-
Yazarlarımız

VATAN DIŞINDA UMUT…

Mülteci olmak…

Zorla ülkesinden, vatanından kaçıp kanatsız bir kuş gibi özgürlüğe susamak…

Birçoğunuz benim gibi sosyal medyadan, Belçika’da bulunan derneklerimizin Suriyeli mültecilere yaptığı yardımları takip etmiştir.

Benim de aktif olduğum bir dernek, birçok kampa yardım elini uzattı ve oralarda yaşanan zorlukları bizlere çekilen fotoğraflarla duyurmaya çalıştı.

Bu görüntüleri görmek insana ne kadar acı verdiğini bilsem de, o insanların neler yaşadığını aslında düşünmek bile istemiyorum… Acaba vicdanım mı kabul etmiyor, bilemiyorum…

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) verilerine göre Dünya’daki mülteci nüfusunun yarısına yakınını çocuklar oluşturmakta olduğunu öğrendim. Tabii bir anne olarak aklıma ilk çocuklarım geldi…

Aslında sadece çocuklarım gelmedi aklıma, ekmek parası için, Belçıka’nın kapısını çalan annem ve babam geldi…

Özgür çocuk ruhumda, yabancı olmanın ezikliği de…

Belki bizler mülteciler kadar kötü şartlarda büyümedik.

Fakat gelen ilk yabancıların çektikleri eziyetleri birçok yazımda dile getirdim.

Dünya nereye gidiyor ve hangi yönde dönüyor bilmiyorum. Bir avuç toprak için, güç ve makam için insan diye sınıflandıramayacağım varlıkların nefretleri, gözü dönmüş halleri beni iğrendiriyor…

Aşırı soğuklar ve karın Belçika’ya geleceği bu günlerde, elimizi mülteci kardeşlerimize uzatmayı unutmayalım.

Mülteci olmayı kimse seçmiyor…

Kim vatanından ölme tehlikesi ile ayrılmak ister ki?

Bizler, gurbetçiler her ülkemize gittiğimizde ne kadar mutlu oluyoruz ve Belçika’ya geri döndüğümüzde hüzünleniyoruz.

Peki, bu kardeşlerimiz ne yapsın?

“KOMŞUSU AÇ İKEN TOK YATAN BİZDEN DEĞİLDİR” hadisini hatırlatıyor yazıma son veriyorum.

Saygılarımla,

Arife BEYHAN
Ocak 2016

Facebookta yorumla

Arife BEYHAN

1979 yılında Liège'de doğdu ve 5 kız çocuklu Karamanlı bir ailenin 3’üncü kızıdır. Evli ve iki çocuk annesidir. Fransızca, İngilizce ve flamanca bilmektedir ve bir mağazada satış müdürüdür.

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu