-
Yazarlarımız

TOPLUMSAL GELECEK

Değerli arkadaşlar uzun zaman oldu biliyorum. Umarım beklettiğime değer bir yazı olacak.

 

Yazıma başlamadan önce kısa bir şey paylaşmak istiyorum.

Son günlerde Belçika’da yaşayan Türk vatandaşlarımıza saldırılar yapılmaktadır.

Ne kadar tesadüf diyebiliriz bilmiyorum fakat ne hikmetse ikisi de yaşlı insanların başına geldi, simdi sizce bu tesadüf müdür?

 

 

Konunun daha fazla derinlerine inmek istemiyorum yoksa Belçika devletince suç işlemiş olacağım. Bunu yazmamdaki sebep biraz durup düşünmeniz için. 2015 yılında neyin 100. yıl donumu ve Avrupa’daki Türklere kimler ne yapacak. Unutmayın biz burada misafiriz.

 

Bu olayların hepimizi sarstığını ve tedirgin ettiğini biliyorum.

Yüce dinimizi kullanıp sözde İslam adına eylem yapanlar umarım en kısa zamanda gerektiği cezayı görürler.

 

TÜRKLERDEKİ CEVHER

 Yazılarımın birçoğu yapıcı olmakla birlikte kendi düşünce ve fikirlerimi de paylaşıyorum.

 

Türk milletinin dünyaya katmış olduğu değerleri saymakla bitmez. Türklerin tarihi olmadan Dünya tarihi anlaşılamaz. Maksattım milli duygularımızı kabartmak değildir, sadece kaybetmiş olduğumuz öz güvenimizi kazandırmaktır.

 

Özümüzde kendinden emin ve öz güveni yüksek olan bir milletiz ve 50 yıl önceki göç nedeniyle dilini kültürünü milletini tanımadığımız bir ülkeye gönderilmişiz. Göç sebebinin faydası olduğu kadar yan etkileri de olmuştur. Bu yan etkileri de çoğalan neslimize yansıyıp bizi bugünkü “Avrupalı Türk milleti “yapmıştır.

 

Bir düşünün: Hiç büyük şehirde yaşamamış biri olarak Metropole gönderiliyorsunuz, diline yabancı kültürüne yabancı örfüne âdetine yabancı… Yeni doğmuş bir bebek gibisiniz.

 

Birileri size bir şey anlatıyor fakat siz 20’li yaşlarınızda bir delikanlı olarak anlamıyorsunuz söylenenleri. Bu işte insandaki özgüveni sarsan bir unsurdur. Bunu aşmak için yıllarca çabaladılar fakat sürekli üzerlerinde bir baskı vardı.

 

Bilinçaltında “nasılsa geri döneceğim vatanıma“ dedikleri için vatanıyla gurbet arasında kaldılar.

 

Dönemiyordular çünkü buradaki hayat şartları daha gelişmiş ve rahattı. Bırakamıyordular çünkü doğdukları toprakları özlüyordular. Derken aradan koskoca 50 yıl geçti.

Bu 50 yılın içerisinde verilen emirlere itaat edildi, sürekli birilerinden emir alınıyordu. Yok deme şansınız yoktu, nasıl olsun ki? Kendisini ifade edemeyen bir insan ne kadar hur ve özgür davranabilirdi?

 

O yıllardaki insanlar emirlere haklı veya haksız itaat etmek zorundaydı.

Oysa simdi devir değişti. Sakın yanlış anlamayın emirlere karşı gelelim demiyorum! Yalnızca şuan ki şartlara göre yaşadığımız ülkenin diline hâkimiz benimsemesek bile kültürünü biliyoruz. Kısacası bu insanları tanıyoruz.

 

Buraya kadar her şey çok güzel ve plana uygun… Benim şimdiki nesille bir sorum var.

Dedelerimizin bize yıllar önce açtığı bu kapıda biz ne yapıyoruz? Dil bilmedikleri için tavuk taklidi yaparak yumurta alan dedelerimiz kadar özgüvenimiz yok mu?

 

Teknoloji cağındayız, artık 5 kişi sokakta yürüme devri kapandı. Evet, bir birine bağlı milletiz ancak bağlılığımızı farklı yollardan da gösterebiliriz.

 

Desteğimizi bir birimize eğitimde verelim sosyal alanda verelim kavgada değil!

 

Sürekli eğitimin üzerinde duruyorum ve hiçte vaz geçmeyeceğim. Çünkü eğitim özgüveni getirir, özgüven ise büyümeyi.

 

Evet, okulda eğitim görmek en iyisi ve en güzeli, fakat okul haricinde de insanların kendisi geliştirmesi gerektiğine inanıyorum. Akil yasta değil basta dedikleri boşuna değil. Her basta bir akil var fakat senin onu kullanıp kullanmamandadır seni akıllı kılan. Yasin hiç önemi yok…

 

Toplum olarak büyümemiz gerekiyor, ama önce kendi hedef ve yolumuzu çizmekten geçer bu is.

 

10 yıl sonra bugünün gençleri büyük iş adamı olma potansiyeline sahip. Bunu değerlendirmemiz gerekiyor. Her birimizin eğitim gördüğü bolümler var. Toplum adına faydalı olmaya çalısın. Ne bir kuruma ne bir görüşe katılın. Bağımsız olarak hedefiniz “Toplumsal ilerleme” olsun.

 

Yazımı sonlandırmadan önce bir duyuruda bulunmak istiyorum. Sürekli üzerinde durduğum gençlere yardım eli için gönüllü insanlar arıyorum. İş hayatında – eğitim hayatında başarı elde etmiş, tecrübesini genç yeteneklerle paylaşmak isteyen herkesi davet ediyorum.

 

Yakup.demir@aktif.be mail adresinden bana ulaşabilirsiniz.

Sevgi ve saygılarımla

Yakup Demir

Facebookta yorumla

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu