyor. Belçika’daki Türk kökenli siyasetçiler Belçika’nın siyasi aktörleridir, öncelikle Belçika’ya en güzel şekilde hizmet etmeleri esastır. Onların Belçika’ya yaptıkları katkılar bizleri sevindirir. Veli Yüksel veya Emir Kır gibi siyasetçilerin başarıları ve Belçika’nın refahına katkıları önemli olduğu için ve Federal Parlamentoda Demokrasiye ve evrensel değerlere sahip çıktıkları için bu kartlar onlara diğer vekillerle birlikte iletilmektedir.”

“Aynı zamanda kartımız FETÖ ile mücadele edenleri onurlandıran bir tebrik kartı değil FETÖ terörünü simgeleyen bir hatırlatma kartı ve özellikle FETÖ ile mücadelemizi anlamak istemeyenlere yönelik bir teşvik. Bu nedenle zaten meseleyi anlamış olanlara yönelik bir çalışma değil esasında. Bu duyarlılığı gösterenlerin gönlümüzdeki yeri başka. Maalesef bu konu iyi anlaşılmadığı için bazı arkadaşlar tartışma açtılar ve bilgi kirliliği üzerinden çirkin ve uygunsuz açıklamalarda bulundular. Daha net bilgi almak için bizimle irtibatta olsalardı daha doğru olurdu.”

Soru: Peki, FETÖ ile mücadele konusunda diplomatlarımız arasında siz en çok tanınanlardansınız, bu tebrik kartı tartışmasında sizi bile FETÖ’cü olarak suçlayan oluyor Sosyal Medya’da, buna tepkiniz olacak mı?

Cevap Veysel Filiz : “Bu konuyla ilgili özel bir tepkim olmayacak, bizleri bilen zaten biliyor. Devletimiz kara propagandalarla hareket etmeyecek kadar güçlü bir enformasyon ağına sahip. Bu tür propagandalar genelde FETÖ ihanetine karışmış olanların işi. Veya farklı çıkar odaklarının işine gelmeyen çalışmalarımız oluyor ondan kaynaklanmış olabilir. Bu iddianın sahiplerine bu soruyu yönlendirmeniz daha iyi olacak. FETÖ ile mücadele konusunda hassas olmamız gereken en önemli konulardan biri kolay damgalamamak olmalıdır, bu durum FETÖ üyelerinin faaliyetlerini devam ettirmelerine neden oluyor. FETÖ’cülere sıfır tolerans ile yaklaşmamızın en önemli nedeni milletimize atılan kurşunların halen vücudumuzdaki izleridir. Sosyal medya üzerinden kolay algı yapılıyor, hakaret ve nefret yayılıyor, hedef gösteriliyor, adeta mafya yöntemleri uygulanıyor ancak karşınızdaki devlet yöneticileri bu tür şaşırtmalara göre hareket etmeyecek kadar donanımlılar. FETÖ sonrası yeniden inşa sürecindeyiz, dört yandan saldırı altındayız ancak Tarihin içinden hem daha güçlü hem de daha güvenli bir yapıyla çıkacak bir yönetim anlayışımız var. Hep birlikte bu millet kurulan tuzak ve tezgâhların tamamını kendisine özgü ferasetiyle deşifre edecek iradeye sahiptir.”

EDiTÖRÜN NOTU:

FETÖ örgütünü temizlemek adına T.C. Brüksel Basın Müşavirinin verdiği mücadelenin gözler önünde olduğuna bizler net olarak şahitlik etmekteyiz. UETD Belçika kuruluşunun bir yöneticisinin de dahil olduğu ve Belçika Türk toplumunun birleştiriciliğini güçlendiren çalışmaları suiistimal eden bu propagandalar Türk toplumunun geleceğe endişeyle bakmasına neden oluyor. FETÖ işbirlikçilerinin bu gibi kumpaslarla, sosyal medya üzerinden bugüne kadar binbir çeşit provokasyon düzenlediği gerçeğini de göz önünde bulunduruyor isek, aslında bu suiistimalin FETÖ’cülerin işine yaradığını açıkça gözler önüne seriyor. Bunun nedeni ise Belçika’da FETÖ örgütüyle mücadele eden tek kişinin kanımızca sürekli birileri tarafından hedefe alınmasıdır. UETD ile bağlantılı birilerinin bu şekilde toplumun yönünü çevirerek, gerçek mücahitlerin saha dışı kalması için uğraş vermesi ayrıca kafalarda soru işareti bırakıyor. Türk toplumunun yaşadığı bu kanlı süreçte, işi hakkıyla yapıp bu doğrultuda mücadele veren Basın Müşavirliğini daha öncede, Belçikalı Bakan ve bazı milletvekilleri tarafından hedefe alınmış ve Türk toplumu yıpratılmaya çalışılmıştı. Bu taktiğin ve damgalamanın ardında tabi ki FETÖ’cü güçler yer alıyordu. Bugün sosyal medyada oluşturulmak istenilen algı daha önceki provokasyonların yine aynı kişiye yöneltilmiş olması akıllara “acaba yarım kalmış işi mi bitirmeye çalışıyorlar” sorunu getiriyor.

Bu süreçte, Türk toplumunun birlik ve beraberlik içerisinde, tıpkı Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi “Ben sizden özellikle bir şeyi istirham ediyorum. Aman birliğimizden taviz vermeyelim. Bir olalım, hep söylüyorum, iri olalım, diri olalım, kardeş olalım, hep birlikte Türkiye olalım. Siz birliğinizin gereğini zaten yaptınız. İnanıyorum ki bundan sonra da yapacaksınız. İnşallah bu dayanışma içerisinde geleceğe çok daha güçlenerek gideceğiz. Her zaman söylediğimiz bir şey var. Ne diyorduk, bizim Rabiamız var. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. İnşallah geleceğe böyle yürüyeceğiz. Bu ilkelerimizden bizi kimse alıkoyamayacak. Bu milletin içerisinde tek millet dendiği zaman 78 milyonun tamamı var. Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Arap’ı, Gürcü’sü, Boşnak’ı, Arnavut’u, aklınıza ne gelirse… Ahıskalısı hepsi bunun içinde var. Rabbim bu birliğimizi bozmasın. “

 

Facebookta yorumla

Editör

Aktif Haber Belçika (www.aktif.be) Aktif Media öncülüğünde 2012 yılında, Türkçe ve Türk Kültürüne katkı sağlamak amacıyla Belçika'nın Başkenti Brüksel'de kurulmuştur. Tecrübe yıllarının ardından bugün yayın kuruluşumuz, Belçika'nın yanı sıra Avrupa'da yaşayan milyonlarca vatandaşımıza her ay yayınlarını ulaştırarak, gündemi takip ediyor.

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu